Ana içeriğe geç
Sözlük

kırık ile cümle

kırık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.osramočene so bile, ker so se zanašale nanje, prišle so do tja, in rdečica jih je oblila.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Pero son confundidos por haber confiado; cuando llegan a ellos, quedan defraudados
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Tetapi harapan mereka sia-sia di tepi kali yang tiada airnya
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Zastyděli se, že v nich doufali; nebo přišedše až k nim, oklamáni jsou.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Εψευσθησαν της ελπιδος αυτων ηλθον εκει και ενετραπησαν.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Излъгаха се в надеждата си; Дойдоха там и се посрамиха;
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.но остаются пристыженными в своей надежде; приходят туда и от стыда краснеют.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.בשו כי בטח באו עדיה ויחפרו׃
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.خزوا في ما كانوا مطمئنين. جاءوا اليها فخجلوا.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.他 們 因 失 了 盼 望 就 抱 愧 、 來 到 那 裡 便 蒙 羞
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.他 們因 失 了 盼望 就 抱愧 、 來到 那裡 便 蒙羞
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.Ať to jsou ořechy, vejce, úlomky skla nebo větve.
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.그것이 히코리 호두건, 계란이건, 유리 조각이던, 나무 가지이던
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.החל מאגוזי פקאן וביצי תרנגולות, חלקיקי זכוכית, ענפים.
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.من مكسرات أو بيض دجاج، كسر زجاج او فروع.
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.違いがなくなるのです
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Aku tak ingin mengecewakan orang tuaku.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Ik wil mijn ouders niet teleurstellen.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Je ne veux pas décevoir mes parents.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Não quero desiludir os meus pais.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Nechcem sklamať svojich rodičov.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Nechci zklamat své rodiče.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Nie chcę rozczarować moich rodziców!
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Nočem razočarati staršev.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Non voglio deludere i miei genitori.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Nu vreau să-mi dezamăgesc părinții.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.P: Não quero desiludir os meus pais.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Tôi không muốn làm cha mẹ thất vọng.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Yo no quiero defraudar a mis padres.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Δε θέλω να απογοητεύσω τους γονείς μου.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Я не хочу подвести своих родителей.
Ana-babamı düş kırıklığına uğratmak istemem.Я не хочу розчарувати батьків!
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Ale nie pasowały im też rowery naszych ojców, gdyż miały wielkie kierownice i były zbyt ciężkie.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Erano frustrati anche dalle bici dei padri, che avevano un grosso manubrio così, erano troppo pesanti.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.한 편으로는 여러분의 아버지들이 탔을 법한 이렇게 큰 핸들이 있는, 무거운 자전거에도 지쳐 있었습니다.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Mas também estavam frustrados com as bicicletas dos pais que tinham guiadores grandes e eram muito pesadas.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Nhưng cũng thất vọng với những chiếc xe đạp mà bố của bạn đã chạy, kiểu có tay lái lớn, và chúng quá nặng.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Pero también estaban frustrados con las bicis de sus papás, que tenían manubrios grandes y eran muy pesadas.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Писнало им било и от колелото, което татко кара онова с високото кормило, което много тежи
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.אבל הם נואשו גם מהאופניים שאביך רכב עליהם, עם הכידון הגדול, אשר היו כבדים מדי.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.و لكنها أيضا مُحبطة مقارنة بالدراجات التي ركبها أبوك و التي هي من النوع التي لها مقود مثل هذا و كانت ثقيلة جدا
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.重い自転車にも満足できなかった それで 大きな自転車からフレーム
An "," hayal kırıklığı "benden daha siyah - herkes için çok konum'당신이있다 "disappointedly,"나보다 더 블랙도 - 모두를 위해 당신은 그렇게도 아냐
An "," hayal kırıklığı "benden daha siyah - herkes için çok konumSebuah 'sana Anda itu, "kecewa," tidak lebih hitam daripada saya - untuk semua kau begitu
An "," hayal kırıklığı "benden daha siyah - herkes için çok konum"Siellä oli" disappointedly: "Ei enää mustia kuin minua - kaikkien olet niin temperamenttikko.
An "," hayal kırıklığı "benden daha siyah - herkes için çok konumyeller。"メアリーは、さらに彼女の怒りをコントロールしようとしなかった
An "," hayal kırıklığı "benden daha siyah - herkes için çok konum"יש לך היה", באכזבה, "אין שחור יותר ממני - עבור כל אתה כל כך
An "," hayal kırıklığı "benden daha siyah - herkes için çok konumو"كنت هناك كان" disappointedly "، ليس أكثر من السود لي -- عن كل ذلك كنت
Aptal. Seni görememenin yol açtığı hayal kırıklığı anneni ağlattı.Mẹ anh đã khóc vì mọi người không được gặp anh.
Aptal. Seni görememenin yol açtığı hayal kırıklığı anneni ağlattı.Razočaranje ne bi mogli veseli ima tvoja mama joka.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Así que sólo lo vamos a poner ahí también.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Essensreste sind kein Problem; wenn man zu wenig kocht ist das etwas enttäuschend.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Isso não está muito sujo, vamos misturar um pouco
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Niente di male se ne rimane un pò;ma cucinare poco è un pò deludente.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Quand vous n'en faites pas assez c'est un peu décevant; il n'y a cependant rien de mal avec des restes.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Tidak ada salahnya dengan sedikit sisa Namun bila anda memasak terlalu sedikit itu bisa menjadi permasalahan
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Няма проблем с остатъците, но когато е прекалено малко, е малко разочароващо.
Aslında, sizi uyarmam lazım, hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Çünkü aslında o kadar da çirkin bir şey değil.W sumie, wiecie co, muszę was ostrzec, bo będziecie zawiedzeni. bo, w sumie, nie jest taki ohydny.
Aslında, sizi uyarmam lazım, hayal kırıklığına uğrayacaksınız.De fapt ar trebui să vă avertizez, că veți fi dezamăgiți.
Aslında, sizi uyarmam lazım, hayal kırıklığına uğrayacaksınız.En fait, vous savez quoi, je dois vous avertir, vous allez être déçus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod