kırıyor ile cümle

kırıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.그리고 다른 것들을 또 찾고, 부셔버리고 다시 가져갑니다.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Și găsești alte lucruri, le spargi și pe alea și le scoți afară.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Y encuentran otras cosas y las rompen y se las llevan también.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Znajdujecie kolejne rzeczy, rozbijacie je i wynosicie.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.И намерате други неща, и ги разбивате, и ги изтегляте надалеч.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Потом вы находите другие предметы, разбиваете и вытаскиваете наружу.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.ואז אתם מוצאים עוד משהו, וגוררים אותו החוצה בחתיכות.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.وسوف تصادف اشياء جميلة اكثر كلما خرجت الى خارج الغرفة
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.結果 価値のあるものをたくさん集めました
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.A zjavne na tom zarábajú kopu peňazí.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.A zjevně na nich vydělávají hodně peněz.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.De tjener åbenbart en masse på dem.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.E ovviamente ci fanno un sacco di soldi.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.És nyilvánvalóan sok pénzt keresnek vele.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Et évidemment, ils arrivent à en tirer pas mal d'argent.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.당연히 이걸로 많은 돈을 벌 수도 있습니다.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Można też na tym dużo zarobić.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Obviamente ganha-se imenso dinheiro com isso.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Obviamente, se hace mucho dinero con esto.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Och de tjänar uppenbarligen en massa pengar på dem.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Pembuatnya jelas sekali mendapat banyak uang dari situ.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Și e evident că vor face mulți bani de pe urma lor.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Und es wird offensichtlich jede Menge Geld damit gemacht.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Và hiển nhiên cũng tăng khả năng lợi nhuận.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Ze verdienen er een hoop geld aan.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Και προφανώς κερδίζουν πολλά χρήματα από αυτά.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.И те очевидно правят много пари от тях.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.Очевидно, что они делают кучу денег на этом.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.וכמובן הם עושים מזה הרבה כסף.
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.وقد حصل القائمون على ذلك على مردود مادي كبير
Belli ki bununla acaip para kırıyorlar.ウサギを初めあらゆるものを
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.A další hází a rozbíjí nádobí.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.A jeszcze inne rzuca i tłucze talerze.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.Altul aruncă cu farfurii şi le sparge.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.Ce n'è un altro ancora che tira piatti e li rompe.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.Da ist noch eines, was Teller wirft und zerbricht.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.Hay otro que lanza los platos y los rompe.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.Il y a un autre qui jette les assiettes et les cassent.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.Ismét egy másik tányérokat dobál és eltöri őket.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.또 다른 것으로는 접시들을 던져 깨뜨리는 것도 있습니다.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.Weer een andere gooit met borden en breekt ze.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.А это ещё одно, кидающее и бьющее тарелки.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.И друго, което хвърля чинии и ги троши.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.אביזר נוסף זורק ושובר צלחות.
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.وهناك واحد آخر يرمي الأطباق و يكسرها
Bir diğeri de tabakları fırlatıp kırıyor.生活の中で懐かしく思うものを 形にした試みです
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.텃세과 호전성과 지배적 계급제 같은것 말입니다.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.La territorialitā, l'aggressivitā... ...e le gerarchie di dominanza.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Teritorial dan agresi... ... Dan dominasi hirarki.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Territorialidade e agressão, e dominação hierárquica.
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .언제든 거시적 규모로 어떠한 행위를 하면, 예를 들어 어떠한 것을 자르면 근본적으로 그 분자적 결합을 부수는 것과 같습니다.
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .ligações atômicas. Assim a força das ligações atômicas realmente dizer sobre é como duro ou forte algo.
İyi para kırıyorum lan.넉넉히 넣어봐
İyi para kırıyorum lan.Tengo un gran repertorio
İyi para kırıyorum lan.Untuk mengisi perut, yo.
Kitaplar zamanın zincirlerini kırıyor.Buku mematahkan belenggu waktu.
Kitaplar zamanın zincirlerini kırıyor.I libri spezzano le catene del tempo.
Kitaplar zamanın zincirlerini kırıyor. İnsanın sihir yapabileceğine delil oluşturuyor.Bücher sprengen die Fesseln der Zeit... ...und machen uns zu Magiern.
Kitaplar zamanın zincirlerini kırıyor. İnsanın sihir yapabileceğine delil oluşturuyor.Os livros quebram as cadeias do tempo, provam que os seres humanos são capazes de exercer a magia.
Kitaplar zamanın zincirlerini kırıyor.책은 시간의 굴레를 벗어나게 해주었습니다.

İlgili Sayfalar