kıldı ile cümle
kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burs çalışmalarıma devam etmemi mümkün kıldı.Bursa a făcut posibilă continuarea studiilor mele.
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.1941 – Németországban kötelezővé teszik a zsidóknak a sárga Dávid-csillag viselését.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.Ez utóbbi módszer azonban folyamatos átszervezéseket igényelt.
Bu güncelleme ayrıca, tüm hesaplarda varsayılan olarak SSL'yi etkin kıldı.Ez a frissítés tette alapértelmezetté az SSL-t az összes fiókhoz.
II. Beyazıd cenaze namazını kıldırdı ve kalan borçlarını ödedi.A megüresedett püspöki tisztségeket betöltetlenül hagyta, és a birtokok javadalmait megtartotta magának.
Bu iki buluş, tümüyle elektronik ilk televizyon sisteminin oluşturulmasını olanaklı kıldı.Sen optinen järjestelmä oli ensimmäisiä, digitaalisen valokuvakameran konstruktioita.
Cenaze namazı bizzat II. Bayezid tarafından kıldırılmıştır.Kustaa III luonnosteli omakätisesti Ehrensvärdin hautamuistomerkin.
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.Generaattorin kehittäminen mahdollisti sähköenergian teollisen tuoton.
Ancak yine de tatmin olmadı ve son olarak American Life adında karar kıldı.Όμως, δεν ήταν ικανοποιημένοι ούτε με αυτό το όνομα και οριστικοποιήθηκε ως "American Life".
Yaptığı gözlemler ve araştırmalar sonucu vestibüler organ hastalıklarının cerrahi tedavisini mümkün kıldı.Η έρευνά του κατάστησε δυνατή τη χειρουργική θεραπεία των παθήσεων του λαβυρίνθου.
Emmeline'in babasının ve kendisinin verdiği paralar Stieglitz'in çalışmadan yaşamasını olanaklı kıldı.Konens og hans forældres formuer gjorde det muligt for Stieglitz at leve uden at bekymre sig om underhold.
Muhammed hayatı boyunca namazları kendisi kıldırmış, dört halife de bir zorunluluk olmadıkça buna uymuşlardır.Muhammed vendte tilbage til Gud, og fik efter lang tids forhandling lov til kun at bede fem gange.
Ana madde: Namaz Namaz (Arapça: صلاة Salah) İslam'ın her inanana farz kıldığı bir ibadetdir.Iman (arabisk: إيمان) er et arabisk kvinnenavn og mannsnavn som betyr «tro».
1930'da Kurt Schumacher iki hareketin birbirlerinin varolmasını olanaklı kıldığını söylemiştir.I 1930 bemerket Kurt Schumacher at de to bevegelsene muliggjorde hverandre, et kjent utsagn i ettertid.
Fakat Fransa bu çabaları etkisiz kıldı.Franskmennene mislyktes i å utnytte suksessen sin.
Öğrenciliğinde hikâyeye yöneldiyse de şiirde karar kıldı.Mens han studerte der fikk han utgitt noen av sine dikt.
Bu hükümet, biriktirilen paranın balıkçılık ve tarımda yapılacak olan yeniliklere yatırılmasında karar kıldı.Fangene her fikk lov å tjene penger med å arbeide i jordbruk og fiske.
Hak ve adaleti hâkim kıldı.Disahihkan Al Hakim dan disepakati Adz-Dzahabi.
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.Amat buruklah iblis itu sebagai pengganti (dari Allah) bagi orang-orang yang zalim.
Ana madde: Namaz Namaz (Arapça: صلاة Salah) İslam'ın her inanana farz kıldığı bir ibadetdir.Tiap-tiap matanya sentiasa menangis kerana memohon rahmat bagi orang-orang mukmin yang berdosa.
Bir başka örnek, Kûfe Valisi Velîd bin Ukbe içkili hâldeyken birkaç defa namaz kıldırmıştı.Maka datangilah ia dan shalat di dalamnya, karena shalat di dalamnya seperti salat 1.000 rakaat di selainnya."
Beni, bulunduğum her yerde insanlara yararlı kıldı.Segala perkara dapat kutanggung di dalam Dia yang memberi kekuatan kepadaku.
Şüphe yok ki Allah, kıyamete kadar bunu muhakkak haram kıldı.Allah telah menetapkan hukuman untuk tindakan yang melanggar hukum-hukum-Nya.
Bir gün hâmile kaldığında çocuğunu tapınağa nezir kıldı.Saat itu ia ingin sekali menyampaikan perasaan hatinya kepada seorang anak laki-laki.
Desteklemek için bir aday arayan Otho yandaşları, Vespasian'da karar kıldılar.Những người ủng hộ của Otho, đã tìm kiếm ứng cử viên khác để hỗ trợ, và hướng đến Vespasianus.
II. Beyazıd cenaze namazını kıldırdı ve kalan borçlarını ödedi.Mộ Dung Phục Doãn chấp thuận, và yêu cầu phóng thích Mộ Dung Thuận.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.地上人(ちじょうびと) 地上界の人間。
Hak ve adaleti hâkim kıldı.自他共に認める正直者かつ律義者。
Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.また、漢中に糧食を蓄積させ、南鄭(漢中郡)には宮殿を築造させている。
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.祓い 呪受者から呪を取り除くこと。
Beni, bulunduğum her yerde insanlara yararlı kıldı.与えられた賞賜は全て部下に分配した。
Ve biz onları bizim emrimizle hidayet eden (doğru yola götüren) imâmlar kıldık.また各地の県長に軍を率いて東上させた。
(Hac: 27-28) Beden (dipnot)leri size Allah'ın işaretlerinden kıldık, sizler için onlarda bir hayır vardır.だがこの命令に従えば、アッラーは見事な報奨をあなたがたに与えよう。
Böylece Akşemseddin, fethin ilk Cuma namazını kıldırmış oldu.奉朝請を初任とし、侍御を兼ねた。
Namaz kıldı.祈祷為依也。
Saide gibi haniflerin namaz kıldığı bilinmektedir.知識を司る女神サラスヴァティーに対する祈りが捧げられる。
II. Beyazıd cenaze namazını kıldırdı ve kalan borçlarını ödedi.友人の劉之遴が葬儀を取りしきり、友人たちがかれの死を惜しんだ。
Cenazelerde, kişi Aleviyse alevi dedesi; Sünniyse hoca, cenaze namazını kıldırır.斉良を養子に迎えた際に養父の武厚も家斉から「斉」の偏諱を受けて斉厚に改名している。
Bu özellikler, 1980’lerin başındaki ev bilgisayarı “devrim” ini mümkün kıldı.1980年)などの家庭用コンピュータを世に出すことでその革命の担い手となった。
Onun etkisiyle fizikte karar kıldı.彼は彼女の肉体的魅力にほぼ負けた。
Bu bir farz-ı kifayedir ve biz de, Abbottabad'da öldürülen tüm şehitlerimiz için cenaze namazı kıldık." dedi.これは私等の重大な責任と深く御詫び申しあげて置く次第である」とも述べている。
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.この方法は交流電化から発展が見られた。
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.大地獄中受諸苦惱。
Hak ve adaleti hâkim kıldı.他在業內以秉公審案和耐心著稱。
1930'da Kurt Schumacher iki hareketin birbirlerinin varolmasını olanaklı kıldığını söylemiştir.1930年代,库尔特·舒马赫极好地评述了两种运动使彼此获得权力成为可能。
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.朕以其一時偏於所惡,姑宥之。
Biz onları ahiret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık.於我滅後當撰法眼使千年在世利益眾生。
Onu malikanesindeki her şeyden sorumlu kıldı.萬物都是藉著他受造。
Saide gibi haniflerin namaz kıldığı bilinmektedir.預定召喚的從者職階為Saber。
Eğer siz Ehli beyt'i peygambere eza kıldınızsa da Allah kıyamette bizimle sizin aranızda hâkim ve kafidir.先知的家屬啊!真主只欲消除你們的污穢,洗淨你們的罪惡。
En sonunda "T" aletinde karar kıldı.以「T」開頭的條目
Namaz kıldı.頓首奉詔。
Nuri İlker Kıldır (d.歐奈(オーナ,聲:末柄里惠) 第一卷登場。
Ülkenin bütün kısımlarındaki köylülerin çalışmaya katılımını zorunlu kıldı.各地农村的同志应当欢迎他们去。
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.1日:德国命令犹太人戴上黄色星星。
Tekel kurumu yasak kıldığından bu meslek tarihe karışmıştır.這是Comic Market準備會明文禁止的。
Her bir birey kendisi için yaşamı neyin değerli kıldığına ancak kendisi karar verebilir.換句話說,每個範數都能決定一個度量,而某個度量能決定一個範數。
Böylece Akşemseddin, fethin ilk Cuma namazını kıldırmış oldu.有一天,堇的前男友貞夫來電,並前來與堇重聚。
Don Nelson seri sonrası yaptığı açıklamada "Uzun süredir çok iyi oynuyoruz ama temel kıldı.돈 넬슨은 후에 말했다 " 우리는 정말 오랫동안 정말 훌륭히 경기해 왔습니다.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.납채(納采)는 대아찬(大阿飡) 지상(知常)이 하였다.