Ana içeriğe geç
Sözlük

kırık ile cümle

kırık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Danielle kırık bir müzik kutusunu Sayid'e gösterir ve Sayid de onu tamir edebileceğini söyler.Rousseau mu potom pokazuje razbijenu glazbenu kutiju, a on joj odgovara da bi je mogao popraviti.
Kemiklerin gevşemesiyle de kendi kendine birçok kırık meydana gelir.Veći se primjerci pri vađenju iz lonca sami raspadaju u više komada.
Bu iki blok, kırık düzlemi üzerinde birbirine nazaran hareket ederler.Ove dvije silnice djeluju interaktivno jedna na drugu pod različitim kutevima.
Günümüz Kırıkkale Karakeçili Yörüklerinin Aşiret Yapısı.Sistematizacija danas postojećih sisavaca.
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Sada se te čaše nalaze na sloju leda.
Amerika Birleşik Devletleri hakkında hayal kırıklığına uğradığını söylemiştir.Je zástancom vystúpenia USA z OSN.
Bu umutlar hayal kırıklığı ile sonuçlandı.Nádeje, ktoré do neho vložila, však boli sklamané.
Bu iki blok, kırık düzlemi üzerinde birbirine nazaran hareket ederler.Obidvaja musia veľmi rýchlo utekať pred týmto žacím strojom.
Özellikle Balkanlar konusunda düş kırıklığına uğramıştır.Do balkánskych krajín investuje najmä Taliansko.
Ankara Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksek Okulu'nu bitirdi.Koloman Brezány definitívne ukončil školu výrazne podhodnotený.
Bu geçici hayal kırıklığı, genç kızın moralini bozmadı.Nechcel totiž narušiť mentalitu mladého človeka.
Ancak sonuçlar tamamiyle hayal kırıklığı olmuştur.Výsledok bol pre nás úplne nečakaný.
Fakat fakir olmaktan ötürü de biraz hayal kırıklığı yaşar.Pre jeho chudobu ho však po čase opúšťa.
Kırıkkale Üniversitesi'nin bir bölümü buradadır.Sídli tu istá časť Univerzitnej knižnice.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.Drugi zgodovinski izrazi so med drugim »Breakheart vročica« in »la dengue«.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Ko je car Samuil videl oslepljene vojake svoje nekoč mogočne vojske, je od šoka umrl.
İlk uçuş zayıf motorlar yüzünden tam bir hayal kırıklığı olmuştur.Letalo je sprva imelo težave zaradi premajhne moči motorjev in prešibke strukture.
Metni kullanmak için izin istediğimde reddedilmiştim, bir hayal kırıklığıydı.To je bilo predstavljeno kot upiranje avtoriteti koncila in njegova zahteva je bila zavrnjena.
Kırık kalça ve yüzünde çizikler aynı zamanda morluklar da vardı.Tudi z zlomljenim nosom je bil obraz lep.
Çünkü hayranlarımı hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum." dedi.Dejala je: »Moj namen ni zapustiti mlajše oboževalce.
Kirikomi (切り込み): Kılıcın sırtındaki çentik.Glavni članek: Legenda o nožu v hrbet.
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.Muslimanska pustošenja so kristjanom vlila strah v kosti.
Neredeyse kırık burun.Obzor Zdrav Neg.
De Rossi büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu.Daxa razplet močno razočara.
Ancak, Son yıllarda Fransa'nın sonuçları biraz hayal kırıklığına yol açmıştır.Pastaraisiais metais, Prancūzijos rezultatai šiek tiek nuviliantys.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Kai caras Samuilas pamatė savo kadaise puikios armijos likučius mirė nuo šoko.
Neredeyse kırık burun.Nosies lūžiai.
Kirikou ve CadıPirmažandžiai ir žvyninukai
Ancak sonuç büyük bir hayal kırıklığı oldu.Vėliau buvo nusivylimų metas.
Nazmi Kırık, 1976'da Diyarbakır'da doğdu.Kitur nurodoma, kad gimė 1926 m. Kretingoje.
1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü.Tačiau 1936 m. nuvykęs į Sovietų Sąjunga smarkiai nusivylė tarybine tvarka.
Williams, kendisini seçen kişiler için hayal kırıklığı oldu.Nusivylusi mergina jų paklausė.
Bir önceki sezonun hayal kırıklığı oluşunun ardından, Heat geleceğe bakmak istedi.Atsižvelgiant į praėjusių sezonų rezultatus, ekipa su dideliais lūkesčiais žiūrėjo į 2009 m. sezoną.
De Rossi büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu.TSRS patyrė didžiulių nuostolių.
Sanırım sağ kolum kırık.Manau, kad mano dešinė ranka yra lūžusi.
Ayrıca Kepler’in hayal kırıklığı üzerine Galileo, Astronomia Nova hakkındaki hiçbir reaksiyonu yayınlamadı.Kepleri pettumuseks ei avaldanud Galilei mitte mingeid reaktsioone tema raamatule "Astronomia nova".
Dubinina ve Zolotarev’in kaburga kemikleri kırıktı ve Dubinina’nın dili, gözleri ve dudağı yoktu.Dubininal ja Zolotarjovil puudusid silmad, Dubininal oli ka puudu keel ja terve suu limaskest.
Peyton bir hayal kırıklığı daha yaşar.Peeri haarab veelgi suurem meeleheide.
Ancak, Son yıllarda Fransa'nın sonuçları biraz hayal kırıklığına yol açmıştır.Viimastel aastatel on Prantsusmaa tulemused jäänud tagasihoidlikeks.
Hayal kırıklığına uğrayarak eve döndü.Ta sõitis pettununa koju tagasi.
Başarılı iki sezonun ardından 1986-87 sezonu bir hayal kırıklığı oldu.Eriti masendav oli hooaeg 1986/87, kui saavutati ainult 12 võitu.
Fransız başbakan Georges Clemenceau büyük hayal kırıklığı yaşamıştı.Neid ideid toetas Prantsuse peaminister Georges Clemenceau.
Herzeleid, (eski Almancada "Kalp kırıklığı") Alman NDH-metal grubu Rammstein'ın ilk müzik albümüdür."Herzeleid" (saksa keeles: südamevalu) on saksa ansambli Rammstein esimene album.
1951 yılındaki dünya şampiyonluğu maçı Botvinnik için az kalsın büyük bir hayal kırıklığı olacaktı.2001. aasta Lahti maailmameistrivõistlused olid Kristinale suur pettumus.
Özellikle Balkanlar konusunda düş kırıklığına uğramıştır.See toode on eriti nõutav Baltimaades.
Bu durum babasını hayal kırıklığına uğratır.Sõjandus huvitas isa pettumuseks teda vähe.
O yüzden de hissettikleri duygu pişmanlık değil, hayal kırıklığıdır.Sellepärast kahetsus ei ole pelk tunne ega pelk hoiak.
Neredeyse kırık burun.Seal on Kärdu lõugas.
Videoda kırık cam olmamasına rağmen, katılımcılara videoda kırık cam görüp görmedikleri soruldu.Uurijad küsisid seejärel osalistelt, kas nad nägid purunenud klaasi teades, et videos polnud purunenud klaasi.
Tüm bunlar büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.See kõik tekitas aga palju vaenulikkust.
Yapay tırnaklar ve kırık tırnaklar mikroorganizmalar için bir yuva oluşturur.Tekivad krambid ning nahk omandab kahvatu tooni, kujunevad mikrotsirkulatsioonihäired.
Kirikou ve CadıKirik ja Teoloogia
Bir parmağında ise kırık tespit edildi ama o tıbbi bir yardıma gerek duymamıştı.Seliliasend on abitu asend, kuid muistne naine ei olnud abitu.
Çiftliğin diğer üyeleriyle hayal kırıklığına uğramadı. ^ Stress da Lupo- Film.itFilmis mängis teisigi Eesti avaliku elu tegelasi. Pikemalt artiklis Ärma talu#Ärma talu skandaal.
¦ (# 166;) Kırık dikey çubuk¦ (# 166;) Barra vertical cortada
¦ (# 166;) Kırık dikey çubuk¦ (#166;) Barra vertical discontinua
¦ (# 166;) Kırık dikey çubuk¦ (#166;) Barre verticale interrompue
¦ (# 166;) Kırık dikey çubuk¦ (# 166;) Brudt lodret linje
¦ (# 166;) Kırık dikey çubuk¦ (# 166;) Brutet vertikalstreck
¦ (# 166;) Kırık dikey çubuk¦ (#166;) Durchbrochener senkrechter Strich
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod