kıldı ile cümle
kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi.당신께 의탁하는 저희를 위하여 빌어 주소서.”라는 문장이 나타났다.
12 yaşına kadar futbol ile tenis oynamayı sürdürdü, daha sonra sadece tenise yoğunlaşmakta karar kıldı.그는 테니스 선수가 되기로 결정했던 12세 전까지는 축구 또한 함께 배웠다.
1 Aralık - Hitler 10 - 18 yaş arası bütün erkeklerin Hitler Gençliği'ne girmesini zorunlu kıldı.12월 1일 : 히틀러가 10세-18세의 남성이 가입하는 히틀러 유겐트를 창설한다.
En sonunda "T" aletinde karar kıldı.לבסוף, החליטה הוצאת "ג.
Bu yüksek hızdaki bir bandı normal hızlarda yürütmeyi mümkün kıldı.מפתח זה מאפשר לשדר במהירויות גבוהות במיוחד.
Muhammed hayatı boyunca namazları kendisi kıldırmış, dört halife de bir zorunluluk olmadıkça buna uymuşlardır.האר"י הפליג בשבח תפילה זו, ובהשפעתו התקבלה אמירתה לאחר שלוש התפילות.
Mihrabının yakınında Peygamber'in namaz kıldığı yer belirgin hale getirildi.Него пророкът възкресил от мъртвите със силна молитва към Бога (3Царст.
Şüphe yok ki Allah, kıyamete kadar bunu muhakkak haram kıldı.За да ги накаже, Аллах им изпратил суша.
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.Изобретяването на телефона става възможно благодарение на усъвършенстването на електрическия телеграф.
Bu da 470 gemili Fransız donanmasının bir kısmının kullanılabilmesine imkan kıldı.В операцията се включват само част от 470-те бойни кораба.
"Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Сътворението на Адам като цяло се смята, че изобразява откъса "И Бог създаде човека по Своя образ."
Hak ve adaleti hâkim kıldı.Pravda njegova i dostojantvo njegovo od njega samog dolaze.
Mihrabının yakınında Peygamber'in namaz kıldığı yer belirgin hale getirildi.To je bilo i jedino hodočašće koje je Prorok obavio u svom životu, a naziva se Oproštajni hadž .
Yaptığı gözlemler ve araştırmalar sonucu vestibüler organ hastalıklarının cerrahi tedavisini mümkün kıldı.Jeho jazvy a spomienky evidujú tvoju schopnosť prežitia.
Fakat Simonon gitar çalmayı bir türlü öğrenemeyince basgitarda karar kıldılar.Čeprav ni imel pojma o igranju bas kitare, je povabilo sprejel.
12 yaşına kadar futbol ile tenis oynamayı sürdürdü, daha sonra sadece tenise yoğunlaşmakta karar kıldı.Jis žaidė futbolą iki 12 metų, bet vėliau nusprendė koncentruotis tik į tenisą.
Sonradan voleybolda karar kıldı.Vėliau atsikėlė valungbai.
Onun etkisiyle fizikte karar kıldı.Vaatamata sellele otsustas ta süüvida füüsikasse.
Bu imtiyaz İzmir'de demiryolu sanayisini hızlıca hakim kıldı.Jaapanisse tulnud budismi võttis õukond kiiresti omaks.
Adalar zaman içinde olgunlaştıkça biz de onları neyin bu kadar özel kıldığını daha iyi anlıyoruzA stejně jak ostrovy časem dozrávají, uzrálo i naše porozumění jejich výjimečnosti.
Adalar zaman içinde olgunlaştıkça biz de onları neyin bu kadar özel kıldığını daha iyi anlıyoruz'Οπως τα νησιά ωριμάζουν με το χρόνο... το ίδιο και η αντίληψή μας για το τι τα κάνει ξεχωριστά.
Adalar zaman içinde olgunlaştıkça biz de onları neyin bu kadar özel kıldığını daha iyi anlıyoruzА вместе с ними неизменным останется и представление о том, что делает эти места такими необычными.
Adalar zaman içinde olgunlaştıkça biz de onları neyin bu kadar özel kıldığını daha iyi anlıyoruzבדיוק כמו שהאיים ,מתפתחים עם הזמן כך גם הבנתנו על מה .הופך אותם לכל-כך מיוחדים
Adalar zaman içinde olgunlaştıkça biz de onları neyin bu kadar özel kıldığını daha iyi anlıyoruzكما الجزر تنضج خلال الوقت , كذلك فهمنا حول ما الذي يجعلهم خاصّون
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Detta är stycket om Adams släkt. När Gud skapade människor, gjorde han dem lika Gud.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Dette er Adams Slægtebog. Dengang Gud skabte Mennesket, gjorde han det i Guds Billede;
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Dette er boken om Adams ætt: På den dag Gud skapte mennesket, skapte han det i Guds lignelse.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Este é o livro das gerações de Adão. No dia em que Deus criou o homem, � semelhança de Deus o fez.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Éste es el libro de los descendientes de Adán: Cuando Dios creó al hombre, lo hizo a semejanza de Dios
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Ez az Ádám nemzetségének könyve. A mely napon teremté Isten az embert, Isten hasonlatosságára teremté azt.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Hier volgt een lijst van de nakomelingen van Adam, de man die God schiep naar Zijn gelijkenis.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Iată cartea neamurilor lui Adam. În ziua cînd a făcut Dumnezeu pe om, l -a făcut după asemănarea lui Dumnezeu.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.아담 자손의 계보가 이러하니라 하나님이 사람을 창조하실 때에 하나님의 형상대로 지으시되
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Questo è il libro della genealogia di Adamo. Quando Dio creò l'uomo, lo fece a somiglianza di Dio
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Tämä on Aadamin sukuluettelo. Kun Jumala loi ihmisen, teki hän hänet Jumalan kaltaiseksi.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Tato jest kniha rodů Adamových. V ten den, v kterémž stvořil Bůh člověka, ku podobenství Božímu učinil ho.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Teć są księgi rodzajów Adamowych. W dzień, którego stworzył Bóg człowieka, na podobieństwo Boże uczynił go.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.To je knjiga rodov Adamovih. Tisti dan, ko je Bog ustvaril človeka, po svoji podobi ga je naredil;
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Toto je kniha rodov Adamových. V deň, v ktorý stvoril Bôh Adama, učinil ho na podobu Boha.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Voici le livre de la postérité d`Adam. Lorsque Dieu créa l`homme, il le fit à la ressemblance de Dieu.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Вот родословие Адама: когда Бог сотворил человека, по подобию Божию создал его,
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Ето списъкът§ на Адамовото потомство. В деня, когато Бог сътвори човека, Той го направи по Божие подобие;
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.זה ספר תולדת אדם ביום ברא אלהים אדם בדמות אלהים עשה אתו׃
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.هذا كتاب مواليد آدم. يوم خلق الله الانسان على شبه الله عمله
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.亞 當 的 後 代 、 記 在 下 面 。 當 神 造 人 的 日 子 、 是 照 著 自 己 的 樣 式 造 的
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.亞當 的 後代 、 記 在 下面 。 當神 造 人 的 日子 、 是 照著 自己 的 樣式 造 的
Allah beni özgür kıldıDieu m'a fait libre
Allah beni özgür kıldıNo puedes quitarme eso
Allah beni özgür kıldıБог сделал меня свободным
Allah beni özgür kıldıخلقني الله حراً
Allah'ın Şerefli kıldığı Şam-Dimaşk'ı boşalttılar,Hanno abbandonato Damasco
Allah'ın Şerefli kıldığı Şam-Dimaşk'ı boşalttılar,Siria. Dejaron a Damasco, a la ciudad honrada por Allah (swt), vacía y sin gobernador o Rey que la proteja.
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.E depois falar acerca do porquê, o que é que faz com que isto seja verdade?
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.Et ensuite argumenter sur ce qui fait que cela est vrai?
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.Och sedan vill jag prata om varför, vad är det som gör detta sant?
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.Omówię dowody na to twierdzenie.
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.Poi parlerò del perché questo è vero.
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.Şi apoi aş vrea să vorbesc despre ce face toată treaba asta adevărată?
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.Und dann möchte ich darüber sprechen, was genau die Wahrheit untermauert.
Ardından, bunu neyin doğru kıldığından söz edeceğim.Затем я расскажу, почему это в действительно правда.