kıldı ile cümle
kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Ar trebui numită materie invizibilă, dar noi am făcut-o vizibilă.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Devia chamar-se matéria invisível que nós tornamos visível.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Dovrebbe essere chiamata materia invisibile, anche se qui l'abbiamo resa visibile.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Es sollte besser unsichtbare Materie heißen, aber die dunkle Materie haben wir sichtbar gemacht.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Het zou onzichtbare materie genoemd moeten worden. maar de donkere materie hebben we zichtbaar gemaakt.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Igazából láthatatlan anyagnak kéne hívni, nem pedig láthatóvá tett sötét anyagnak.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.눈에 보이지 않는 물질이라고 불러야만 합니다만 마치 우리들 눈에 보이는 것처럼 나타낸 것입니다.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.On devrait l'appeler matière invisible, mais c'est la matière sombre que nous avons rendu visible.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Powinna być nazwana niewidzialną materią, a nie uwidocznioną ciemną materią.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Se debería llamar materia invisible, pero la materia oscura la hemos hecho visible.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Θα έπρεπε να ονομάζετε αόρατη ύλη, αλλά την σκοτεινή ύλη την κάναμε ορατή.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Би трябвало да се нарича невидима материя, но тъмната материя е превърната от нас във видима.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Ее следует называть невидимой материей, но мы ее сделали видимой.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.Мали б назвати її невидимою матерією, але ми зробили темну матерію видимою.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.צריך לקרוא לו חומר בלתי-נראה, אבל את החומר השחור הפכנו לנראה.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.ويجب ان تسمى بالمادة الخفية، وحولنا هذه المادة المخفية الى مادة مرئية.
Aslında görünmez madde demek gerekir ancak biz karanlık maddeyi görünür kıldık.私たちが目に見えるようにしたのです 黄色の部分は
Aslında seri üretim bir çok ürünü kolayca ulaşılabilir kıldı.Στην πραγματικότητα, η μαζική παραγωγή έκανε πολλά προϊόντα ευρέως διαθέσιμα.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Bankárok és a paraziták jóval többen, mint mi
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Bankierzy i ich pasożyty liczebnie nas znacznie przewyższali ale ich pycha osłabiała ich.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Les banquiers et leurs parasites étaient largement plus nombreux que nous
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.The Fed, og bankerne var havde større hær, men deres selvsikkerhed gjorde dem svage.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Η τραπεζίτες και τα παράσιτα τους ήταν περισσότεροι αλλά η ύβρις τους, τους έκανε αδύναμους --
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Банкерите и техните паразити сериозно ни превъзхождали, но тяхната надменност ги правила слаби.
Başarılı bir kemancı olabilmenin üzerimde oluşturduğu baskıdan beni özgür kıldı.Het bevrijdde mij van de druk een succesvolle violiste te willen worden.
Başarılı bir kemancı olabilmenin üzerimde oluşturduğu baskıdan beni özgür kıldı.성공적인 바이올리니스트가 돼야 한다는 압력에서 저를 풀어 주었습니다.
Başarılı bir kemancı olabilmenin üzerimde oluşturduğu baskıdan beni özgür kıldı.Mudou totalmente a minha perspetiva da vida e libertou-me da pressão de me tornar numa violinista de sucesso.
Başarılı bir kemancı olabilmenin üzerimde oluşturduğu baskıdan beni özgür kıldı.וושיחררה אותי מן הלחץ להפוך לכנרת מצליחה.
Başarılı bir kemancı olabilmenin üzerimde oluşturduğu baskıdan beni özgür kıldı.というプレッシャーから解放されました あなたは 独りぼっちかのように感じていますか?
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı.Đối với tôi, cứu dỗi một mảnh đời cô độc đã minh chứng hoàn toàn cho Ushahidi.
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı.Para mí, el salvar una sola vida ha validado Ushahidi por completo.
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı.Per me, salvare una sola vita umana ha dato valore a Ushahidi.
Benim için, bir hayat bile kurtarmak, Ushahidi'yi tümüyle geçerli kıldı. Tamamiyle memnunum.Pour moi, sauver une seule vie a validé Ushahidi en totalité se qui a fait toute la différence.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(91:11) а мой рог Ты возносишь, как рог единорога, и я умащен свежимелеем;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(92:11) Et tu me donnes la force du buffle; Je suis arrosé avec une huile fraîche.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Aber mein Horn wird erhöht werden wie eines Einhorns, und ich werde gesalbt mit frischem Öl.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Dar mie, Tu-mi dai puterea bivolului, şi m'ai stropit cu untdelemn proaspăt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Du har løftet mit Horn som Vildoksens, kvæget mig med den friskeste Olie;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ecco, i tuoi nemici, o Signore, ecco, i tuoi nemici periranno, saranno dispersi tutti i malfattori
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Engkau membuat aku sekuat banteng liar, dan memberkati aku dengan kebahagiaan
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.For se, dine fiender, Herre, for se, dine fiender forgår; alle de som gjør urett, blir adspredt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Kijk, HERE, Uw vijanden zullen vernietigd worden. Alle zondaars zullen worden verspreid over de aarde.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.그러나 주께서 내 뿔을 들소의 뿔같이 높이셨으며 내게 신선한 기름으로 부으셨나이다
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Mas tens exaltado o meu poder, como o do boi selvagem; fui ungido com óleo fresco.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò tót; Tôi được xức bằng dầu mới.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng_Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò_tót ; Tôi được xức bằng dầu mới .
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Pero tú enaltecerás mi poder como el de un toro salvaje, y sobre mí verterás aceite fresco
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Rog moj pa povzdigneš kakor samorogov, maziljen bodem s presnim oljem.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.rt ímé, a te ellenségeid elvesznek, [és ]elszélednek mind a hamisság cselekedõk!
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ty se, dina fiender, HERRE, se, dina fiender förgås, alla ogärningsmännen bliva förströdda.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Αλλα συ θελεις υψωσει ως του μονοκερωτος το κερας μου εγω θελω χρισθη με νεον ελαιον
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Но моя рог Ти ще въздигнеш като рог на дивия вол; Аз ще бъда помазан с прясно миро;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.ותרם כראים קרני בלתי בשמן רענן׃
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.وتنصب مثل البقر الوحشي قرني. تدهنت بزيت طري.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻 高 舉 了 我 的 角 、 如 野 牛 的 角 . 我 是 被 新 油 膏 了 的
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻高舉 了 我 的 角 、 如 野牛 的 角 . 我 是 被 新 油膏 了 的
Birçok kan naklinden sonra, hayatta kaldım ve bu beni özel kıldı.A o mnoho krevních transfúzí později jsem žil a díky tomu jsem jedinečný.
Birçok kan naklinden sonra, hayatta kaldım ve bu beni özel kıldı.A o veľa transfúzii krvi neskôr, žil som a to ma urobilo špeciálnym.
Birçok kan naklinden sonra, hayatta kaldım ve bu beni özel kıldı.Dan setelah banyak transfusi darah, saya berhasil hidup, dan itu membuat saya istimewa.
Birçok kan naklinden sonra, hayatta kaldım ve bu beni özel kıldı.E dopo molte trasfusioni, ce l'ho fatta, e questo mi ha reso speciale.