Bu pencereyi kıran kişi ben değildim.I wasn't the one who broke this window.
O pencereyi kıran kişi benim.I'm the one who broke that window.
Kiranızı henüz ödemediniz.You haven't yet paid your rent.
Kiranın bu kadar yüksek olmadığı bir yere taşınmak istiyorum.I want to move somewhere where the rent isn't so high.
Bugün kiranı ödemeyi unutma.Don't forget to pay your rent today.
"Pencereyi kıran Tom'du." "Anlaşıldı. O çok dikkatsiz.""Tom was the one who broke the window." "It figures. He's very careless."
Tom pencereyi kıran kişi değil.Tom isn't the one who broke the window.
Camı kıran Tom'dur.Tom is the one who broke the window.
Vazoyu kıran kişi Tom'dur.Tom is the one who broke the vase.
Tom vazoyu kıran kişidir.Tom is the one who broke the vase.
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'dur.Tom is the one who broke the windshield of Mary's car.
Sence pencereyi kıran kişi Tom mu?Do you think Tom is the one who broke the window?
Pencereyi kıran kişinin Tom olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think Tom is the one who broke the window?
Vazoyu kıran kişi benim.I'm the one who broke the vase.
Pencereyi kıran Tom'du.It was Tom that broke the window.
Dün camı kıran o.He is the one who broke the window yesterday.
Onu kıran ben değildim.I wasn't the one who broke it.
Aynı şampiyonalarda, Steffen iki dünya rekoru kıran bayrak yarışı takımının bir parçasıydı.At the same championships, Steffen was part of two world record-breaking relay teams.
Yangınları oluşturan ve kayayı kıran madenciler en iyi ücretli ve en yetenekli maden işçileridir.The miners working the fires and breaking the rock were the best paid and most skilled.
Yarış rekoru kıran bir atlet US$5,000 ikramiye ile ödüllendirilir.An athlete, who broke the course record, is awarded with a bonus of US$5,000.
O zaman Kiran, filmin yardımcı yönetmenlerinden biriydi.Saran was one of the assistant directors in the film.
Kiran Ashar (19 Haziran 1947 - 27 Mayıs 2017), Hint kriketçi.Kiran Ashar (19 June 1947 – 27 May 2017) was an Indian cricketer.
2007'de dünya rekorunu kırana dek birçok başarı elde etmiştir.2007 has also broke many records.
Haziran 2007'de, Hotz iPhone'u kıran ilk kişi oldu.On June 29, 2007, the first iPhone was released.
Kiran Rao Kalküta’da geçecek filmini yazmaya başlamıştır.SCOTT WILL DIRECT OWN FILM AT RKO.
Transferde iki kez en yüksek ücret rekoru kıran tek futbolcudur.He is the only player to break the world record twice.
Bunun bir yaygın örneği sürekli translasyon simetrisini kıran kristal katılardır.A common example is crystalline solids, which break continuous translational symmetry.
Kiran Bir Sethi; Ve şehir, özgür zaman tanıyor.Kiran Bir Sethi: And the city will give free time.
Kiranı ödemedin" der.You didn't pay your rent."
"Sensin," der, "Ah kalp kıran!"He said, "It is you, O heartbreaker."
Gişe rekorları kıran bir komedi.It's the blockbuster comedy.
Ben bunu yapabildim; inkârımı kıran son sadistçe bir dayak sayesinde.I was able to leave, because of one final, sadistic beating that broke through my denial.
Bu enzimler, karbon-hidrojen bağını kıran peroksidaz enzimleriydi.The mycelium is producing enzymes -- peroxidases -- that break carbon-hydrogen bonds.
Kıran kırana.It's dog eat dog.
Ve bana KiranBedi.com dan yazın, size cevap veririm.And write to me on KiranBedi.com, and I'll respond to you.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.However, the record holder
Bilim ve teknolojiden oluşan kıran kırana bir dünyada yaşıyorum.Now, I come from a cutthroat world of science and high technology.
Kendisine bel kemiklerini kıran(bela)nın yapılacağını anlar.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını sezeceklerdir.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Belini kıran darbeyi yediğini hisseder. [3,106; 80,37-42; 88,2-10]Fearing that a great disaster is going to befall them.
Romanya'da parlamento yarışı kıran kırana devam ediyorTight parliamentary race in Romania
Rekor kıran 1952 Jaguar XK120 (fotoğraf 2008 yılına ait)Record-breaking 1952 Jaguar XK120, seen in 2008
Haziran 2017'de, Basilashvili o zaman kariyer rekorları kıran single'lar sıralamasında 51'e ulaştı.In June 2017, Basilashvili achieved a then career-high singles ranking of 51.
Kalbini kıran nedir?Was hat dir das Herz gebrochen?
Kaptan, elindeki kılıçla, kapıyı kıranları kovalar.Mit gezücktem Schwert verfolgte er die Schwestern.
Başlıca Mahalleleri (Taşhan- Kıdır- Kestanaderesi-Özüllük kıranı )dır.Und bei den großgekopfeten (!)
Bunların bir kısmı da Kırantaş mahallesine yerleşmiştir.Auch kommt sie in verschiedenen Schutzgebieten vor.
Kiranızı arttırabilirler.Ils peuvent augmenter votre loyer.
Camı kıranın sen olduğunu biliyoruz.Nous savons que c'est toi qui as brisé la fenêtre.
Bunların bir kısmı da Kırantaş mahallesine yerleşmiştir.Les marais, quant à eux, sont retrouvés dans les plaines.
Evine dönmekte olan Kadı bir vazoyu kıran köleye dayak attırmaktadır.Il est interdit de ramener un esclave en fuite à son maître.
20 Kasım 2009'da Razor 1911, Left 4 Dead 2'yi kıran ilk grup olma başarısını gösterdi.El 20 de noviembre de 2009, Razor 1911 fue el primero en liberar otra vez Left 4 Dead 2.
Ses bariyerini kıran ilk uçak olan Bell X1, enternasyonal turuncu rengine boyalıydı.En la Postguerra construyó el Bell X-1, el primer avión que quebró la barrera del sonido en vuelo nivelado.
Aralarındaki istatistikler dahi kıran kıranadır.La comunicación entre ellos está rota.
Show TV'nin reyting rekorları kıran dizilerinden biri olmuştur.Debo tener el récord de televisores destrozados.
Camı kıranın sen olduğunu biliyoruz.Sappiamo che sei stato tu a rompere il vetro.
Bence onu kıran sensin.Я думаю, что ты тот, кто сломал это.
Aralarındaki istatistikler dahi kıran kıranadır.Между собой структуры разделены тектоническими разломами.
Ring halısı yırtılır, kıran kırana bir mücadele verilir.A falha num dispositivo quebra o anel.