kırgın ile cümle

kırgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kırgın işçinin bombayı koyan kişi olduğunu düşünüyoruz.We think a disgruntled employee was the one who planted the bomb.
Ben kırgınım.I'm offended.
Tom kırgın.Tom is resentful.
Sen kırgındın, değil mi?You were hurt, weren't you?
Kırgın olduğunu görebiliyorum.I can see you're hurt.
Tom'un kırgın olmadığını umuyorum.I hope Tom wasn't offended.
Sanırım Tom kırgın olabilir.I think Tom might be displeased.
Tom gerçekten kırgın görünüyor.Tom looks really hurt.
Tom kırgın olabilir.Tom may be hurt.
Kendimi biraz kırgın hissediyorum.I feel a little sore.
Tom biraz kırgın görünüyor.Tom looks a little hurt.
Tom'a ne kadar kırgın olduğumu söyle.Tell Tom how displeased I am.
Ben kırgın ve üzgündüm.I was hurt and upset.
Tom kırgın olabilirdi.Tom could've been offended.
O belli ki kırgın.She is obviously offended.
Kızgın değilim, sadece kırgınım.I'm not angry, just hurt.
Tom'un duyguları kırgındı.Tom's feelings were hurt.
Neden kırgınsın?Why are you offended?
Biz kırgın değiliz.We're not offended.
Tom kırgındı.Tom was offended.
Kırgın hissettim.I felt offended.
Tom muhtemelen kırgın olacak.Tom is likely to be displeased.
Tom Mary'nin kırgın olacağını söylüyor.Tom thinks Mary will be displeased.
Tom kırgın hissettiğini söyledi.Tom said he felt offended.
Tom kırgın göründüğümü söyledi.Tom said I looked hurt.
Tom çok kırgındı.Tom was very offended.
Kırgın gibi görünüyordun.You looked like you were offended.
Tom kırgın görünüyordu.Tom seemed to be offended.
Tom kırgın görünmüyordu.Tom didn't seem offended.
Tom kırgın olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't offended.
Tom kırgın olduğumu biliyordu.Tom knew that I was offended.
Neden bu kadar kırgındın?Why were you so offended?
Tom çok kırgın olacak.Tom will be very hurt.
Tom çok kırgın.Tom is very hurt.
Tom, Mary'nin kırgın olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't offended.
Tom'un kırgın olduğunu biliyorum.I know Tom was offended.
Kırgın gibi görünüyorlardı.They looked like they were hurt.
Darcy kırgın ve sinirli bir şekilde gider.Darcy leaves angry and heartbroken.
Bu olaylar sonucu kırgın olan Authari 558 yılı civarlarında Theodelinda'ya resmen bağlandı.The offended Authari was engaged to Theodelinda in 588.
Erişim tarihi: 30 Ağustos 2013. ^ "Kırgın Çiçekler dizisinin Eylül'ü Biran Damla Yılmaz".August 30, 2003. "《大明王朝1449》未播先热".
Bazen göğüs ağrıları, ateş ve hâlsizlik veya kırgınlık da ortaya çıkabilir.On occasion, chest pains, fever, and fatigue or malaise may also occur.
'Henüz bir şey vardı,' Alice 'ben daha fazlasını alamaz.', Kırgın bir ses tonuyla yanıtladı'I've had nothing yet,' Alice replied in an offended tone, 'so I can't take more.'
'Ben diyorum ne demek,' Sahte Kaplumbağa kırgın bir ses tonuyla yanıtladı.'I mean what I say,' the Mock Turtle replied in an offended tone.
Kırgın insanlardan nefret ederim.I hate resentful people.
Ayıp alimlere, onları orada mahzun, mahrum, kırgın bir şekilde terk edenlere!Shame on the scholars! Who left them alone, oppressed, broken & deprived.
Büyükbaş hayvanlarını kırgına, Küçükbaş hayvanlarını yıldırıma teslim etti.He gave over their livestock also to the hail, and their flocks to hot thunderbolts.
Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.My heart is blighted like grass, and withered, for I forget to eat my bread.
Dehşet ve çukur, kırgın ve yıkım çıktı önümüze.››Fear and the pit have come on us, devastation and destruction.
Darcy kırgın ve sinirli bir şekilde gider.Jo reagiert enttäuscht und wütend.
Büyük kırgınlıklar yaşanmamaktadır.Das Entsetzliche läßt sich nicht konservieren.
Kalp kırgınlığını tedavi edemem.Je ne peux pas soigner un cœur brisé.
Darcy kırgın ve sinirli bir şekilde gider.Carly est dégoutée et énervée.
Oraya giderken sanki tüm kırgınlığınızı da birlikte götürüyorsunuz." demiştir.Aquí es donde perteneces, junto con todos los otros fracasos en el universo."
Yaşamının son yılları öteki İspanyol yöneticileriyle çatışmalar ve kırgınlıklar içinde geçti.Los últimos años de su vida los pasó haciendo y rechazando incursiones fronterizas.
Bu coşku iki imparator arasında kırgınlığa neden olacaktı.Estas ovaciones llevaron a la ruptura entre los dos emperadores.
Bu da MBK'ye kişisel kırgınlık duymasına neden oldu.È certo invece che questo nome imbarazzasse la MGM.
Yazdıklarının fazla ilgi görmemesi sebebiyle küskünlük ve kırgınlık duyuyordu.وقد شعر بالانكسار والحزن عندما لم تلق كتابته أي اهتمام.
Oraya giderken sanki tüm kırgınlığınızı da birlikte götürüyorsunuz." demiştir.كنت تحمل الفرح معك أينما تذهب."
Bu da MBK'ye kişisel kırgınlık duymasına neden oldu.Isso faz com que Meg ter um colapso emocional.
Kendi aralarında kırgınlıkları olsa da zorda birbirlerini tutan insanlardır.Ačkoli mezi sebou udržovali nepřátelství, byli schopni se navzájem respektovat.

İlgili Sayfalar