kılıyor ile cümle
kılıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca Macarlar, daha iyi sırhları sayesinde Osmanlı silahlarını kullanışsız kılıyordu.They also had better armor, often rendering the Ottoman weapons useless.
Bombalama sırasında 300 ila 400 polis öğle namazını kılıyorduAt the time of the bombing, between 300 and 400 police officials were offering their Zuhr prayers.
Köprübaşı, suyun Slovakya'ya çıkarılabilmesini mümkün kılıyor. [kaynak belirtilmeli]The bridgehead makes the extraction of water to Slovakia possible.[citation needed]
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Sie überredet ihn, das ganze Geschehen für einen Spaß zu erklären.
Bu da savaş arabalarını pahalı kılıyordu.Das machte die Wagen schwerer.
Ve bu sayede tul dairesini belirliyebilmeyi olası kılıyordu.So hätten sie ihren Standort genauer bestimmen können.
Farenin minimalist tasarımı, deneyimi kullanmayı çok rahat kılıyor.Die Mnemotechnik soll das Lernen erleichtern.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.Pour se venger, Andvari maudit l'anneau de telle façon qu'il apporte destruction à celui qui le possède.
Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum.On tente de trouver des solutions de tous types pour faire reculer la maladie.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Cree que que todo es divertido.
İki Svan kulesi ile köprü seyircileri 3 tribüne geçmelerini mümkün kılıyor.El puente con dos torres svanianes permite para espectadores a entrar a la Gradería 3.
Bazı yazarlar Cin ve tanrıları eşit kılıyorlardı ve onları sadece insanlarla olan ilişkilerinden ayırdılar.I farisei e gli scribi invece ingannano se stessi e si esibiscono come giusti davanti agli uomini.
İki Svan kulesi ile köprü seyircileri 3 tribüne geçmelerini mümkün kılıyor.Мост с двумя сванскими башнями позволят зрителям попасть на Трибуну 3.
Bu çoğunluk dünya yarış dizisi GP2 dâhil olmak üzere mümkün kılıyordur.Это позволяет принимать на ней большинство мировых гоночных серий, включая GP2.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Таким образом, он сделал всё это очень забавным.
Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum.И та случайно выпускает искусственных людей с помощью, которых они лечат людей от всех болезней.
Eş'ariliğin çıkışındaki ortam da bunun böyle olmasını zorunlu kılıyordu.Пржемысл Оттокар в итоге был вынужден бежать.
Aileye, geldiğin yere ve geçmişine dönüş... bu sizi güçlü kılıyor.Retornar à sua família e para onde você veio, e à sua história... é isso que lhe torna forte.
Bu üç nitelik seni benim gözümde eşsiz kılıyor.Esses pares ópticos são distinguíveis a olho nu.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Ele pergunta se todos se divertiram.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.De anarchie is overal, zij is ontembaar en ten slotte zal zij u verslaan en doden”.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Wszystko jest dla niego zabawą.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.Rywale uznają to za bezczelność i prowokują go do walki: pokonuje wszystkich, sam nie ponosząc żadnej krzywdy.
Sword of Islam: CK2'nin ilk büyük çaplı eklentisi müslüman hükümdarları oynanabilir kılıyor.W Crusader Kings II: Sword of Islam gracz może wcielić się w rolę przywódcy nad narodem muzułmańskim.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.Hans ritande blev hans revansch där han kunde driva med alla.
Bu çoğunluk dünya yarış dizisi GP2 dâhil olmak üzere mümkün kılıyordur.Це дозволяє приймати на ній більшість світових гоночних серій, включаючи GP2.
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.Журналіст виконує її прохання, а потім повертається до своєї квартири.
Ama kendi evimde başım açık da kılıyorum namazımı.Modlitba má a mé rozjímání.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Și totul pare atât de distractiv.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.Andorlaki elbujdosik; ettől kezdve csak a gyűlölet és a bosszúvágy élteti.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Ottelusta kehkeytyi kaikin puolin viihdyttävä.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Εξήγησε ότι είναι απλά ένα διασκεδαστικό κομμάτι.
İmparatorluğun geniş toprakları iki yönetici olmasını zorunlu kılıyordu.Længe var det kutyme, at kongen udpegede to borgmestre.
Bu da savaş arabalarını pahalı kılıyordu.Under krigen ble det også svært dyrt å kjøre lastebil.
Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum.Keris tersebut memiliki kekuatan untuk menghilangkan segala penyakit yang menyerang tanaman.
Bu üç sebep; refah, güvenlik ve kalkınmayı garanti edecek tek bir devlette birleşmeyi haklı kılıyor.Ba yếu tố này hợp lý trong một trạng thái duy nhất sẽ đảm bảo sự thịnh vượng, an ninh và phát triển.
Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum.Anh cũng ủng hộ nhiều tổ chức giúp đỡ mọi người chống lại căn bệnh ung thư.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.Hạo sai Tạ Vạn đi dẹp Tương, bị ông đánh bại.
Bunun Yanı sıra hayvanların ortaya çıkması bu eklentiyi değerli kılıyor.Loài vật này luôn xem việc đón chào thành viên mới là một sự kiện trọng đại.
Geriye kalan üç yarışta alınabilecek 30 puan, Hill'in şampiyonluğunu hâlen imkanlı kılıyordu.残り3戦全てでヒルが勝利した場合、30ポイントが加えられるため、ヒルにはまだタイトルの可能性が残されていた。
Ama kendi evimde başım açık da kılıyorum namazımı.そして心をつくしてその祈りを践み行おうと心がけよ。
Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum.あらゆる病魔の力を相殺する防護術。
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.義母の言いつけに従い、あくまで上原家に居座ろうとする。
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.后以母老告退,卒于家中。
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.”他说的都有指趣。
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.王莽大怒,将他免官。
Bunun Yanı sıra hayvanların ortaya çıkması bu eklentiyi değerli kılıyor.더욱 이상한 점은 그 의문의 사람은 동물을 데리고 온것 같았다.
Ama kendi evimde başım açık da kılıyorum namazımı.בבית כנסת זה נהוג נוסח אשכנז בתפילות.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.За да си отмъсти, Андвари проклина пръстена да носи унищожение на всеки, който го притежава.
107 mm Zis-6 silahı onu çok güçlü kılıyordu.За тази цел е избрано 107-mm оръдие ЗИС-6.
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Всичко това поражда незабравими забавни истории.
Anarşi her yerdedir; ki bu onu yenilmez kılıyor.Andvari je prokleo zlato koje će uništiti svakoga tko ga posjeduje.
Ama kendi evimde başım açık da kılıyorum namazımı.Kázanie z domu do domu sa tiež dostalo do popredia záujmu.
Bu çoğunluk dünya yarış dizisi GP2 dâhil olmak üzere mümkün kılıyordur.See annab võimaluse vastu võtta peamiselt kõige maailma võitlussõiduseeriad , kaasa arvatud GP2.
Ama bu bir soruyu kaçınılmaz kılıyor, neden hepimizin evinde birer tane yok?Aber dann stellt sich die Frage, warum wir nicht alle eines davon zu Hause haben?
Ama bu bir soruyu kaçınılmaz kılıyor, neden hepimizin evinde birer tane yok?Dar se ridică întrebarea: De ce nu are toată lumea una în casă?
Ama bu bir soruyu kaçınılmaz kılıyor, neden hepimizin evinde birer tane yok?De ezzel felmerül a kérdés, hogy miért nincs még mindnyájunknak ilyen otthon?
Ama bu bir soruyu kaçınılmaz kılıyor, neden hepimizin evinde birer tane yok?Dlaczego w takim razie nie mamy takiego urządzenia w domu?
Ama bu bir soruyu kaçınılmaz kılıyor, neden hepimizin evinde birer tane yok?그런데 또 이러한 질문을 남기죠 그렇다면 우리 집에는 왜 없는 걸까?
Ama bu bir soruyu kaçınılmaz kılıyor, neden hepimizin evinde birer tane yok?Maar dat roept de vraag op: waarom hebben we er niet allemaal een in huis?