kırdı ile cümle
kırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Albüm, iTunes tarihindeki bir günde en yüksek miktarda ön sipariş rekorunu kırdı.Es setzte einen Rekord, als am Meisten vorbestelltes Album an einem Tag in der iTunes Geschichte.
2003 yılında dünya gençler şampiyonu olduktan bir hafta sonra, gençler dünya rekorunu kırdı.Nachdem er 2003 Jugendweltmeister geworden war, stellte er eine Woche später den Junioren-Weltrekord auf.
Tessa Virtue ve Scott Moir, kısa dansta kendilerine ait dünya rekorunu kırdı.Tessa Virtue und Scott Moir tanzten zur Silbermedaille.
Halterde 6 Avrupa ve 2 Dünya rekoru kırdı.Sie erzielte drei Welt- und zwei paralympische Rekorde.
Bu performansı ile yeni NBA rekorunu kırdı.Damit stellten sie einen neuen Negativrekord in der NBA auf.
Yapmak zorunda olduğu şey Carol'ın kalbini kırdı.Diese territorialen Verluste erschütterten die Fundamente von Carols Macht.
Eğitimler sırasında burnunu da kırdığını söylüyor.Im Rahmen ihrer Ausbildung lernte sie das Weben.
Yine kırdığı bazı bloklardan da paralar çıkabilir.Ein Teil der durch den Bau verursachten Kosten konnte somit wieder gedeckt werden.
1985 yılında, Berlin'deki 22,62 metrelik atışıyla dünya rekorunu kırdı.1932 stellte er mit 16,05 m einen Weltrekord im Kugelstoßen auf.
Yayınlanan her programı izlenme rekorları kırdı.Die Platte brach sämtliche Rekorde.
Türkiye, Norveç, İsveç gibi çoğu ülkede gişe hasılat rekoru kırdı.In Schweden, Norwegen und Island überwiegen sie im zahlenmäßigen Vergleich alle anderen theophoren Ortsnamen.
Kozmonot Gennady Padalka uzayda 879 gün geçirerek dünya rekoru kırdı.Nur Gennadi Padalka mit 878 Tagen hat noch mehr Weltraumerfahrung als er.
Bunun sonucunda Lesnar, ona saldırdı ve senaryoya göre kolunu kırdı.Darüber geriet Vétu so in Rage, dass er auf einen Tisch schlug und sich die Hand brach.
İlk periyotta 24 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı.Sie stellte im Laufe ihrer Karriere 24 Landesrekorde auf.
Ancak ilk çalışmada Deivid sol ayak bileğini kırdı.Im 1. Weltkrieg verlor Esneaullt sein linkes Bein.
İlk dünya rekorunu kırdığında sadece 15 yaşındaydı.Bei Ausbruch des Ersten Weltkriegs war er erst 15 Jahre alt.
Ayrıca Survivor Series 2013'te bir Survivor Series maçında dört kişiyi eleyerek rekor kırdı.Auch im Jahr 2013 spielte er in der Erfolgsserie Der letzte Bulle in vier Folgen mit.
Erişim tarihi: 26 Mayıs 2014. ^ "Beşiktaş seyirci rekorunu kırdı".Grafschafter Nachrichten vom 22. Mai 2012: Endlich ein Dach für die Zuschauer.
Kayak yaparken bacağını kırdı.Il s'est cassé la jambe en skiant.
Ona yalan söyledik ve onu kırdık.Nous lui avons menti et nous lui avons fait mal.
Futbol oynarken kolunu kırdı.Il s'est cassé le bras en jouant au football.
Pencereyi dün kim kırdı?Qui a cassé la fenêtre hier ?
Bu camı kim kırdı bilmek istiyorum.Je veux savoir qui a cassé cette vitre.
Boynunu kırdı.Il s'est brisé la nuque.
Kedim henüz kısa bir süre önce açık arttırmadan almış olduğum çiçek vazomu kırdı.Mon chat a cassé le vase à fleurs que j'ai acheté lors d'une vente aux enchères il y a peu de temps.
İlk resmî olmayan rekorunu 14 Haziran 2008'de 19,73 saniye ile kırdı.Sa première résolution non-officielle filmée était un average de 19,73 secondes le 14 juin 2008.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Le faux Dimitri se sauve par la fenêtre mais se casse une jambe en tombant.
Eğitimler sırasında burnunu da kırdığını söylüyor.Gene lui casse le nez durant une session d'entraînement.
Amerikalı yüzücü Mark Spitz yedi altın madalya ile yedi dünya rekoru kırdı.L'Américain Mark Spitz dispute sept courses, enlève sept médailles d'or et bat sept records du monde.
Serideki filmler birçok box office rekoru kırdı.Le film s'est illustré en battant plusieurs records au box-office.
Tessa Virtue ve Scott Moir, kısa dansta kendilerine ait dünya rekorunu kırdı.Virtue et Moir sont les détenteurs du record du monde pour la danse originale.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.En été 1980, elle se casse la hanche après avoir glissé dans sa maison.
Kırdığımız Oyuncaklar Ay Hırsızı ^Les frères qu'ils laissent doivent convertir les brigands qui infestaient la forêt de montagne.
Ama onu Yang kırdı.On l'a écrasé.
Ama babası sanat eğitimine karşı cesaretini kırdı.Ses parents ont favorisé son éducation artistique.
Bizi birbirimize kırdıranlar emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileridir.La victoire fut celle des Français et leurs alliés amérindiens.
İkinci yılında %50 üçlük ortalaması yakalayarak bu alanda okul rekorunu kırdı.Dans l'expression, il y a 50 % de redoublement dans cette école, l'univers de référence a disparu.
McG, filmin çekimleri sırasında Bale'in elini kırdığını söyledi.Brad Pitt s'est cassé le bras lors du tournage du film.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)La clef a été enlevée et n’a pu être retrouvée… La fenêtre a une vitre brisée... ».
Vazoyu beni rahatsız etmek için kasten kırdı.Ella rompió el florero a propósito para molestarme.
John dün camı kırdı.Ayer John rompió la ventana.
Ayağımı kırdığımdan beri koltuk değnekleriyle yürüyorum.Desde que me rompí el pie, ando con muletas.
Haber onun kalbini kırdı.La noticia le rompió el corazón.
Bir de fincan kırdı.Además, ella rompió la taza.
Fincanı kırdığımda bana kızdı.Cuando rompí la taza, se enfadó conmigo.
Tom dünya rekoru kırdı.Tom rompió el récord mundial.
Tom gözlüğünü kırdı.Tom rompió sus gafas.
Camı kim kırdı? Gerçeği söyle.¿Quién ha roto la ventana? Di la verdad.
Pencereyi kim kırdı?¿Quién rompió la ventana?
Kız camı kırdı.La niña rompió la ventana.
O, rekor kırdı.Él batió el record.
Kız pencereyi kırdı.La muchacha rompió la ventana.
O dünya rekoru kırdı.Él rompió el récord mundial.
O, onun pencereyi kırdığını gördü.Ella le vio romper la ventana.
Komşunun oğlu avlunun bütün bitkilerini kırdı.El hijo de la vecina rompió todas las plantas del patio.
O, pencereyi kırdı.Él rompió la ventana.
O, pencereyi ne zaman kırdı?¿Cuándo rompió la ventana?
O kalbimi kırdı.Ella me rompió el corazón.
Anahtarı kaybettiğim için kapıyı kırdım.Como había perdido la llave, rompí la puerta.
Jake bu pencereyi dün kırdı.Ayer Jake rompió esta ventana.