Ana içeriğe geç
Sözlük

kıran ile cümle

kıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı şampiyonalarda, Steffen iki dünya rekoru kıran bayrak yarışı takımının bir parçasıydı.Na tych samych mistrzostwach Steffen była częścią sztafet, które pobiły dwa rekordy świata.
Tahir Musa Ceylan'ın Kestane Kıranında Kadınlar isimli romanının bir kısmı da Gönen'de geçmektedir.Tappeh-ye Chūleh Faraḩ (persiska: تپّه چوله فرح) är en kulle i Iran.
Bunların bir kısmı da Kırantaş mahallesine yerleşmiştir.ዞን zonə/зони), ті у свою чергу на округи (вореди, амх.
Tom pencereyi kıran kişiydi.Це Том розбив вікно.
"Pencereyi kıran Tom'du." "Anlaşıldı. O çok dikkatsiz.""Це Том розбив вікно". — "Логічно. Він дуже недбалий".
Şu anki Kıranköy bölgesinde, Yunan topluluk bulunmaktaydı.Ca femei, ele erau deja marginalizate în societatea greacă.
Nacional'da 963 dakika boyunca gol yemeyerek rekor kıran ilk Uruguaylı kaleci oldu.Az uruguayi góltalansági rekord is az ő nevéhez fűződik, 963 percig nem kapott gólt.
“Kemik kıran” Rabin ismi uluslararası imajı oldu.Rabin, a "csonttörő" egy nemzetközileg használt szókép lett.
Haziran 2007'de, Hotz iPhone'u kıran ilk kişi oldu.2007. június 29-én mutatták be az eredeti iPhone megjelenésekor.
2007'de dünya rekorunu kırana dek birçok başarı elde etmiştir.Το 2005 κατέρριψε πολλές φορές το παγκόσμιο ρεκόρ.
“Kemik kıran” Rabin ismi uluslararası imajı oldu.Η ονομασία χρυσοπράσιο έγινε διεθνής.
Timur sahip kıran unvanını ilerleyen yıllarda cihangir unvanını ile birlikte kullanmıştır.Στα επόμενα χρόνια τη θέση του κατέλαβε η Θόλος που χρησιμοποιούνταν για τον ίδιο σκοπό.
İki DNA zincirini bir arada tutan hidrojen bağlarını kıran helikaz enzimi tarafından oluşturulur.Αυτό επιτυγχάνεται με τη βοήθεια ειδικών ενζύμων, που σπάζουν τους δεσμούς υδρογόνου μεταξύ των δύο αλυσίδων.
Köyün etrafında "Kıran Kayaları" yer alır.Υπάρχουν "Κραν" γύρω από το χωριό.
“Kemik kıran” Rabin ismi uluslararası imajı oldu.Rabin "kẻ bẻ xương" đã được sử dụng như một hình ảnh quốc tế.
Erişim tarihi: 7 Eylül 2010. ^ Hefa, Kiran (11 Kasım 2009).Truy cập ngày 7 tháng 9 năm 2010. ^ Hefa, Kiran (ngày 11 tháng 11 năm 2009).
Kararsız plajlar genellikle insan etkisinin (dalga kıran) bir sonucudur.Đơn vị cơ sở của trục không gian là phân đoạn sản xuất (thường là phần không gian trên mặt bằng).
Birçok vuruş rekoru kıran Ichiro, 262 kezle halen bir sezonda en çok vuruş yapan isimdir.イチローにシーズン最多記録として残る262本目のヒットを打たれている。
Osprey sözcüğü, Latince "Kemik Kıran" anlamındaki ossifragus'dan gelir.Oscillatoriaは、ラテン語で「揺れるもの」を意味する Oscillator オスキッラートルに由来する。
Bunların bir kısmı da Kırantaş mahallesine yerleşmiştir.また一部は留置所 (village lock-up, (en)) としても使われた。
Yine 1994'te gişe rekoru kıran The Mask filmiyle asıl çıkışını yaptı.1994年に発売された、フィルムを厚めの台紙に挟んだカード。
Masayı kıran maçı kaybedecekti.勝敗をテーブルの破壊において競うデスマッチ。
Camı kıran kişiyi tanıyor musun窓を壊した人知っているの
Başlıca Mahalleleri (Taşhan- Kıdır- Kestanaderesi-Özüllük kıranı )dır.맹세창 : 최세창 역(중도하차) 불암의 막내.
Aralarındaki istatistikler dahi kıran kıranadır.הקווים של ההיסטוגרמה הם הפער בין שניהם.
Haziran 2007'de, Hotz iPhone'u kıran ilk kişi oldu.През юни 2007 г. Хоц става първият човек, който успешно отключва iPhone.
Devenin belini kıran son saman çöpü.Последната сламка чупи гърба на камилата.
Bunun bir yaygın örneği sürekli translasyon simetrisini kıran kristal katılardır.Pre kryštál je typická diskrétna translačná symetria.
Evine dönmekte olan Kadı bir vazoyu kıran köleye dayak attırmaktadır.Tedaj se je namreč v njen dom zatekla pobegla sužnja.
Kıran kırana geçen savaşta Göktürkler, Oğuzları silip süpürdü.Kistud sõdade keerisesse, oli luhtunud ta nooruse unelm.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,Igencsak figyelemreméltó, mennyire egyenletes exponenciális folyamat ez.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,독일의 암호 코드를 해독해냈던 릴레이 기반의 컴퓨터들이나,
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,Le vom avea pe acestea gata cu mult inainte ca Legea lui Moore sa ramana fara abur.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,Przy dodatkowych innowacjach w budowie procesorów stosunek cena-wydajność podwaja się co roku.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,מחשבים מבוססי ממסרים שפיצחו את קוד האניגמה,
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,アイゼンハワーの当選を予測した 50年代の真空管コンピュータがあり
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı.Ám a rekorder majdnem két és fél méterre landolt.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı.Cependant, le recordmen à atteint timidement la longueur de 2.5 mètres.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Dog landede rekordholderen
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Hoewel, de recordhouder bijna 2,5 meter haalde.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Hursomhelst, rekordinnehavaren kom över två meter.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Jednakże rekordowy dystans robi wrażenie: prawie dwa i pół metra.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.No entanto, o recordista ficou muito perto da marca dos 2,5 metros, o que é impressionante.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.No obstante, el poseedor del récord
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.С другой стороны, мужчина, установивший рекорд, почти добил до двух с половиной метров.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.בכל מקרה השיא שנמדד
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.ولكن حامل الرقم القياسي آنذاك
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.約2.4m弱の飛距離を記録しました 素晴らしいです
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı.Носителят на рекорда обаче достигнал близо осем фута (2,35 м.) разстояние.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Am reușit să plec, după o ultimă bătaie cumplită care m-a scos din faza de negare.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Byla jsem schopná odejít až kvůli poslednímu, sadistickému útoku, který prolomil veškeré mé popírání.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Én képes voltam elmenni, egy utolsó, szadista verés miatt, ami megtörte a tagadásomat.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Eu consegui sair devido a uma tareia final e sádica, que acabou com a negação em que estava.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Ich war in der Lage, zu gehen, wegen letzter sadistischer Prügel, die durch meine Leugnung hindurchbrachen.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Ik kon weggaan omwille van één finaal, sadistisch pak slaag dat me uit mijn ontkenning haalde.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Io sono riuscita ad andarmene, grazie ad un ultimo e sadico pestaggio che ha vinto il mio rifiuto.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Jaz sem lahko odšla, ker se je zaradi zadnjega sadističnega tepeža moje zanikanje ustavilo.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.Jeg var i stand til at gå på grund af en sidste sadistisk mishandling, som slog hul på min benægtelse.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.J'étais capable de partir, à cause d'un raclée finale et sadique qui a brisé mon deni.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.제가 떠날 수 있었던 이유는, 최후의 가학적인 구타가 제가 부정하던 것을 깨버렸기 때문입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod