Sen kime fasulye kılıklı cüce diyorsun?!Hvem kalder du bønnestang?
Sen kime fasulye kılıklı cüce diyorsun?!-Ketä haukut kirpuksi?
Sen kime fasulye kılıklı cüce diyorsun?!Kogo nazywasz małym smrodkiem?
Sen kime fasulye kılıklı cüce diyorsun?!¿Me estás llamando enano mequetrefe?
Sen kime fasulye kılıklı cüce diyorsun?!Vem är en böngrodd?
Sen kime fasulye kılıklı cüce diyorsun?!Ποιον είπες κοντοστούπη;
Sen kime fasulye kılıklı cüce diyorsun?!Кого это ты назвал бобом-недоростком?!
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Azután mentem Siriának és Ciliciának tartományaiba.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Daarna ging ik naar Syrië en Cilicië. En nog steeds wisten de christenen van Judea niet hoe ik er uitzag.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Därefter for jag till Syriens och Ciliciens bygder.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Darnach kam ich in die Länder Syrien und Zilizien.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Depois fui para as regiões da Síria e da Cilícia.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Derefter kom jeg til Syrias og Kilikias bygder.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Derefter kom jeg til Syriens og Kilikiens Egne.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Después fui a las regiones de Siria y de Cilicia
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.După aceea m'am dus în ţinuturile Siriei şi Ciliciei.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.J`allai ensuite dans les contrées de la Syrie et de la Cilicie.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.그 후에 내가 수리아와 길리기아 지방에 이르렀으나
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Potem sem prišel v kraje sirske in cilicijske.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Potom přišel jsem do krajin Syrských a Cilických.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Potom som prišiel do krajov Sýrie a Cilície.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Quindi andai nelle regioni della Siria e della Cilicia
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Sau lại , tôi đi qua các miền thuộc xứ Sy-ri và xứ Si-li-si ,
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Sau lại, tôi đi qua các miền thuộc xứ Sy-ri và xứ Si-li-si,
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Setelah itu saya pergi ke daerah-daerah di Siria dan Kilikia
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Sitten menin Syyrian ja Kilikian paikkakuntiin.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Zatemem przyszedł do krain Syryi i Cylicyi;
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Επειτα ηλθον εις τους τοπους της Συριας και της Κιλικιας.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.на които, ни за час не отстъпихме да им се покорим, за да пребъде с вас истината на благовестието.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.После сего отошел я в страны Сирии иКиликии.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Потім ходив я в сторони Сирські і Киликийські,
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.אחרי כן באתי אל גלילות סוריא וקיליקיא׃
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.وبعد ذلك جئت الى اقاليم سورية وكيليكية.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.以 後 我 到 了 敘 利 亞 和 基 利 家 境 內
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.以 後 我 到 了 敘利亞 和 基利 家境內
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.E attraversando la Siria e la Cilicia, dava nuova forza alle comunità
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.El a străbătut Siria şi Cilicia, întărind Bisericile.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.E passou pela Síria e Cilícia, fortalecendo as igrejas.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Er zog aber durch Syrien und Zilizien und stärkte die Gemeinden.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.És eljárá Siriát és Czilicziát, erõsítve a gyülekezeteket.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.I chodil po Syrii a Cilicii, potvrzuje církví.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Il parcourut la Syrie et la Cilicie, fortifiant les Églises.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.In hodil je po Siriji in Ciliciji in je utrjeval cerkve.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.I przechodził Syryję, i Cilicyję, utwierdzając zbory.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Ja hän vaelsi läpi Syyrian ja Kilikian vahvistaen seurakuntia.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.수리아와 길리기아로 다녀가며 교회들을 굳게 하니라
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Luego recorría Siria y Cilicia, fortaleciendo a las iglesias
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Men han rejste omkring i Syrien og Kilikien og styrkede Menighederne.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Mereka pun mengelilingi Siria dan Kilikia; di sana mereka menguatkan jemaat-jemaat
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Người trải qua xứ Sy-ri và xứ Si-li-si , làm cho các Hội_thánh được vững_bền .
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Người trải qua xứ Sy-ri và xứ Si-li-si, làm cho các Hội thánh được vững bền.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.och färdades genom Syrien och Cilicien och styrkte församlingarna.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Og han drog igjennem Syria og Kilikia og styrket menighetene.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Zij trokken door Syrië naar Cilicië. Onderweg sterkten zij de christengemeenten in hun geloof.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.Και διηρχετο την Συριαν και Κιλικιαν, επιστηριζων τας εκκλησιας.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.и проходил Сирию и Киликию, утверждая церкви.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.і проходив Сирию і Киликию, утверджаючи церкви.
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.ויעבר בסוריא ובקיליקיא ויחזק את הקהלות׃
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.فاجتاز في سورية وكيليكية يشدد الكنائس
Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.他 就 走 遍 敘 利 亞 、 基 利 家 、 堅 固 眾 教 會