kırdım ile cümle
kırdım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Odepřel-li jsem žádosti nuzných, a oči vdovy jestliže jsem kormoutil?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Olenko minä kieltänyt vaivaisilta heidän toivomuksensa ja saattanut lesken silmät sammumaan?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Se tenho negado aos pobres o que desejavam, ou feito desfalecer os olhos da viúva,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si he estorbado los anhelos de los pobres y he hecho desfallecer los ojos de la viuda
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si j`ai refusé aux pauvres ce qu`ils demandaient, Si j`ai fait languir les yeux de la veuve,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Αν ηρνηθην την επιθυμιαν των πτωχων, η εμαρανα τους οφθαλμους της χηρας,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ако съм въздържал сиромасите от това, което желаеха, Или съм направил да помрачеят очите на вдовицата,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Отказывал ли я нуждающимся в их просьбе и томил ли глаза вдовы?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,אם אמנע מחפץ דלים ועיני אלמנה אכלה׃
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,ان كنت منعت المساكين عن مرادهم او افنيت عيني الارملة
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不 容 貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡 婦 眼 中 失 望
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不容貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡婦眼 中 失望
İlk yarışımı koştum, ve ulusal rekoru kırdım. üç salise farkla ve ilk denememde yeni rekorun sahibiydim.첫번째 레이스를 달렸어요, 저는 국내 기록을 깼어요 100분의 3초 차로 말이죠. 첫번째 경기에서 국내 신기록을 달성해 버린거에요
İlk yarışımı koştum, ve ulusal rekoru kırdım. üç salise farkla ve ilk denememde yeni rekorun sahibiydim.国内記録保持者に0.03秒の差で勝ったわ そして、新国内記録保持者になったの だけど、こう言われたの
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Bati com a cabeça na secretária, parti o osso malar, e levei cinco ponto no olho direito.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Bevertem a fejem az asztalba, és eltörött az arccsontom. Öt öltés van a bal szememnél.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Di con la cabeza en el escritorio y me fracturé el mentón. Tengo cinco puntos de sutura en el ojo derecho.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Glava mi je omahnila in zlomila sem si ličnico. Dobila sem pet šivov na mojem desnem očesu.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Hlavou jsem narazila na hranu stolu, zlomila si lícní kost, nad pravým okem jsem měla pět stehů.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Ho sbattuto la testa sulla scrivania, mi sono fratturata lo zigomo, mi hanno messo 5 punti all'occhio destro.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Jag slog huvudet i skrivbordet, bröt kindbenet och fick sy fem stygn kring höger öga.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Jeg slog mit hoved på skrivebordet, brækkede mit kindben og fik fem sting ved mit højre øje.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Kepala saya membentur meja dan tulang pipi saya patah, saya mendapat lima jahitan di mata kanan saya.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.그때 제 머리가 책상에 부딪혔고 광대뼈가 부러졌습니다 제 오른쪽 눈은 다섯 바늘이나 꿰매야 했습니다
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Löin pääni pöytään. Poskipääni murtui, oikeaan silmääni ommeltiin viisi tikkiä.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.M-am lovit cu capul de birou, mi-am fracturat pometele, am avut cinci copci la ochiul drept.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Mijn hoofd bonkte op mijn bureau, ik brak mijn kaakbeen, ik kreeg vijf hechtingen aan mijn rechteroog.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Pri páde som sa hlavou udrela o stôl a zlomila si tak lícnu kosť, z čoho som mala 5 stehov na pravom oku.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Tôi đã đập đầu xuống bàn, làm gãy một cái xương hàm, và bị khâu năm múi ở bên mắt phải.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Uderzyłam głową o biurko, złamałam kość policzkową i założono mi pięć szwów nad prawym okiem.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Χτύπησα το κεφάλι μου στο γραφείο μου, έσπασα το ζυγωματικό μου έκανα πέντε ράμματα στο δεξί μου μάτι.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Моя голова впала на стіл, я зламала вилицю, мені наклали 5 швів на праве око.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Ударих главата си на бюрото ми, счупих си скулата, получих пет шева на дясното ми око.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Я ударилась головой об стол, сломала скулу, мне наложили 5 швов на правый глаз.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.פגעתי עם ראשי בשולחן, ושברתי את עצם הלחי, יש לי חמישה תפרים על העין הימנית שלי.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.فصدمت رأسي بالمكتب .. وكسرت عظام وجهي " الخد " واضر الاطباء لوضع 5 قطب على عيني اليمنى
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.右目の上を5針縫いました こうして私は睡眠の大切さを
Oh, işte şimdi pot kırdım.Anteeksi, se oli typerästi sanottu. Odota, otan silmälasini.
Oh, işte şimdi pot kırdım.Entschuldigung! Jetzt bin ich wirklich ins Fettnäpfchen getreten, oder? Ich brauche meine Brille!
Oh, işte şimdi pot kırdım.Entschuldigung! Jetzt bin ich wirklich ins Fettnäpfchen getreten, oder? Ich brauche meine Brille!
Oh, işte şimdi pot kırdım.Isak skrattar Nu sa jag bestämt nåt dumt! Vänta, låt mig ta mina glasögon... Hur gick det?
Oh, işte şimdi pot kırdım.Oh, dragule, am fãcut-o de oaie.
Oh, işte şimdi pot kırdım.Oh, pardon. Je viens de faire une gaffe !
Oh, işte şimdi pot kırdım.Oh, querido, acabo de meter la pata.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Entonces tomé mi cayado Gracia y lo quebré para anular mi pacto que hice con todos los pueblos
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.E tomei a minha vara Graça, e a quebrei, para desfazer o meu pacto, que tinha estabelecido com todos os povos.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.이에 은총이라 하는 막대기를 취하여 잘랐으니 이는 모든 백성과 세운 언약을 폐하려 하였음이라
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Presi il bastone chiamato Benevolenza e lo spezzai: ruppi così l'alleanza da me stabilita con tutti i popoli
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Protož vzav hůl svou utěšení, posekal jsem ji, zrušiv smlouvu svou, kterouž jsem učinil se vším tím lidem.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.И като взех тоягата си Благост пресякох я, за да унищожа завета, който бях направил с всичките племена.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.ואקח את מקלי את נעם ואגדע אתו להפיר את בריתי אשר כרתי את כל העמים׃
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.فاخذت عصاي نعمة وقصفتها لانقض عهدي الذي قطعته مع كل الاسباط.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.我 折 斷 那 稱 為 榮 美 的 杖 、 表 明 我 廢 棄 與 萬 民 所 立 的 約
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.我 折斷 那 稱為榮 美 的 杖 、 表明 我 廢棄與 萬民 所立 的 約
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Apoi Mi-am rupt la doilea toiag ...Legămînt,... ca să rup frăţia dintre Iuda şi Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Därefter bröt jag sönder min andra stav, Endräkt, till att upplösa broderskapet mellan Juda och Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Então quebrei a minha segunda vara União, para romper a irmandade entre Judá e Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.jd eltörém a másik pálczámat [is,] az egyességet, hogy felbontsam a testvérséget Júda között és Izráel között.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.내가 또 연락이라 하는 둘째 막대기를 잘랐으니 이는 유다와 이스라엘 형제의 의를 끊으려 함이었느니라
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Nato sem zlomil drugo palico svojo, Združenje, da razdružim bratovščino med Judo in Izraelom.