kırdı ile cümle

kırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Potom jeho hlavný konkurent prekonal jeho rekord.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Så gik hans største konkurrent ud og slog hans rekord.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Sedan gick hans huvudmotståndare och slog det rekordet.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Sitten hänen pääkilpailijansa rikkoi sen ennätyksen.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Và đối thủ chính xuất hiện và phá vỡ kỷ lục của anh ấy.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Wtedy jego główny konkurent pobił jego rekord.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Y luego su principal competidor aparece y bate ese récord.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Στη συνέχεια ο βασικός του ανταγωνιστής βγήκε και έσπασε το ρεκόρ.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.Затем выступил его главный конкурент и побил этот новый рекорд.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.След това основният му конкурент подобри неговия рекорд.
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.ואז המתחרה העיקרי שלו הלך ושבר את השיא החדש שלו
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.ومن ثم قام منافسه الرئيسي بتحطيم رقمه
Sonra da onun en güçlü rakibi çıkıp bu rekoru kırdı.彼は記録を突然
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Entonces tomé mi cayado Gracia y lo quebré para anular mi pacto que hice con todos los pueblos
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.E tomei a minha vara Graça, e a quebrei, para desfazer o meu pacto, que tinha estabelecido com todos os povos.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.이에 은총이라 하는 막대기를 취하여 잘랐으니 이는 모든 백성과 세운 언약을 폐하려 하였음이라
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Presi il bastone chiamato Benevolenza e lo spezzai: ruppi così l'alleanza da me stabilita con tutti i popoli
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Protož vzav hůl svou utěšení, posekal jsem ji, zrušiv smlouvu svou, kterouž jsem učinil se vším tím lidem.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.И като взех тоягата си Благост пресякох я, за да унищожа завета, който бях направил с всичките племена.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.ואקח את מקלי את נעם ואגדע אתו להפיר את בריתי אשר כרתי את כל העמים׃
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.فاخذت عصاي نعمة وقصفتها لانقض عهدي الذي قطعته مع كل الاسباط.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.我 折 斷 那 稱 為 榮 美 的 杖 、 表 明 我 廢 棄 與 萬 民 所 立 的 約
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.我 折斷 那 稱為榮 美 的 杖 、 表明 我 廢棄與 萬民 所立 的 約
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Apoi Mi-am rupt la doilea toiag ...Legămînt,... ca să rup frăţia dintre Iuda şi Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Därefter bröt jag sönder min andra stav, Endräkt, till att upplösa broderskapet mellan Juda och Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Então quebrei a minha segunda vara União, para romper a irmandade entre Judá e Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.jd eltörém a másik pálczámat [is,] az egyességet, hogy felbontsam a testvérséget Júda között és Izráel között.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.내가 또 연락이라 하는 둘째 막대기를 잘랐으니 이는 유다와 이스라엘 형제의 의를 끊으려 함이었느니라
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Nato sem zlomil drugo palico svojo, Združenje, da razdružim bratovščino med Judo in Izraelom.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Poi feci a pezzi il secondo bastone chiamato Unione per rompere così la fratellanza fra Giuda e Israele
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Potem porąbałem laskę moję drugą Związujących, wzruszywszy braterstwo między Judą i między Izraelem.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Potom posekal jsem hůl svou druhou svazujících, zrušiv bratrství mezi Judou a mezi Izraelem.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Potom som posekal svoju druhú palicu, Choblím, aby som zrušil bratstvo medzi Júdom a Izraelom.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Puis je brisai ma seconde houlette Union, pour rompre la fraternité entre Juda et Israël.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Rồi ta chặt gậy thứ hai của ta, gọi là Dây buộc, đặng dứt tình anh em giữa Giu-đa và Y-sơ-ra-ên.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Rồi ta chặt gậy thứ_hai của ta , gọi_là Dây buộc , đặng dứt tình anh_em giữa Giu-đa và Y-sơ-ra-ên .
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Så brøt jeg i stykker min andre stav bånd for å gjøre brorskapet mellem Juda og Israel til intet.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Så sønderbrød jeg den anden Hyrdestav "Bånd" for at bryde Broderskabet imellem Juda og Jerusalem.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Sitten minä katkaisin toisen sauvani, Yhteyden, purkaakseni veljeyden Juudan ja Israelin väliltä.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Und ich zerbrach meinen andern Stab, Eintracht, daß ich aufhöbe die Bruderschaft zwischen Juda und Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Y quebré luego mi segundo cayado Vínculo para romper la fraternidad entre Judá e Israel
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Και κατεκοψα την αλλην μου ραβδον, τους Δεσμους, δια να ακυρωσω την αδελφοτητα μεταξυ Ιουδα και Ισραηλ.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.И переломил Я другой жезл Мой – „узы", чтобы расторгнуть братство между Иудою и Израилем.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Тогава пресякох и другата си тояга, Връзки, за да прекратя братството между Юда и Израиля.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.ואגדע את מקלי השני את החבלים להפר את האחוה בין יהודה ובין ישראל׃
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.ثم قصفت عصاي الاخرى حبالا لانقض الإخاء بين يهوذا واسرائيل
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.我 又 折 斷 稱 為 聯 索 的 那 根 杖 、 表 明 我 廢 棄 猶 大 與 以 色 列 弟 兄 的 情 誼
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.我 又 折斷稱為聯 索 的 那 根 杖 、 表明 我 廢棄猶 大 與以色列 弟兄 的 情誼
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Au încălcat pentru prima oară multe din normele convențiilor standard.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Byli první, kdo prolomil mnohé normy standardních konvencí.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Hanno infranto le convenzioni per la prima volta.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Ils ont brisé de nombreuses normes des conventions standard pour la première fois.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.많은 기본적인 관습의 기준을 처음으로 깨뜨렸지요.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Lần đầu tiên phá cách những tiêu chuẩn thông thường.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Melanggar semua aturan baku untuk pertama kalinya.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Por primera vez rompieron las normas convencionales.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Sie brachen viele Normen der Standardkonventionen zum ersten Mal.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Ze ontdeden zich van geldende werkwijzen.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Złamali po raz pierwszy wiele norm w standardowych konwencjach.
Standard düzenlerin birçok normunu ilk defa kırdılar.Они нарушали многие существующие стандарты и нормы впервые.

İlgili Sayfalar