kıldı ile cümle
kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biz onları ahiret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık.وقال تعالى: وأورثنا القوم الذين كانوا يُستَضْعَفون مشارق الأرض ومغاربها التي باركنا فيها .
12 yaşına kadar futbol ile tenis oynamayı sürdürdü, daha sonra sadece tenise yoğunlaşmakta karar kıldı.لعب فيدرير كرة القدم حتى سن الثانية عشر، عندها قرر التركيز فقط على كرة المضرب.
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.فأنزل اللّه فيهما : " أَفَمَن كَانَ مُؤْمِنًا كَمَن كَانَ فَاسِقًا " ـ الآية .
Nûş(tatlı içecek) kıldı çünki ruhum şol şarabı aşkını Mest olup yitürdü kendin, baki ol sultândır.اشنهرت مايا يزبك باغنيتها "بكرا رح بتسافر" وباغنيتها الإيقاعية "حبيبي يا عيني".
Aynı camide namaz kıldık.مسالك الحنفا إلى مشارع الصلاة على النبي مصطفى صلى الله عليه وسلم .
Medine'de ilk cuma namazı kıldıranın da' o olduğu rivayet edilir.يقال: إنها أول امرأة أسلمت بعد خديجة، وكان النبي صَلَّى الله عليه وسلم يزورها ويَقِيلُ عندها.
Bir gün hâmile kaldığında çocuğunu tapınağa nezir kıldı.جاءها ابنها في المنام وقال إنه سعيد بزرع الجنينة!!
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.وفي حديث أبي موسى: إنما سميت بذلك لما كانوا يربطون على أرجلهم من الخرق من شدة الحر.
Referandum (halk oylaması) sonucunda halk şu şekilde karar kıldı.يحرر الفتاوى التي كتب الله قبولها عند الناس فاطمأنوا لها ولاختياراته الفقهية.
Cenaze namazı bizzat II. Bayezid tarafından kıldırılmıştır.جرت له جنازة عسكرية مع صلاة قادها البابا القبطي تواضروس الثاني.
Burada yanında bulunanlarla birlikte Cuma namazı kıldı ve hutbe okudu.دعوته لقومه بمثل دعوة الرسل، ونصيحته لهم أن يهجروا ما هم عليه من سوء، وإنذارهم بعاقبة ما هم عليه من شر.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.استلزم نمو الطائفة إجراء المزيد من التغييرات.
Ancak yine de tatmin olmadı ve son olarak American Life adında karar kıldı.Mesmo assim, ela não ficou satisfeita com o nome, e decidiu intitular o disco de American Life.
Çare yok, abdest alup namazı kıldık.A oração na fé bahá'í consiste de orações obrigatórias e devocionais (gerais).
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.Deve haver uma ressurreição tanto dos justos, como dos injustos.
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.1: A Alemanha obriga os judeus a usar a estrela amarela.
Cam çatılı tasarım binayı inşaat zamanında eşsiz kıldı.O teto envidraçado fez a construção ser única em seu tempo.
En sonunda "T" aletinde karar kıldı.Finalmente a leitura "T."
Işık üzerine vurduğu nesneleri görülebilir kıldığı gibi, fotoğraf oluşumunu da sağlar.Pelas imagens onde ele apareceu, ele também pode levantar.
Beni anneme itaatkâr kıldı.'Eu era bastante desobediente com a minha mãe.
Desteklemek için bir aday arayan Otho yandaşları, Vespasian'da karar kıldılar.Os partidários de Otão, procurando outro candidato ao trono ao que apoiar, decidiram-se por Vespasiano.
12 yaşına kadar futbol ile tenis oynamayı sürdürdü, daha sonra sadece tenise yoğunlaşmakta karar kıldı.Até os treze anos seguia a carreira de jogador de rugby, quando resolveu dedicar-se somente ao tênis.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.Er valt dan een gedeelte (eventueel in stukken) op Aarde.
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.En er werd gezegd: "Vervloekt zij het onrechtvaardige volk.
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde halife (temsilci) kıldık.Antwoord: Wij zijn op aarde om God te dienen en daardoor hier en in het hiernamaals gelukkig te zijn.
Hak ve adaleti hâkim kıldı.De Hoge Raad oordeelt dat redelijkheid en billijkheid (art.
Medine'de ilk cuma namazı kıldıranın da' o olduğu rivayet edilir.Voor dat het gebed begint dien je als moslim eerst de 'zakat' (aalmoes) te hebben voldaan.
Bu durum daha sonraki imparatorların mali reformlara girişmesini zorunlu kıldı.Later probeerden de hertogen de reformatie in te voeren.
Ana madde: Namaz Namaz (Arapça: صلاة Salah) İslam'ın her inanana farz kıldığı bir ibadetdir.En van aanvoerder van het gebed van de gelovigen.
Onu malikanesindeki her şeyden sorumlu kıldı.Lassen liet zijn gehele vermogen er aan na.
Şüphe yok ki Allah, kıyamete kadar bunu muhakkak haram kıldı.Halt!", dat tot overmaat van ramp werd verstaan als "Allah!
II. Beyazıd cenaze namazını kıldırdı ve kalan borçlarını ödedi.Herbaren II van Lede betrok het landgoed en liet de heerlijkheid van der Lede aan zijn broer.
Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun?Dlaczego zakazujesz sobie tego, co pozwolił ci Bóg, chcąc przypodobać się twoim żonom?
Şüphesiz biz onu, zalimler için bir bela kıldık.Jej specyfiką było to, iż (jak mówiono) często leczyła rannych.
Şüphe yok ki Allah, kıyamete kadar bunu muhakkak haram kıldı.Bóg uczynił to wyprowadzając świat z chaosu (porządkując pramaterię).
Saide gibi haniflerin namaz kıldığı bilinmektedir.W czasie modlitwy zaś pozostawał w odrętwieniu, jakby nieobecny.
Cenaze namazı bizzat II. Bayezid tarafından kıldırılmıştır.Cmentarz został założony w II poł.
12 yaşına kadar futbol ile tenis oynamayı sürdürdü, daha sonra sadece tenise yoğunlaşmakta karar kıldı.W dzieciństwie równolegle do piłki nożnej grał w tenisa, później zdecydował się skupić wyłącznie na futbolu.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.Decyzję tę motywowano koniecznością kontynuowania dotychczasowych reform.
Daha sonra grup elemanları isim değişikliğine giderek Stereopony adında karar kıldılar.Później członkowie zespołu zmienili nazwę na Stereophonics.
Papanın yetkili kıldığı Kalocsa başpiskoposu 13 Ocak 1173 tarihinde Béla'ya tac giydirdi.Drugi arcybiskup koronował Belę 13 stycznia 1173 roku.
İsa bin Meryem inecek ve Müslümanların emiri ona söyleyecek: "Namazımızı kıldır" O söyleyecek: "Hayr.Ordet Marana'ta! är arameiska och betyder ungefär "Du vår herre, kom!".
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.Han bidrog till telegraferingsteknikens utveckling.
1 Aralık - Hitler 10 - 18 yaş arası bütün erkeklerin Hitler Gençliği'ne girmesini zorunlu kıldı.1 грудня: Наказ всім чоловікам у віці від 10 до 18 років приєднуватися до Гітлер'югенду.
Saide gibi haniflerin namaz kıldığı bilinmektedir.Також відома як Господня молитва.
Bu terim aynı zamanda bazı ülkelerin alkol yasağını zorunlu kıldığı dönemleri isimlendirmek için kullanılır.Також даним терміном називають період в історії країни, упродовж якого діяла заборона на алкоголь.
Aynı yılın ekiminde yaşanan kısa süreli barış, yapılan görüşmeleri geçersiz kıldı.За умовами миру, укладеного того ж року, отримав волю.
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.Попри отримане громадянство Франції, як і всі євреї, вони були змушені носити жовту зірку.
Bu iki buluş, tümüyle elektronik ilk televizyon sisteminin oluşturulmasını olanaklı kıldı.Далі Зворикін зайнявся створенням повністю електронної телевізійної системи.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.Und Friede auf Erden! (1904, A mír na Zemi!, resp. Do země mandarínů).
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.Tam se radil s Mojžíšem a před návratem na zem dostal (nyní povinné) muslimské modlitby (viz Isra a Mi'rádž).
Şüphe yok ki Allah, kıyamete kadar bunu muhakkak haram kıldı.Jsoucí Bůh učinil z nejsoucího toho, který nebyl.
Sağlık ve koruma tedbirlerindeki gelişmeler bu şehirleri yaşama ve çalışma yönünden daha cazip kıldı.Zlepšení zdravotních a hygienických podmínek je pro život a práci učinilo atraktivnějšími.
Peygamber Muhammed'in ilk defa kıldığı Cuma namazı budur.Muslimové věří, že během této noci byl poprvé proroku Muhammadovi zjeven Korán.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.Tato nezávislost byla nutná pro vykonání potřebných reforem.
Beni anneme itaatkâr kıldı.Potetovala tě moje sestra?
Bu iki buluş, tümüyle elektronik ilk televizyon sisteminin oluşturulmasını olanaklı kıldı.Cei doi au văzut această oportunitate ca să își pornească propria companie software.
O kırmızı bir arabada karar kıldı.El s-a decis pentru o mașină roșie.
Onu mümkün kıldın.Tu l-ai făcut posibil.
Camide namaz kıldın mı hiç?V-ați ruga vreodată într-o moschee?