kınama ile cümle
kınama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doktorlar çifti kınamakta hatalıydılar.The doctors were wrong to condemn the couple.
Biri böyle bir kötü davranışı kınamalıdır.One must deplore such bad behavior.
Fransa Başbakanı Manuel Valls da saldırıya ilişkin kınama mesajı yayımladı.French Prime Minister Manuel Valls condemned the attack.
Çok sayıdaki Filistinli can kayıpları uluslararası kınamalar getirdi.The large number of Palestinian casualties provoked international condemnation.
Papaz Nathan'ın Kral Davut'u katillik ve zina ile suçlandırıp kınaması.Nathan the priest condemning King David for murder and adultery.
Matta İncili'nde ise İsa, kendisini ele verecek olanı kınamaktadır.It then describes Jesus as having been sent down by God to remove ignorance.
Bu kınamanın üzerinde, Rivlin, ölüm tehditleri aldı.After her speech, Cawiya received death threats.
Artık kınamalarla yetinilecek bir dönemi çoktan geçtik.'Tis now the time To punish past transgressions.
Bunun sonucu olarak resmi bir kınama cezası aldı.As a result, they received an official rebuke.
Talmud, Hezekiyel'in faizi kınaması üzerine odaklanır.The Talmud dwells on Ezekiel's condemnation of charging interest.
Ârifî'ye göre zâhidlerin kınamalarına aldanmamak gerekir.Repentance from sin must accompany baptism.
HSYK, Kayasu'ya 30 Mart 2000 tarihinde kınama cezası verdi.The division helped captured Danzig on 30 March.
Devamlı kınama.A continuous reprimand.
Anneciğim beni kınamaMother don't condemn me
Belediye başkan yardımcısından bir kınama mektubum var. Bunun bir etkisi olmalı, yani...That's gotta have some weight, so... fingers crossed.
İlginç, çünkü bu bir kınama değil.It's interesting, because it's not a condemnation.
Ve tersi, biri bana kınama mektubu atarsa -- her gün olan şey --And conversely, if somebody sends me hate mail -- which happens daily --
Bugün sizi kınama yok, Allah sizi bağışlar; O merhametlilerin merhametlisidir! dedi."There is no blame on you today," he said, "May God forgive you. He is the most merciful of all.
Siz de benim da'vetime koştunuz. O halde beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın!Neither can I help you nor can you give me help.
Dönüp birbirlerini kınamağa başladılar:Then they started blaming one another,
Dedi ki: "Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur. Sizi Allah bağışlasın."There is no blame on you today," he said, "May God forgive you.
Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın.So blame me not, but blame yourselves.
Şimdi birbirlerine karşı kendilerini kınamaya başladılar.Then they started blaming one another,
Şüphe yok ki dedi, ben, sizin yaptığınızdan nefret etmedeyim, onu kınamadayım.(Lot) said: "I am disgusted with your actions,"
Bir birlerine dönerek birbirlerini kınamaya başladılar.Then they started blaming one another,
Şimdi beni kınamayı bırakın da öz benliklerinizi kınayın.Neither can I help you nor can you give me help.
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.Then they started blaming one another,
(Yusuf) dedi ki: "Bugün sizi kınamak yok, Allah sizi affetsin!"There is no blame on you today," he said, "May God forgive you.
O halde beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın!Neither can I help you nor can you give me help.
Vezirin hanımı: “İşte, beni kınamanıza sebep olan genç!She said: "This is the one you blamed me for.
Dedi ki: "Bugün size kınama yoktur. ALLAH sizi affetsin."There is no blame on you today," he said, "May God forgive you.
Bundan dolayı beni kınamayın, yalnızca kendinizi kınayın.So blame me not, but blame yourselves.
Dedi ki: "Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur.He said, “There is no reproach on you, this day!
Dedi ki: "Bugün size kınama yoktur.He said, “There is no reproach on you, this day!
"Unuttuğum şeyden dolayı beni kınama; bu işimde bana güçlük çıkarma," dedi.Said Moosa, “Do not apprehend me upon my forgetting, and do not impose difficulty on me in my task.”
Kınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir.The way is only against those who ask leave of thee while they are rich.
Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar.That is the Grace of Allah which He bestows on whom He wills.
Allah yolunda savaşacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacaklar.That is the Grace of Allah which He bestows on whom He wills.
Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz!” deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.Verily, we have been Zalimun (wrong-doers, etc.)."
ALLAH yolunda cihad ederler, kınayanın kınamasından çekinmezler.That is the Grace of Allah which He bestows on whom He wills.
Bunlar Allah yolunda tüm gayretleriyle didinirler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar.They strive in the way of God, and do not fear the blame of the critic.
Hepsi bu. Şimdi beni kınamayı bırakın da öz benliklerinizi kınayın.So do not blame me, but blame yourselves.
Merivan Kadınlar Birliği bu hareketi kınamakta ve bunu kadına hakaret olarak görmektedir.The Women's Association of Marivan condemn this action and consider it an insult to women.
Tek yapmamız gereken kınamak.All we have to do is condemn .
Başka bir kınama zinciri daha.Another thread of condemnation.
Hırvat lider Sanader'e Facebook tutuklaması nedeniyle kınamaCroatia's Sanader denounced over Facebook detention
Iraklı Kürt liderlerden de kınama geldi.Condemnation also came from Iraqi Kurdish leaders.
ABD Büyükelçiliğine düzenlenen 28 Ekim saldırısını hepimiz kınamalıyız.All should condemn the [October 28th] attack on the US Embassy.
Devlet bu tür eylemleri incelemeli, kınamalı ve önlemeli." dedi.The state has to examine, condemn and to prevent these acts," stresses the LDP.
SC lideri Dodik, uluslararası kınamalara rağmen referandum planından vazgeçmiyorRS's Dodik sticks to referendum plan despite international condemnation
Açıklama, bazı Bulgar siyasiler tarafından kınamayla karşılandı.The statement was met with indignation from some Bulgarian politicians.
NATO ve AB Bakanlarından Kosova Şiddetine KınamaNATO, EU Ministers Condemn Kosovo Violence
Dünya Liderleri ve Uluslararası Örgütlerden İstanbul'daki Saldırılara KınamaWorld Leaders, International Organisations Condemn Istanbul Attacks
Bakan, süreci engelleyen herkesi kamuoyu önünde kınamakta tereddüt etmeyeceğini de sözlerine ekledi.He also said he would not hesitate to publicly condemn anyone obstructing the process.
Washington politikalarına yönelik sert kınamalar, NAM zirvelerine damgasını vuruyor.Loud denunciations of Washington policy are a staple of summits.
Öte yandan şiddet olayları uluslararası camiada da yeni kınamalara yol açtı.Meanwhile, the violence has provoked fresh international condemnation.
Kürt yanlısı Demokratik Toplum Partisi (DTP) de bir kınama mesajı yayınladı.The pro-Kurdish Democratic Society Party (DTP) also issued a condemnation.
Kirli siyasete her parti bulaşsa da, her biri bu uygulamayı kınamayı da biliyor.Even as each party engages in dirty politicking, each also comes forward to decry the practice.
Srebrenica'da olanları kınama gereği tartışma konusu edilmedi.The necessity to condemn what took place in Srebrenica was not disputed.
Rusya'nın Gürcü bölgelerini tanıması geniş çaplı kınamalara yol açtıRussian recognition of Georgian provinces prompts widespread condemnation