kırılma ile cümle

kırılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu maddenin kırılma indisi n2 olsun.Vou chamá-lo de n2
Bu maddenin kırılma indisi n2 olsun.אקרא לו n2.
Buna benzer bir doğrultuda yoluna devam eder. Bu açıya da teta2 diyelim. Teta2 kırılma açısıdır.Und dieser Winkel hier, Theta 2, das ist der Brechungswinkel.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Der Brechungswinkel. Und das ist der Einfallswinkel. und das ist der Brechungswinkel.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Ou refração do ângulo. Isso é o ângulo incidente, ou ângulo que incide, e esse é o ângulo de refração.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Úhel lomu.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Или ъгъл на пречупване. Това е падащият ъгъл, или ъгълът на падане, а това е пречупеният ъгъл.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.זאת זווית הפגיעה,
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Allerlei irdenes Gefäß, wo solcher Aas hineinfällt, wird alles unrein, was darin ist; und sollt's zerbrechen.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Als zo'n dier in een stenen pot valt, is de inhoud onrein en moet die pot worden stukgeslagen.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Ja jos joku niistä putoaa saviastiaan, on kaikki, mitä siinä on, saastaista, ja astia rikottakoon.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.그것 중 어떤 것이 어느 질그릇에 떨어지면 그 속에 있는 것이 다 부정하여지나니 너는 그 그릇을 깨뜨리라
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Nếu vật chi của nó rớt nhằm đồ sành , các vật chi đựng ở trong đều sẽ bị ô_uế ; phải đập bể đồ sành đó đi .
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Nếu vật chi của nó rớt nhằm đồ sành, các vật chi đựng ở trong đều sẽ bị ô uế; phải đập bể đồ sành đó đi.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Se ne cade qualcuno in un vaso di terra, quanto vi si troverà dentro sarà immondo e spezzerete il vaso
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.И ако някое от тях падне в някой пръстен съд, то всичко що е вътре в него ще бъде нечисто; а него да строшите
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.וכל כלי חרש אשר יפל מהם אל תוכו כל אשר בתוכו יטמא ואתו תשברו׃
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.وكل متاع خزف وقع فيه منها فكل ما فيه يتنجس واما هو فتكسرونه.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.若 有 死 了 掉 在 瓦 器 裡 的 、 其 中 不 拘 有 甚 麼 、 就 不 潔 淨 、 你 們 要 把 這 瓦 器 打 破 了
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.若有 死 了 掉在 瓦器 裡 的 、 其中 不拘 有 甚麼 、 就 不 潔淨 、 你 們要 把 這瓦器 打破 了
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Aceste lucruri s'au întîmplat, ca să se împlinească Scriptura: ,,Niciunul din oasele Lui nu va fi sfărîmat.``
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Albowiem się to stało, aby się wypełniło Pismo: Kość jego nie będzie złamana.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Ces choses sont arrivées, afin que l`Écriture fût accomplie: Aucun de ses os ne sera brisé.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Denn solches ist geschehen, daß die Schrift erfüllet würde: "Ihr sollt ihm kein Bein zerbrechen."
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.For dette skjedde forat Skriften skulde opfylles: Intet ben skal brytes på ham.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Kajti to se je zgodilo, da se izpolni pismo: „Nobene kosti mu ne bodo prelomili.“
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.이 일이 이룬 것은 그 뼈가 하나도 꺾이우지 아니하리라 한 성경을 응하게 하려함이라
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Lebo sa to stalo nato, aby sa naplnilo písmo: Jeho kosť nebude zlámaná.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Mert azért lettek ezek, hogy beteljesedjék az írás: Az õ csontja meg ne törettessék.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Porque isto aconteceu para que se cumprisse a escritura: Nenhum dos seus ossos será quebrado.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Questo infatti avvenne perché si adempisse la Scrittura: Non gli sarà spezzato alcun osso
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Sillä tämä tapahtui, että kirjoitus kävisi toteen: "Älköön häneltä luuta rikottako".
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Stalo se pak to, aby se naplnilo Písmo: Kost jeho žádná nebude zlámána.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Thi disse Ting skete, for at Skriften skulde opfyldes: "Intet Ben skal sønderbrydes derpå".
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Ty detta skedde, för att skriftens ord skulle fullbordas: »Intet ben skall sönderslås på honom.»
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Vì điều đó xảy ra, cho được ứng nghiệm lời Thánh Kinh nầy: Chẳng một cái xương nào của Ngài sẽ bị gãy.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Vì điều đó xảy_ra , cho được ứng_nghiệm lời Thánh_Kinh nầy : Chẳng một cái xương nào của Ngài sẽ bị gãy .
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Wat er met Jezus gebeurde, klopt met wat er geschreven staat: "Geen van Zijn botten zal gebroken worden." (B)
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Διοτι εγειναν ταυτα, δια να πληρωθη η γραφη, Οστουν αυτου δεν θελει συντριφθη.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.А някои от тях отидоха при фарисеите и казаха им какво бе извършил Исус.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Ибо сие произошло, да сбудется Писание: кость Его да не сокрушится.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Сталось бо се, щоб писаннє справдилось: Кість Його не буде переломлена.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.כי כל זאת היתה למלאת הכתוב ועצם לא תשברו בו׃
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.لان هذا كان ليتم الكتاب القائل عظم لا يكسر منه.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.這 些 事 成 了 、 為 要 應 驗 經 上 的 話 說 、 『 他 的 骨 頭 、 一 根 也 不 折 斷 。
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.這些 事成 了 、 為要 應驗經 上 的 話說 、 『 他 的 骨頭 、 一 根 也 不 折斷 。
Bu olaya ışığın kırılması deriz.Co se tu stane?
Bu olaya ışığın kırılması deriz.שהקרן הזאת תשנה את כיוונה, היא "תתכופף".
Bu tuhaf oransal kırılmaya bakalım.Prenez cette fraction fractale peu usuelle.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.(33:21) Он хранит все кости его; ни одна из них не сокрушится.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.(34:21) Il garde tous ses os, Aucun d`eux n`est brisé.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Den rättfärdige måste lida mycket, men HERREN räddar honom ur allt.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ele lhe preserva todos os ossos; nem sequer um deles se quebra.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Él guardará todos sus huesos; ni uno de ellos será quebrantado
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Er bewahrt ihm alle seine Gebeine, daß deren nicht eins zerbrochen wird.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.han vogter alle hans Ledemod, ikke et eneste brydes.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.그 모든 뼈를 보호하심이여 그 중에 하나도 꺾이지 아니하도다
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mange er den rettferdiges ulykker, men Herren utfrir ham av dem alle.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mnohé úzkosti jsou spravedlivého, ale Hospodin ze všech jej vytrhuje.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Molte sono le sventure del giusto, ma lo libera da tutte il Signore

İlgili Sayfalar