kırk ile cümle

kırk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Ða - vít ở trong rừng hay rằng Na-banh hớt lông chiên ,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Ða-vít ở trong rừng hay rằng Na-banh hớt lông chiên,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.És meghallotta Dávid a pusztában, hogy Nábál a juhait nyírja.
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Ja kun Daavid kuuli erämaassa, että Naabal keritsi lampaitansa,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Keď počul Dávid na púšti, že Nábal strihá svoje ovce,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Ketika Daud yang ada di padang gurun, mendengar hal itu
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.다윗이 광야에 있어서 나발이 자기 양털을 깎는다 함을 들은지라
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Ko pa je David slišal v puščavi, da striže Nabal ovce svoje,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Mens David var i ørkenen, fikk han høre at Nabal var i ferd med å klippe sine får.
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.När nu David i öknen fick höra att Nabal klippte sina får,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Ouviu Davi no deserto que Nabal tosquiava as suas ovelhas,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Protož uslyšav David na poušti, že by Nábal střihl ovce své,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Toen David hoorde dat Nabal zijn schapen aan het scheren was,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.Και ηκουσεν ο Δαβιδ εν τη ερημω, οτι ο Ναβαλ εκουρευε τα προβατα αυτου.
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.И като чу Давид в пустинята как Навал стрижел овците си,
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.И услышал Давид в пустыне, что Навал стрижет овец своих.
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.וישמע דוד במדבר כי גזז נבל את צאנו׃
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.فسمع داود في البرية ان نابال يجزّ غنمه.
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.大 衛 在 曠 野 聽 見 說 拿 八 剪 羊 毛
Davut kırdayken, Navalın koyunlarını kırktığını duydu.大衛 在 曠野聽見說 拿 八 剪 羊毛
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Daavid oli kolmenkymmenen vuoden vanha tullessaan kuninkaaksi ja hallitsi neljäkymmentä vuotta.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Daud berumur tiga puluh tahun pada waktu ia menjadi raja, dan ia memerintah empat puluh tahun lamanya
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Davide aveva trent'anni quando fu fatto re e regnò quarant'anni
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.David era în vîrstă de treizeci de ani cînd s'a făcut împărat, şi a domnit patruzeci de ani.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.David était âgé de trente ans lorsqu`il devint roi, et il régna quarante ans.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.David je bil trideset let star, ko je zakraljeval, in vladal je štirideset let.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.David tenía 30 años cuando comenzó a reinar, y reinó 40 años
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.David var tredive År, da han blev Konge, og han herskede fyrretyve År.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.David var tretti år gammel da han blev konge, og han regjerte i firti år.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.David var trettio år gammal, när han blev konung, och han regerade i fyrtio år.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Dreißig Jahre war David alt, da er König ward, und regierte vierzig Jahre.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Khi Ða-vít khởi trị vì, tuổi đã được ba mươi; người cai trị bốn mươi năm.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Khi_Ða - vít khởi trị_vì , tuổi đã được ba_mươi ; người cai_trị bốn mươi năm .
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.다윗이 삼십세에 위에 나아가서 사십년을 다스렸으되
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.rmincz esztendõs vala Dávid, mikor uralkodni kezde, [és] negyven esztendeig uralkodék.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Tridsať rokov mal Dávid, keď začal kraľovať, a kraľoval štyridsať rokov.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Trinta anos tinha Davi quando começou a reinar, e reinou quarenta anos.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Trzydzieści lat było Dawidowi, gdy począł królować, a królował przez czterdzieści lat.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Ve třidcíti letech byl David, když počal kralovati, a kraloval čtyřidceti let.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Τριακοντα ετων ητο ο Δαβιδ οτε εγεινε βασιλευς, και εβασιλευσε τεσσαρακοντα ετη
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Давид беше на тридесет години, когато се възцари, и царуваше четиридесет години.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.Тридцать лет было Давиду, когда он воцарился; царствовал сорок лет.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.בן שלשים שנה דוד במלכו ארבעים שנה מלך׃
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.كان داود ابن ثلاثين سنة حين ملك وملك اربعين سنة.
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.大 衛 登 基 的 時 候 年 三 十 歲 、 在 位 四 十 年
Davut otuz yaşında kral oldu ve kırk yıl krallık yaptı.大衛 登基 的 時候 年三十 歲 、 在位 四十年
Doğru mudur? Seksen artı kırk? 120 eder.--80 plus 40--
Doğru mudur? Seksen artı kırk? 120 eder.Je to tak? ...80 + 40..
Doksan altı eşittir iki çarpı kırk sekiz.96=2x48
Doksan altı eşittir iki çarpı kırk sekiz.96 je 2 krát 48.
Doksan altı eşittir iki çarpı kırk sekiz.Então 96 é 2 vezes 48.
Doksan altı eşittir iki çarpı kırk sekiz.И така 96 е 2 по 48.
Doksan altı eşittir iki çarpı kırk sekiz.اذاً 96 عبارة عن 2×48
Dünyanın yüzde kırkı donanımlı bir tuvaletten yoksun.40 % del mundo no tiene un inodoro adecuado.
Dünyanın yüzde kırkı donanımlı bir tuvaletten yoksun.40% der Welt ohne angemessene Toilette.
Dünyanın yüzde kırkı donanımlı bir tuvaletten yoksun.40% din populația lumii nu are toaletă.
Dünyanın yüzde kırkı donanımlı bir tuvaletten yoksun.40% do mundo sem uma sanita adequada.
Dünyanın yüzde kırkı donanımlı bir tuvaletten yoksun.40% du monde sans toilettes adéquates.
Dünyanın yüzde kırkı donanımlı bir tuvaletten yoksun.세상의 40%의 사람들에게 적절한 화장실이 없다는거죠.
Dünyanın yüzde kırkı donanımlı bir tuvaletten yoksun.40 % světové populace nemá dostatečný záchod.
İlgili Sayfalar