kırgın ile cümle

kırgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı'난 아직 아무것도 없어'앨리스 '은 그래서 더 걸릴 수 없습니다.'불쾌한 어조로 대답
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Mal som ešte nič," odpovedala Alice v urazene, "a tak som si to trvať dlhšie."
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Már semmi sem," Alice válaszolta egy sértődött hangon, "így nem tud többet."
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Měl jsem ještě nic," odpověděla Alice v uraženě, "a tak jsem si to trvat déle."
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Miałem jeszcze nic," Alice odpowiedziała obrażonym tonem ", więc nie może trwać dłużej."
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Olen ollut vielä mitään," Alice vastasi loukkaantunut sävy, "joten en voi ottaa enemmän."
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Tôi đã có gì chưa," Alice trả lời bằng một giọng điệu xúc phạm, vì vậy tôi không có thể mất nhiều hơn. "
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Yo he tenido nada todavía-respondió Alicia en tono ofendido," así que no puedo tomar más.
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"Аз съм имал нищо все още", отвърна Алис в обиден тон, така че не може да отнеме повече. "
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"У мене було ще нічого, 'відповіла Аліса з образою", тому я не можу більше ".
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"У меня было еще ничего, 'ответила Алиса с обидой", поэтому я не могу больше ".
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"היה לי שום דבר עדיין," השיבה אליס בטון נעלב, "אז אני לא יכול לקחת יותר."
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı"لقد كان شيئا حتى الآن" ، أليس ردت في لهجة غضب ، لذلك فأنا لا يمكن أن تأخذ أكثر من ذلك. "
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı'あなたはあなたがLESSを取ることができないという意味、"帽子屋は言った:"それ以上取ることは非常に簡単です
Kırgın insanlardan nefret ederim. Hayatımda bir sineği bile incitmedim, Miss Agda'yı idare edeceğiz.J'ai horreur des gens rancuniers et moi qui ne ferais pas de mal à une mouche et encore moins à Agda.
Kırgın insanlardan nefret ederim.Ich hasse Leute, die nachtragend sind.
Kırgın insanlardan nefret ederim.Ich hasse Leute, die nachtragend sind.
Kırgın insanlardan nefret ederim.Jag som inte kan göra en fluga förnär.
Kırgın insanlardan nefret ederim.Odio a la gente rencorosa.
Kırgın insanlardan nefret ederim.Urãsc oamenii resentimentari.
Mutluluğu arıyoruz, kırgınlıkla sonuçlanıyor.우리는 행복을 추구하고, 그것은 분노를 이끈다.
Mutluluğu arıyoruz, kırgınlıkla sonuçlanıyor. Mutsuzluğa yol açıyor, o da akıl hastalıklarına patlak veriyor.Chúng ta theo đuổi hạnh phúc và lại dẫn đến sự oán hận, dẫn đến cả bất hạnh và bùng nổ của bệnh tâm thần.
Mutluluğu arıyoruz, kırgınlıkla sonuçlanıyor. Mutsuzluğa yol açıyor, o da akıl hastalıklarına patlak veriyor.Poszukujemy szczęścia, a to prowadzi to do frustracji, do nieszczęścia i do chorób psychicznych.
Mutluluğu arıyoruz, kırgınlıkla sonuçlanıyor.Prizadevamo si srečo, ki vodi v nezadovoljstvo.
Mutluluğu arıyoruz, kırgınlıkla sonuçlanıyor.אנחנו רודפים אחרי האושר, ומובילה אותו אל טינה.
Mutluluğu arıyoruz, kırgınlıkla sonuçlanıyor.憤懣は不幸となり、それは精神病の発端となる。
Nerede mutlu ve memnunsam, memleketi düşünüyorum, Nerede üzgün ve kırgınsam, memleketi düşünüyorum.Los salarios son bajos y, a menudo, son superados por la inflación, para quienes consiguen encontrar trabajo.
- Wall Street Journal, Washington Post'un dikkatini çekti, Kongre üyeleri ise çok kırgındılar -C'est donc du service clients, service d'assistance, suivi des bogues, exploitation du réseau.
Yaşlı kızı bir hediyeyle sakinleştireceğim. Kırgın insanlardan nefret ederim.Ostan tädille jotakin, jotta hän leppyy.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.(101:5) сердце мое поражено, и иссохло, как трава, так что я забываю есть хлеб мой;
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.(102:5) Mon coeur est frappé et se dessèche comme l`herbe; J`oublie même de manger mon pain.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Aku lesu seperti rumput kering, dan kehilangan nafsu makan
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Albowiem niszczeją jako dym dni moje, a kości moje jako ognisko wypalone są.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.For mine dager er faret bort som en røk, og mine ben er forbrent som en brand.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Inima îmi este lovită, şi mi se usucă întocmai ca iarba; pînă şi pînea uit să mi -o mănînc.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.내가 음식 먹기도 잊었음으로 내 마음이 풀 같이 쇠잔하였사오며
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Lebo moje dni miznú jako dym a moje kosti sú vypálené jako ohnište.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Lòng tôi bị đánh đập, khô héo như cỏ, Vì tôi quên ăn.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Lòng tôi bị đánh_đập , khô_héo như cỏ , Vì tôi quên ăn .
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Mein Herz ist geschlagen und verdorrt wie Gras, daß ich auch vergesse, mein Brot zu essen.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Mert elenyésznek az én napjaim, mint a füst, és csontjaim, mint valami tûzhely, üszkösök.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Mi corazón ha sido herido y se ha secado como la hierba, por lo cual me olvidé de comer mi pan
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.mit Hjerte er svedet og - visnet som Græs, thi jeg glemmer at spise mit Brød.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Nebo mizejí jako dým dnové moji, a kosti mé jako ohniště vypáleny jsou.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.O meu coração está ferido e seco como a erva, pelo que até me esqueço de comer o meu pão.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Opaljeno je kakor trava in velo srce moje, kajti pozabil sem jesti kruh svoj.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Si dissolvono in fumo i miei giorni e come brace ardono le mie ossa
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Sillä minun päiväni ovat haihtuneet kuin savu, ja minun luitani polttaa niinkuin ahjossa.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Ty mina dagar hava försvunnit såsom rök, benen i min kropp äro förtorkade såsom av eld.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Want ik word zo snel oud en mijn botten doen zeer; zij gloeien.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Επληγωθη η καρδια μου και εξηρανθη ως χορτος, ωστε ελησμονησα να τρωγω τον αρτον μου.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.Поразено е сърцето ми и изсъхнало като трева, Защото забравям да ям хляба си.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.הוכה כעשב ויבש לבי כי שכחתי מאכל לחמי׃
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.‎ملفوح كالعشب ويابس قلبي حتى سهوت عن اكل خبزي‎.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.我 的 心 被 傷 、 如 草 枯 乾 、 甚 至 我 忘 記 喫 飯
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.我的心 被 傷 、 如草 枯乾 、 甚至 我 忘記喫飯

İlgili Sayfalar