Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.Palpene (munnfølerne) var tynne og fem-leddete.
İnsan ruhu Yega olarak adlandırılır ve Yegalara öbür dünya için kılavuzluk etmek gerekir.Mennesket er av Skaperen kalt til å forvalte («ta opp i seg») jorden.
Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.遵循和枝的指示。
Bütün hayatı boyunca Gökbörü (Börteçine) kendisine kılavuzluk etmiştir.이로부터 지하신은 천상의 모든 묘법을 본받아 인세에 그것을 베풀었노라.
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."וכאשר עיוור אחד מוביל עיוור השני, הלא שניהם יפלו לבור?"
30 yaşın altındaysanız Ohjaamo hizmetinden danışmanlık ve kılavuzluk alabilirsiniz.Jos olet alle 30-vuotias, voit saada neuvoja ja ohjausta Ohjaamo-palvelusta.
30 yaşın altındaysanız Ohjaamo hizmetinden danışmanlık ve kılavuzluk alabilirsiniz.Om du är under 30 år, kan du få råd och handledning via tjänsten Navigatorn.
30 yaşın altındaysanız Ohjaamo hizmetinden danışmanlık ve kılavuzluk alabilirsiniz.Si es usted menor de 30 años podrá recibir asesoramiento del servicio Ohjaamo.
30 yaşın altındaysanız Ohjaamo hizmetinden danışmanlık ve kılavuzluk alabilirsiniz.Если вам меньше 30 лет, вы можете получить консультации и советы в службе Ohjaamo.
30 yaşın altındaysanız Ohjaamo hizmetinden danışmanlık ve kılavuzluk alabilirsiniz.إذا كان عمرك أقل من 30 سنة، فبإمكانك الحصول على الاستشارات والتوجيه من خدمة أوهيامو.
Aşağıdaki sorular UUIM’nin görevini ifa etmesinde kılavuzluk edebilir:Las cuestiones que siguen pueden orientar al OND en su tarea:
Aşağıdaki sorular UUIM’nin görevini ifa etmesinde kılavuzluk edebilir:Pour mener cette tâche à bien, l’OND peut s’inspirer des questions suivantes:
Beni izle. Sana Aracennet'te kılavuzluk edeceğim.Suis-moi, je vais te guider.
Beni izle. Sana Aracennet'te kılavuzluk edeceğim.Volg mij maar, ik leid je door de Midden-hemel.
Beni izle. Sana Aracennet'te kılavuzluk edeceğim.בוא אחרי, אני אדריך אותך .בתוך אמצע גן-עדן
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Deixai-os; são guias cegos; ora, se um cego guiar outro cego, ambos cairão no barranco.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Dejadlos. Son ciegos guías de ciegos. Pero si el ciego guía al ciego, ambos caerán en el hoyo
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Frågen icke efter dem. De äro blinda ledare; och om en blind leder en blind, så falla de båda i gropen.»
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Hagyjátok õket; vakoknak vak vezetõi õk: ha pedig vak vezeti a vakot, mind a ketten a verembe esnek.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Hãy để vậy : đó là những kẻ mù làm người dẫn đưa ; nếu kẻ mù dẫn đưa kẻ mù , thì cả hai sẽ cùng té xuống hố .
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Hãy để vậy: đó là những kẻ mù làm người dẫn đưa; nếu kẻ mù dẫn đưa kẻ mù, thì cả hai sẽ cùng té xuống hố.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››그냥 두어라 저희는 소경이되어 소경을 인도하는 자로다 만일 소경이 소경을 인도하면 둘이 다 구덩이에 빠지리라 하신대
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››La dem fare! de er blinde veiledere for blinde; men når en blind leder en blind, faller de begge i grøften.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lader dem fare, det er blinde Vejledere for blinde; men når en blind leder en blind, falde de begge i Graven."
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lăsaţi -i: sînt nişte călăuze oarbe; şi cînd un orb călăuzeşte pe un alt orb, vor cădea amîndoi în groapă.``
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechajte ich; sú slepými vodcami slepých. A keď slepý povedie slepého, obidvaja padnú do jamy.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechte jich, vůdcovéť jsou slepí slepých, a povede-li slepý slepého, oba v jámu upadnou.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Pustite jih! Oni so slepcem slepi vodniki. Če pa slepec slepca vodi, padeta oba v jamo.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Zaniechajcie ich; ślepi są wodzowie ślepych, a ślepy jeźliby ślepego prowadził, obadwa w dół wpadną.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Αφησατε αυτους ειναι οδηγοι τυφλοι τυφλων τυφλος δε τυφλον εαν οδηγη, αμφοτεροι εις βοθρον θελουσι πεσει.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Не вважайте на них: проводирі вони слїпі слїпих. А коли слїпий веде слїпого, обидва впадуть у яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Оставете ги; те са слепи водачи; а слепец слепеца ако води, и двамата ще паднат в ямата.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››оставьте их: они - слепые вожди слепых; а если слепой ведет слепого, то оба упадут в яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››הניחו אותם מנהלים עורים המה לעורים וכי יוליך עור את העור ונפלו שניהם בתוך הבור׃
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››اتركوهم. هم عميان قادة عميان. وان كان اعمى يقود اعمى يسقطان كلاهما في حفرة.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››任 憑 他 們 罷 . 他 們 是 瞎 眼 領 路 的 . 若 是 瞎 子 領 瞎 子 、 兩 個 人 都 要 掉 在 坑 裡
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››任憑 他 們罷 . 他 們是 瞎眼 領 路 的 . 若是 瞎子 領 瞎子 、 兩個 人 都 要 掉在 坑裡
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Asisten ini akan menganalisis informasi macet dan memandu anda selama proses pelaporan kutu.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Denne assistent vil analysere sammenbrudsinformationen og vejlede dig igennem fejlrapporteringsprocessen.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Deze assistent zal de crashinformatie analyseren en u leiden door het bugrapportageproces.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Dieser Assistent wird den Absturz analysieren und Sie durch den Meldevorgang führen.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Este asistente analizará la información del fallo y le guiará a través del proceso de reporte de errores.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Este assistente irá analisar a informação do estoiro e guiá- lo- á pelo processo de comunicação do erro.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Guiden analyserar kraschinformationen och leder dig genom felrapporteringsprocessen.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Tämä avustaja analysoi kaatumistiedot ja opastaa sinut vikailmoitusprosessin lävitse.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Ta pomočnik bo analiziral podatke o sesutju in vas vodil skoti postopek poročanja o napaki.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Ten asystent przeanalizuje informacje o awarii i przeprowadzi Cię przez proces raportowania błędów.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.Этот мастер проанализирует информацию о сбое и поможет вам составить сообщение об ошибке.
Bu yardımcı uygulama çökme bilgilerini analiz edecek ve hata raporlama sürecinde size kılavuzluk yapacaktır.המסייע ינתח את מידע הקריסה וידריך אותך בתהליך דיווח הבאג.
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?A povedal im aj podobenstvo: Či azda môže slepý viesť slepého? Či nepadnú obaja do jamy?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Disse loro anche una parabola: «Può forse un cieco guidare un altro cieco? Non cadranno tutt'e due in una buca
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Entonces les dijo una parábola: "¿Acaso puede un ciego guiar a otro ciego? ¿No caerán ambos en el hoyo
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?E propôs-lhes também uma parábola: Pode porventura um cego guiar outro cego? não cairão ambos no barranco?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Han framställde ock för dem denna liknelse: »Kan väl en blind leda en blind? Falla de icke då båda i gropen?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Hän sanoi heille myös vertauksen: "Eihän sokea voi sokeaa taluttaa? Eivätkö molemmat lankea kuoppaan?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Han sa også en lignelse til dem: Kan en blind lede en blind? kommer de ikke begge til å falle i grøften?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?I powiedział im podobieństwo: Izali może ślepy ślepego prowadzić? azaż nie obadwaj w dół wpadną?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?또 비유로 말씀하시되 소경이 소경을 인도할 수 있느냐 둘이 다 구덩이에 빠지지 아니하겠느냐
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Men han sagde dem også en Lignelse: "Mon en blind kan lede en blind? Ville de ikke begge falde i Graven?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Példabeszédet is monda nékik: Vajjon a vak vezetheti-é a világtalant? avagy nem mindketten a verembe esnek-é?