Ana içeriğe geç
Sözlük

kırıklık ile cümle

kırıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanoğlunun hayatında niçin hayal kırıklıkları vardır?Why are there disappointments in human life?
Bir bilge bir defasında yaşamın hayal kırıklıkları dizisi olduğunu söyledi.A wise man once said, life is a series of disappointments.
Hayat hayal kırıklıkları ile dolu.Life is full of disappointments.
Tom'un da bazı hayal kırıklıkları vardı.Tom also had some disappointments.
Tom da bazı hayal kırıklıkları yaşadı.Tom also had some disappointments.
Leyla, günlüğünde hayal kırıklıklarını açığa vurdu.Layla vented her frustrations in her diary.
Gerçeklerden bahset ve hayal kırıklıklarından kaçın.Talk about the truth and try to avoid disappointments.
1950lerde sanatçılar devlet-öncesi rüyalarla hayal kırıklıkları arasındaki boşlukları işledi.In the 1950s, dramatists portrayed the gap between pre-state dreams and disillusionment.
Bu gece Obama yıllarında yaşanan hayal kırıklıklarının sonunun başlangıcıdır.Tonight is the beginning of the end of the disappointments of the Obama years.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.So broken heartstrings bled the blues, and we tried to empty ourselves so we'd feel nothing.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.And it's not because people were happy or people were not frustrated.
Yazılımların nasıl dizayn edildiği konusunda büyük hayal kırıklıkları yaşıyordu.He was very frustrated with how software got designed.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.And more so than most, he saw the highs and the lows, the celebrations and the disappointments.
Geceleri, hayal kırıklıklarını ve fikrilerini ‘Hayatım İran İçin' ismindeki bir blogda paylaşıyordu.By night he vented his frustrations and expressed his views on a blog called “My Life for Iran.”
Eleştiriler ve hayal kırıklıkları ortasında, Parfene tartışmayı olumlu bir tonla bağlıyor.Amidst the criticism and disappointment, Parfene wrapped up the debate on a positive note.
Bu açıklamalara rağmen insanların hayal kırıklıklarını göstermede kararlı olduğu görülüyor.Despite the explanations, it seems that people are determined to show their disappointment.
Tam tersine, Nijeryalı taraftarlar hayal kırıklıklarını dile getirdiler.Conversely, Nigerian fans vented their disappointment.
Takım şimdiden bazı hayal kırıklıkları yaşadı.The team has already faced disappointments.
Yeni hayal kırıklıkları için gücüm kalmadı.Bu yüzden artık yeni bir risk almıyorum.Ich habe keine Kraft mehr für neue Enttäuschungen. Deshalb gehe ich auch keine neuen Risiken mehr ein.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.Er scheut dabei weder Erniedrigung noch Schmerz, ebenso wenig Schwindel und Aufschneiderei.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Ils sont intolérants aux frustrations.
İnsanın en iyi başarıları en büyük hayal kırıklıklarından sonra gelir.El mayor triunfo de una persona llega después de su mayor decepción.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Tienen una baja tolerancia a la emotividad desenfrenada.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.En sus días no los tocará ningún sufrimiento ni plaga ni tormento ni calamidad.
Hayal kırıklıklarının ardından Heat, 2008 NBA Seçmeleri'nde ikinci sıradan Michael Beasley'i seçti.En el draft de 2008, los Heat obtuvieron a Michael Beasley en la segunda posición del draft.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Grazie alle amiche supera la delusione.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.Senza strette di mano né parole, senza tristezza né malinconia.
Hayal kırıklıklarının ardından Heat, 2008 NBA Seçmeleri'nde ikinci sıradan Michael Beasley'i seçti.17 июня 2008 HEAT Select Michael Beasley In The 2008 NBA Draft.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.آنذاك لا يبقى هم ولا حزن ولا كدر ولا ضر أو قلق.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Pouca tolerância à frustração.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Hänen kärsivällisyytensä pettää helposti hänen alaistensa epäonnistumisista.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.Der er ingen skarpe linjer eller skarpe kontraster, og ingen uharmoniske mellemrum eller pauser.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Vår forakt for svakhet.
Ateş, halsizlik ve kırıklık sadece birkaç gün sürer, ancak ıslak öksürük birkaç hafta kadar devam edebilir.Feberen og utmattelsen kan vare ned til noen få dager, men den produktive hosten kan vare i noen uker.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.二空に戦果・喪失なし。
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.不讨便宜不折本,也无欢乐也无愁。
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.그 무자비함에 적은 비탄에 빠져 파멸한다.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.יש לה גם סובלנות נמוכה כלפי עלבונות.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.От надежка към разочарование.
Bu gece Obama yıllarında yaşanan hayal kırıklıklarının sonunun başlangıcıdır. [ALKIŞLAR]الليلة هي بداية النهاية لكل خيبات امل سنوات اوباما
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardıJ'ai compris qu'il était très difficile pour eux de gérer leur frustration et leurs difficultés
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardı저는 이 친구들이 좌절감과 어려움을 다루는 데에 매우 힘든 시간을 보냈다는 것을 알게 되었습니다.
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardıגיליתי שהיה להם מאד קשה להתמודד עם תסכול וקשיים --
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardıولقد اكتشفت .. ان هؤلاء الاطفال كانوا يعانون مشكلة كبيرة في التعامل مع الاحباط والصعوبات ..
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardı向き合うことができなかったのです 体力がないわけではありません
Geceleri, hayal kırıklıklarını ve fikrilerini ‘Hayatım İran İçin' ismindeki bir blogda paylaşıyordu.בלילות הוא פרק את תיסכולו וביטא את דעותיו בבלוג שנקרא ״חיי למען איראן״.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.A nie preto, že by ľudia boli šťastní alebo neboli frustrovaní.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Dan itu bukan karena orang-orang merasa senang atau orang-orang tidak merasa frustrasi.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Dat was niet omdat de mensen gelukkig waren, of niet gefrustreerd.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Điều đó không phải bởi vì người dân sống hạnh phúc hay là họ không cảm thấy thất vọng.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.E non perché le persone fossero contente oppure per mancanza di frustrazione.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.És nem azért, mert az emberek boldogok voltak, vagy ne lettek volna csalódottak.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.이는 그저 사람들이 행복하거나 실망하지 않았기 때문은 아니었습니다.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Não porque as pessoas estivessem felizes ou não estivessem frustradas.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Nie dlatego, że ludzie byli szczęśliwi, że nie byli sfrustrowani.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Och det var inte för att folk var lyckliga eller att folk inte var frustrerade.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Pas parce que les gens étaient heureux ou qu'ils n'étaient pas frustrés.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Și asta nu pentru că oamenii erau fericiți sau că oamenii nu erau frustrați.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Und das liegt nicht daran, dass die Menschen glücklich waren oder dass die Menschen nicht frustriert waren.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.Y no porque la gente estuviera feliz o no sintiera frustración.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod