"Bu bir kırık mı? Bu sıcak bir bölge mi?""ربما منطقة شقوق؟ " "ربما فهوه في باطن الأرض؟"
"Bu bir kırık mı? Bu sıcak bir bölge mi?""그게 단구(斷口)지역인가요? 열점인가요?" 하고 얘기합니다.
"Bu bir kırık mı? Bu sıcak bir bölge mi?"違います あっちだけ船が行ったことがあるんです
"Bu bir kırık mı?E o zonă de fracturare?
"Bu bir kırık mı?¿Es una fractura?
"Bu bir kırık mı?"E' una faglia?
"Bu bir kırık mı?"Goh, geen idee, is het een breukzone?
"Bu bir kırık mı?"Ist es eine Grabenbruchzone?
"Bu bir kırık mı?"Je to zóna lámania sa?
"Bu bir kırık mı?Może to strefa kolizji?
"Bu bir kırık mı?"S'agit-il d'une zone de faille?
"Bu bir kırık mı?"Дали това не е разломна зона?
"Bu bir kırık mı?"Это зона разлома?
"Bu bir kırık mı?אני לא יודע," אומרים,
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Đừng có ngốc thế!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Ei nuo idiootit taas!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Ikke dem idioter igen!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Não aqueles idiotas de novo!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Nem azok idióták megint!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Ne ti idioti znovu!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Nicht diese Idioten wieder!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Nie ci idioci znowu!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Nie ti idioti znova!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Nu cele idioți din nou!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Δεν οι ηλίθιοι και πάλι!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Като забавление?
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.Не ці ідіоти знову!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.לא האידיוטים האלה שוב!
Bu bizim için iyi bir teselli. Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın? Evet... biraz.ليس أولئك الأغبياء مرة أخرى
Bu bütün tabaklarımın niye kırık ve çatlak olduğunu açıklıyor mu?Szóval ez megmagyarázza, hogy miért törött és repedt minden edényem?
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.A tohle Douga vážně znepokojilo, protože předtím byl pyšný na to co udělal.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Bởi ở ước đây ông đã tự hào về những điều ông làm
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Das war wirklich eine Enttäuschung für Doug, denn vor diesem Zeitpunkt war er stolz auf seine Arbeit gewesen.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Det här var en besvikelse för Doug eftersom han innan detta hade varit stolt över det han åstadkommit.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Dit was voor Doug een grote teleurstelling, want daarvoor was hij trots geweest op wat hij deed.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Douga to veľmi sklamalo, pretože až dovtedy bol na svoju prácu hrdý.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.E per Doug fu una grande delusione, perché fino ad allora era stato orgoglioso del prprio lavoro.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Era descurajator pentru Doug deoarece până atunci era mândru de ce făcuse.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.És ez nagy csalódást okozott Dougnak, mert addig büszke volt arra, amit készített.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Esto fue una gran desilusión para Doug, porque hasta ese momento él estaba orgulloso de lo que hacía.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Et c'était une vraie déception pour Doug, parce qu'avant cette époque, il était fier de ce qu'il faisait.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Hal ini sangat mengecewakan bagi Doug, karena sebelumnya dia merasa bangga akan apa yang telah dia lakukan.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Isso dececionou muito Doug, porque, até aí, tinha orgulho no que fazia.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.그 사건 이전에는 자신의 일에 대해 큰 만족감을 가졌기에 이걸 본 더그는 아주 실망스러웠죠.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Для Дага это было большим разочарованием, так как до этого он очень гордился своей работой.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Дъг беше наистина разочарован, защото беше горд от това, което правеше.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Цей факт глибоко розчарував Даґа, адже до цього часу він пишався своєю роботою.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.וזה היה מאוד מאכזב לדאג, מפני שלפני הרגע הזה הוא היה גאה במה שהוא עשה.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.وقد كان هذا محبطاً للغاية بالنسبة لدوغ، لأنه قبل ذلك الوقت كان فخورا بانجازه.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.それはすごく がっかりすることだったのです 自分の機械は人の命を救っていると 思っていたわけですから
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.咁樣真係令道格(Doug)失望 因為一路而嚟 佢都為佢所做啲嘢感到驕傲
Bu gece Obama yıllarında yaşanan hayal kırıklıklarının sonunun başlangıcıdır. [ALKIŞLAR]الليلة هي بداية النهاية لكل خيبات امل سنوات اوباما
Bugün, herkes mevcut küresel vaziyetten ötürü mutsuz ve hayal kırıklığına uğramış durumda.Aujourd'hui, tout le monde est déçu par l'ordre international actuel et de mécontentement.
Bugün, herkes mevcut küresel vaziyetten ötürü mutsuz ve hayal kırıklığına uğramış durumda.皆様、
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum."Astea-s emoţiile rele: vulnerabilitatea, durerea, ruşinea, teama şi dezamăgirea. Nu mai vreau să le simt.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Ecco la vulnerabilità, il dolore, la vergogna, la paura, la delusione, non voglio provare questi sentimenti.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Haavoittuvuutta, surua, häpeää, pelkoa ja pettymystä. En halua tuntea näitä.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Här är sårbarhet, sorg, skam, rädsla, besvikelse, det vill jag inte känna.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Her er sårbarhed, her er sorg, her er skam, her er frygt, her er ærgrelse. Jeg vil ikke føle dem.
Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum.Ini yang rapuh, ini kesedihan, ini malu, ini takut, ini kekecewaan, saya tidak mau merasakan ini.