kıldı ile cümle

kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Ao segundo chamou Efraim; porque disse: Deus me fez crescer na terra da minha aflição.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Den andern hieß er Ephraim; denn Gott, sprach er, hat mich lassen wachsen in dem Lande meines Elends.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Drugega pa je imenoval Efraima, kajti, reče, rodovitnega me je naredil Bog v deželi ponižanja mojega.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.E il secondo lo chiamò Efraim, «perché - disse - Dio mi ha reso fecondo nel paese della mia afflizione»
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Et il donna au second le nom d`Éphraïm, car, dit-il, Dieu m`a rendu fécond dans le pays de mon affliction.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Jméno pak druhého nazval Efraim, řka: Nebo dal mi Bůh zrůst v zemi trápení mého.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.차자의 이름을 에브라임이라 하였으니 하나님이 나로 나의 수고 한 땅에서 창성하게 하셨다 함이었더라
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Meno druhého nazval Efraim; lebo vraj Bôh mi dal, aby som sa rozplodil v zemi môjho trápenia.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Och åt den andre gav han namnet Efraim , »ty», sade han, »Gud har gjort mig fruktsam i mitt lidandes land».
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Og den anden gav han Navnet Efraim, thi han sagde: "Gud har givet mig Livsfrugt i min Elendigheds Land."
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.Το δε ονομα του δευτερου εκαλεσεν Εφραιμ διοτι ειπεν, Ο Θεος με ηυξησεν εν τη γη της θλιψεως μου.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.А втория наименува Ефрем++, защото си думаше : Бог ме направи плодовит в земята на страданието ми.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.А другому нарек имя: Ефрем, потому что говорил он Бог сделал меня плодовитым в земле страдания моего.
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.ואת שם השני קרא אפרים כי הפרני אלהים בארץ עניי׃
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.ودعا اسم الثاني افرايم قائلا لان الله جعلني مثمرا في ارض مذلّتي
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.他 給 次 子 起 名 叫 以 法 蓮 、 〔 就 是 使 之 昌 盛 的 意 思 〕 因 為 他 說 、 神 使 我 在 受 苦 的 地 方 昌 盛
‹‹Tanrı sıkıntı çektiğim ülkede beni verimli kıldı›› diyerek ikinci oğlunun adını Efrayim koydu.他 給 次子 起名 叫 以法蓮 、 〔 就 是 使之 昌盛 的 意思 〕 因 為他說 、 神 使 我 在 受苦 的 地方 昌盛
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.A nám to umožnilo chopit se našeho plánu.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Dan sebenarnya, hal itu membuka kemungkinan bagi kami untuk menjalankan rencana ini.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Dat maakte het voor ons feitelijk mogelijk om het plan uit te voeren.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Điều đó thực ra đã tạo điều kiện cho chúng tôi theo đuổi kế hoạch này.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.És ez tette valójában lehetővé, hogy mi megvalósítsuk ezt a tervet.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Et c'est ce qui a nous permis, en fait, de nous engager dans ce plan.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Fu ciò che rese possibile, per noi, portare avanti il piano.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.I to tak naprawdę umożliwiło nam realizację tego planu.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.그리고 사실 아버지의 죽음은 저희로 하여금 이 기회를 놓치지않게 했습니다.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Og det gjorde det faktisk muligt for os at iværksætte denne plan.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Şi a fost posibil ca noi sǎ ne punem în aplicare planul
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.To nám umožnilo postupovať podľa nášho plánu.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Und das machte es für uns tatsächlich möglich, jenen Plan in Angriff zu nehmen.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Y, de hecho, esto hizo posible que cumpliéramos el plan.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Και έτσι μπορέσαμε στην ουσία να ακολουθήσουμε αυτό το σχέδιο.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Всъщност това ни даде възможност да изпълним плана си.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.И благодаря этому стало возможным осуществить наш план.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.І, по правді, завдяки цьому стало можливо здійснити наш план.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.ולמעשה, אז היה אפשרי בשבילנו להוציא את התכנית הזו לפועל.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.وذلك جعل من المستحيل، لنا أن نأخذ خطته.
Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.可能になったのです クメールルージュは私たちを
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Było to dobre, śliczne i pozwoliło nam zejść głębiej i odkryć nowe gatunki.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Funzionava ed era bello, e ci permise di andare giù e trovare nuove specie.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Il était beau et élégant, et nous a permis de descendre et de trouver de nouvelles espèces.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.괜찮아 보였어요. 잠수해서 새로운 종을 발견하는 데에도 도움을 주었고요.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Prima gerei. We konden beneden nieuwe soorten gaan zoeken.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Şi a fost bine şi frumos, ne-a permis să coborâm şi să găsim specii noi.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Và nó ổn và kì diệu và nó cho phép lặn sâu để tìm sinh vật mới
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Y fue muy bueno y nos permitió bajar y encontrar especies nuevas.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Κι ήταν μια χαρά και μας επέτρεπε να πάμε εκεί κάτω να βρούμε νέα είδη.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Беше чудесно, превъзходно и ни позволяваше да слизаме долу и да откриваме нови видове.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.Все это было здорово и круто, И позволило нам нырнуть глубже в наших поисках новых видов животных.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.І все це було чудово і круто, і дозволило нам пірнути глибше, знайти нові види.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.וזה היה בסדר גמור זה נתן לנו את האפשרות לרדת ולמצוא מינים חדשים.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.وهو جيد ومن الطراز الأول، ولقد سمح لنا أن نذهب إلى الأسفل والبحث عن أنواع جديدة.
Ve mükemmeldi, bizim aşağı gitmemizi ve yeni türler bulmamızı olanaklı kıldı.深くもぐり 新種を発見することができました これは水深約90メートルで 新種の魚を捕まえた写真です
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.Asta a făcut gimnaziul super distractiv.
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.Eso hizo la secundaria más divertida.
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.Et ça a rendu l'école primaire plus drôle.
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.그게 중학교를 더 재미있게 만들었어요.
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.To jeszcze bardziej urozmaiciło mi życie w gimnazjum.
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.И от этого в средней школе было ещё веселее.
Ve ortaokul yıllarımı öncesinden de eğlenceli kıldı.וזה עשה את החטיבה כיפית יותר.

İlgili Sayfalar