kını ile cümle
kını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kılıcın kınını yapma görevi hiç de kolay değildir.Miecz taki łatwo było ukryć.
Köy halkının yakınların da bulunan Kınık beldesinden göçtüğü bilinmektedir.Wśród ludzi niebędących znawcami panuje pogląd, że jest to rasa kota.
Ne var ki, Antonius'un Cicero'ya karşı olan kini azalmamıştı ve Cicero da kurban edildi.Antonius hat mot Cicero var emellertid okuvligt, och Cicero föll offer vid händelsen.
Kınık mahalleside üç köyün birleşmiş halidir.Dammarna ägs gemensamt av de tre grannländerna.
1906'da Kiniğin Kelime Kitabı (Cynic's Word Book) adıyla yayımlandı.Boken utgavs första gången 1906 med titeln The Cynic's Word Book.
Fakat "Acımasız Parlamento"'ya olan kini bitmemişti."Инцидент со "Слобідським краєм" не исчерпан".
Güneş ilahı olarak, Ahau ya da Kakmó Kinich olarak da tezahür eder.Propasti se rozdělují podle toho, jestli na jejich dno dopadá sluneční světlo (light hole), či nikoliv (aven).
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.În ciuda încercărilor lui Daniel la reconciliere, tatăl său a purtat pică până la moartea sa.
Birincisi ve başları: قنق Kınık "lardır.HIM sunt inițialele de la His Infernal Majesty (română Maiestatea sa Infernală).
Burası Yüreğir ve birlikte gelen Salur, Kınık ve Bayındır boylarının yurdudur.Ei sunt oglinda și avertismentul, vii, ale poporului care i-a zămislit.
Afşar veya Kınık boyundan olmaları muhtemeldir.Felbujtó és bűnsegéd bárki lehet.
2008 yılında Kınıklı kampüsündeki binasına taşınmış olan fakülte, bu tarihten beri hizmet vermektedir.Ez az épület 2008-ig a Veszprémi Közgazdasági Szakközépiskolának adott otthont, ma hasznosításra vár.
Sylvie Kinigi (d.Sylvie Kinigi (s.
"Hükümetimiz Paris'te aniden gerçekleşen vahşeti kınıyor.Asian johdosta Pariisissa nousi yleinen mellakka.
Bu sözleri kınıyorum.Nämä kiistävät väitteet.
Lisa'nın Stan'a karşı bir kini var.Lisa tuntee kaunaa Stania kohtaan.
Kınık 'Aziz, Değerli anlamına gelir.Άγιος σημαίνει αξιομνημόνευτος.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Παρά τις επίμονες προσπάθειες του Ντάνιελ για συμφιλίωση με τον πατέρα του, εκείνος δεν μαλάκωσε ποτέ.
Yine aynı ağaçtan elde edilen kinin maddesinin eş biçimlisidir (izomer).Buah dari pohon yang sama umumnya mempunyai ciri-ciri yang serupa.
Dünyâ kinin ihtiyacının % 90’ını Endonezya karşılamaktadır.Indonesia memasok 70% kebutuhan rotan dunia.
Ancak ormancıya kini gittikçe artar.Hutan bakau pun semakin meluas.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Mặc dù những nỗ lực hòa giải của Daniel, cha ông mang sự thù oán cho đến khi qua đời.
Selçuklular 24 Oğuz kabilesinden Kınık boyuna mensupturlar.Nay con cháu Họ Hà đang thờ cúng tại từ đường Chi 4 Hà tộc.
Kurtuluş Savaşında aşağı güllüce ve kınık mevkiinde şiddetli çatışmalar geçmiştir.Cô vô tình bị cuốn vào những cuộc chiến đẫm máu và tàn khốc nơi cung đình.
Köy halkının yakınların da bulunan Kınık beldesinden göçtüğü bilinmektedir.また大坂町奉行所などには「様者」(ためしのもの)という試し斬りを任される役職があったことが知られている。
Yine aynı ağaçtan elde edilen kinin maddesinin eş biçimlisidir (izomer).また木幡の回答も逸見と同じものであった。
Güneş ilahı olarak, Ahau ya da Kakmó Kinich olarak da tezahür eder.古事記には若日下(部)王(わかくさかべのみこと)或は波多毘能若郎女(はたびのわきいらつめ)とある。
Iaijutsu: Kılıcı kınından çekme ve kınına sokma sanatı.また剣の使い手であり剣先から邪気を放つこともできる。
Bu sözleri kınıyorum.あの発言には後悔してるよ。
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.虽然丹尼尔试图妥协,他父亲至死不愿和解。
O, kiri, kini, pisliği, kötülüğü sevmez.」帝得疏,不喜,降旨譙讓。
Büyükkışlalılar Oğuzlar'ın Kayı boyu'nun Kınık kolundan gelir.曾孙 诸葛显,诸葛攀的儿子。
Bu saldırıyı da en sert biçimde kınıyoruz.我们强烈谴责这一令人发指的袭击。
Kınık, Giresun ilinin Şebinkarahisar ilçesine bağlı bir köydür.託言防寇,檄知府兵分屯要害地。
İstanbul’da Cumartesi akşamı gerçekleşen acımasız katliamı lanetliyor, kınıyorum.在失乐园用幻术迷惑三月,却被识破。
Birincisi ve başları: قنق Kınık "lardır.此正為波濤,與其先驅者們。
10.Munïŋdey taŋïs kini kördi?다다모치계 혼다가(忠以系本多家) 제10대 당주.
Bu sözleri kınıyorum.본인은 이 발언을 부인했다.
Buna göre Yakasinek 81, Oğuz 126, Kınık 43 nüfusludur (Menteşe Oğlu Musa Oğulları oturur) denilmektedir.하였다.아우인 심익창에게 말로 전해주어 유언을 쓰게 하여 아들들을 훈칙(訓勅)하게 하고 7월 6일에 정침(正寢)에서 일생을 마치니 향년 43세였다.
Birincisi ve başları: "قنق Kınık"lardır.첫째는 웅간(熊囏)이라 하였고, 둘째는 웅운(熊惲)이라 하였다.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.למרות ניסיונותיו של דניאל להתפייס, שמר לו אביו טינה עד יום מותו.
"Hükümetimiz Paris'te aniden gerçekleşen vahşeti kınıyor.הצבא נקרא לדכא מהומות בפריז.
10.Munïŋdey taŋïs kini kördi?איסתומכא דליבא מאי אסותא?
Troyalılar kendisini en güzel tanrıça seçmedikleri için kini büyüktür.Bohyne chceli, aby vybral spomedzi nich najkrajšiu.
Ne var ki, Antonius'un Cicero'ya karşı olan kini azalmamıştı ve Cicero da kurban edildi.Tačiau Antonijaus neapykanta Ciceronui buvo nepajudinama ir Ciceronas tapo aplinkybių auka.
Bu saldırıyı da en sert biçimde kınıyoruz.Jis įsakė juos žiauriausiu būdu nužudyti.
Tarihte, 1530'lu yıllarda, Kınıközü olarak bir köy vardır.Ühes 1524. aasta kohtuprotokollis aga leiab küla olemasolu kinnitust.
"Hükümetimiz Paris'te aniden gerçekleşen vahşeti kınıyor.10. augustil puhkes Pariisis ülestõus, mis kukutas kuninga.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ach, meči Hospodinův, dokudž se nespokojíš? Navrať se do pošvy své, utiš se, a zastav se.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ack ve! Du HERRENS svärd, när skall du äntligen få ro, Drag dig tillbaka i din skida, vila dig och var stilla.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ah! épée de l`Éternel, quand te reposeras-tu? Rentre dans ton fourreau, Arrête, et sois tranquille! -
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ah espada do Senhor! até quando deixarás de repousar? volta para a tua bainha; descansa, e aquieta-te.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!,,Ah! Sabie a Domnului, cînd te vei odihni odată? Întoarce-te în teacă, opreşte-te şi fii liniştită!`` -
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Ah! spada del Signore, quando dunque ti concederai riposo? Rientra nel fodero, riposati e stà calma
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Beda, meč Hospodinov! Dokedy ešte sa neupokojíš? Navráť sa do svojej pošvy, utíš sa a umĺkni!
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Hỡi gươm của Ðức Giê-hô-va, còn bao lâu nữa mầy ý nghĩ? Hãy trở vào vỏ mầy, thôi đi, ở cho yên lặng.
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Hỡi gươm của Ðức_Giê - hô-va , còn bao_lâu nữa mầy ý_nghĩ ? Hãy trở vào vỏ mầy , thôi đi , ở cho yên_lặng .
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!여호와의 칼이여 네가 언제까지 쉬지 않겠느냐 네 집에 들어가서 가만히 쉴지어다
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!O du Schwert des HERRN, wann willst du doch aufhören? Fahre doch in deine Scheide und ruhe und sei still!
Ah, RABbin kılıcı! Yatışmana daha ne kadar zaman var? Dön kınına! Dur ve sessiz ol!Oh espada de Jehovah, ¿hasta cuándo no te aquietarás? Vuélvete a tu vaina, reposa y sosiégate