kılmak ile cümle
kılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Isıyah"ın birkaç amacı vardır: Yer Ruhlarını memnun kılmak.Fedtegreven har ét mål i livet – at tjene penge.
Kıbleye dönmek : Namazı kıbleye dönerek kılmak gerekir.Bønnen skal utføres qibla – dvs vendt mot Mekka.
Ekonomideki kalkınma sürdürülebilir ekonomi kavramını gerçekçi kılmaktadır.Økonomiforhandling vil si at en utfører en eller annen form for økonomirådgivning.
Namaz kılmak için abdest yerine bazı durumlarda teyemmüm (Arapça: تيمم) yapılabilir.Maka siapa saja dari umatku yang datang waktu shalat (di suatu tempat), maka hendaklah ia shalat (di sana)."
Bediüzzaman son arzusu olarak namaz kılmak ister.Sebab Wisnulah yang dapat mengabulkan permintaan mereka.
Bu da kentin içme sularını içilmez kılmaktadır.Tidaklah melewati danau kecuali meminumnya hingga habis.
Bunu mümkün kılmak için gerekli olan donanım ise geniş bantlı yüksek hızlı bir internet bağlantısıdır.Untuk mendapatkan frame rate yang tinggi, dibutuhkan koneksi internet yang tinggi kecepatannya.
Zikir de namaz kılmak, oruç tutmak vb. emirler gibi Allah'ın bir emridir.Ibadah seorang hamba dan kebutuhannya kepada Allah serta permintaannya kepada Allah dalam segala urusannya.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”Kamu telah menentang Allah dan terimalah kelak akibat tentanganmu kepada-Nya.
Yatak odasını karanlık ve sessiz kılmak gerekir.Khuyến nghị bố trí môi trường ngủ yên tĩnh, đủ tối và mát mẻ.
Burada erken tanı çok önemli kılmaktadır.まさに当時最先端の設計である。
Yine yüksek enlemlerde bulunması, ülkenin gündüz uzunluklarını oldukça çeşitli kılmaktadır.また「身延山坊跡録」でも日朗の開基、日元は2世とされている。
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.もちろん、それを見た者は幸福を得られる。
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.また、服御之物(みそつもの)、一(もはら)前(さき)に依りて授ける。
İHA'ları daha tercih edilir kılmaktadır.貴陽よりも栄える。
Kuroari rakibi yakalayarak hareketsiz kılmakta böylece Karasu’nun işini kolaylaştırmaktadır.ゆえにカラオケが絡むとハチベエの作戦に簡単に引っ掛ってしまう。
BV ile enfekte olmuş kişi ile cinsel ilişkiye girilmesi enfeksiyonun iletimini mümkün kılmaktadır.V型感染症 バジュラと接触した人間が感染する症状。
Kıbleye dönmek : Namazı kıbleye dönerek kılmak gerekir.これを遡行消去と呼ぶ。
(Şûrâ suresi:39) Biz ezilenleri yeryüzünde iktidar kılmak istiyoruz.峻卻去,疏請田歸黔國,徵收歸有司。
Burada erken tanı çok önemli kılmaktadır.從以前到現在都是民望深厚。
Bu vesileyle helikopter sanayiinde başlangıç için önemli bir adım atılması projeyi çok önemli kılmaktadır.这将是资本项目开放的一个非常重要的里程碑。
Beş rekat ile vitir namazını kılmak isteyen kılsın.則受五欲若受五欲。
Kıbleye dönmek : Namazı kıbleye dönerek kılmak gerekir.後召還都,拜(津)右護軍,典領辭訟。
Bu etkiler valf düzenlemesini(ayarlamasını kaçınılmaz kılmaktadır.’這是皋陶制定刑罰。
İç İşleri Bakanı Bernard Cazeneuve suçluları etkisiz kılmak için polise operasyon yetkisi verdi.内政部长伯纳德·卡泽纳夫呼吁警方采取行动消灭凶手。
İHA'ları daha tercih edilir kılmaktadır.행복한 부자 되기를 위한 핵심노하우를 더 쉽게!
Kıbleye dönmek : Namazı kıbleye dönerek kılmak gerekir.그 뒤 낙향하였으나 효종이 거듭 부름으로서 다시 조정에 출사하였다.
Beş vakit namaz kılmak ve oruç tutmak, onlar için olmazsa olmaz bir kuraldır.그런데 5식과 구생하는 혜(慧)는 이와 같은 공능이 없으니, 무분별(無分別)이기 때문이다.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor." mealindeki 33. ayetini okumasını anlatır.이것은 새로운 계약을 맺는 내 피이니 너희와 모든 이의 죄사함을 위하여 흘리는 피이니라.”라고 말한다.
Namaz kılmak için seccade istediler ve bazı üst düzey donanma görevlilerine sahte onur nişaneleri verdiler.그들은 새어머니와 결혼하는 것 역시도 비난하였고, 그러한 자를 자이잔 (dhaizan)이라 불렀다.
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.이 이전을 서진(西晉), 이후를 동진(東晉)이라고 한다.
Gereksinimin esneklik özelliği sabit oranda vergilemeye oranla onu daha cazip kılmaktadır.게다가 얼마나 그 요청에 응했는지(얼마나 열심히 자신의 생활 방식을 바꾸었는지)에 따라서도 더욱 상당한 차이가 있었다.
Biz böyle yapmıyoruz çünkü bu futbolu bu kadar popüler ve çekici kılmaktadır."אנחנו לא עושים זאת, וזה מה שהופך את הכדורגל למרתק ולפופולרי כל כך".
Bu da Kuzey Kutbu'nda bir istasyonun yapılmasını imkânsız kılmaktadır.Поради това не е практично построяването на постоянна станция на Северния полюс.
Özellikle şehirdeki önemli üniversitelerin varlığı, kenti eğitim adına önemli kılmaktadır.U gradu se nalazi nekoliko svjetski slavnih obrazovnih ustanova, osobito na području turizma.
(Şûrâ suresi:39) Biz ezilenleri yeryüzünde iktidar kılmak istiyoruz.Kao takve svrstavamo ih u nadsnažne nove.
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.Tko od srca bude htio dobro činiti, njemu će i dobro biti.
Bir kullanıcının birincil grubuna bağlı yönetilen tercihi zorunlu kılmak.Pirmenybė skiriama tiems procesams, kuriuos vykdyti naudotojas parinko pirmus.
Karikatürün gündelik olması bu ayrıntı düzeyinde çalışmayı olanaksız kılmaktaydı.Dramaturgo vaidmuo kasdieniniame gyvenime buvo parodyti tas neapčiuopiamas jėgas.
Yasa, kabilenin (consorteria) her üyesini diğer tüm üyeler için kefil olmasını zorunlu kılmaktaydı.Iga hõimu pealik pidi maksu oma hõimu liikmetelt sisse nõudma.
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.Teoses Kes kõlbab, seda kõneldakse.
Amaç dünyada tanrı iradesini hakim kılmaktır.Ühtlasi juhatab Jumal taevast kohut.
İknanın amacına ulaşmada kullandığı yöntem amaca doğru zorlamak yerine amacı ilgi çekici kılmaktır.Nad omistasid aktivatsiooni põhjuse aga silla asemel naisele, pannes ta atraktiivsemana tunduma.
Amacımız, araç gereçleri ihtiyacı olan herkes için ulaşılabilir kılmak.Der Punkt ist, dass wir Ausrüstung für jeden verfügbar machen, der sie benötigt.
Amacımız, araç gereçleri ihtiyacı olan herkes için ulaşılabilir kılmak.Muito pouco verdadeira colaboração realmente acontece, quando nós temos o sistema de patentes, e é do tipo:
Amacımız, araç gereçleri ihtiyacı olan herkes için ulaşılabilir kılmak.Muy poca verdadera colaboración realmente sucede, cuando tenemos el sistema de patentes, y es como:
Amacımız, araç gereçleri ihtiyacı olan herkes için ulaşılabilir kılmak.Pointa je v tom, že poskytujeme nástroje každému, kto ich potrebuje.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakAz cél az, hogy Önök is megnézhessék és átélhessék.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakHet is ons doel om het mogelijk te maken dat jullie van dit uitzicht kunnen genieten.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakIl nostro obiettivo è quello di farvi vedere quest'immagine in modo che ve la godiate
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmak우리의 목표는 여러분이 이 사진을 보고 진정으로 그것을 즐길 수 있게 하는 겁니다.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakNaším cílem je, abyste i vy mohli tento pohled zažít.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakNaszym celem było zrobienie tego zdjęcia, tak byście mogli je zobaczyć i podziwiać.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakNotre but, c'est de faire en sorte que vous puissiez avoir cette vue et vraiment en profiter.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakNuestra meta es hacer que puedan ver esta imagen y de verdad disfrutarlo.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakO nosso objectivo é que vocês possam ver esta fotografia e apreciá-la.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakScopul nostru este de a face astfel încât să puteţi vedea această imagine şi să vă bucurați cu adevărat.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakTavoitteenamme on että voisitte itse nauttia tästä näkymästä.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakUnser Ziel ist, dass Sie dieses Bild sehen und das richtig genießen können.
Amacımız bu resimdekileri görmekten zevk alınacak kılmakΣτόχος μας είναι να μπορείτε να δείτε αυτήν φωτογραφία και να την απολαμβάνετε.