kılıç ile cümle

kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak bazıları da kılıç kullanırlar.Gelegentlich trägt sie auch ein Schwert.
Sabah Kılıcı Sör Arthur Dayne’i bile mağlup etti.Sie wurde kurzzeitig durch die Sängerin Kim Davies ersetzt.
Aziz Ufuk Kılıç.Das verschworene Schwert.
Ve kılıcın sayadan çekilme hızı burada önemlidir.Dabei ist die Bewegung des Schwertes ausschlaggebend.
Ancak Mareşal kılıcı tutamayarak yere düşmesine sebep oldu.Dem Marschall entglitt das Schwert allerdings, sodass es auf den Boden fiel.
Bazı dahe deneyimli iaidocular keskin bir kılıç da kullanabilir (shinken).Der sehr erfahrene Übende kann später mit einem Shin-Ken („echtes Schwert“ mit scharfer Schneide) üben.
Ellerinde bir kılıç ve sabre tabanca kullanırlar.Sie hielt Buch und Schwert in den Händen.
Kaptan, elindeki kılıçla, kapıyı kıranları kovalar.Mit gezücktem Schwert verfolgte er die Schwestern.
Serhat Kılıç - Kamil Gündüz.Joyeuse – Schwert Karls des Großen.
Cecilio kılıcını çekmiştir.Es gelingt Clelia, ihm sein Schwert zu entreißen.
Ve Yamato kılıcının sahibidir.Das hölzerne Schwert der Samurai.
Tanrıçanın kutsamasıyla güçlendirilmiş Ianna Kılıcı'nı kullanarak kazanmak zor olmayacak.Keiner soll dieses Schwert herausziehen, außer mit der Hilfe Gottes.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Mit dem Schwert werdet ihr ihn nicht erhalten.
Bazı tımarlarda kılıç iki bin akçaya, hatta daha aza düşebiliyordu.Im Bereich der Schicht E2 bedeuten diese zugleich einen Hiatus von zwei Jahrzehntausenden oder gar mehr.
Kendisi kılıç eskrimcidir.Er ist eine Version des Pedang.
Temel silahları ışın kılıcıdır.Links Hauptwaffen sind Schild und Schwert.
Birleşen iki kırmızı ışın kılıcı kullanmaktadır.Er führte ein rotes Doppelklingen-Lichtschwert mit sich.
Çift kılıç taşımaya dayişo adı verilir.Zweischneidig werden Schwerter genannt, die beidseitig geschliffen sind.
Atlılar (Horsemen): Kılıç, Tatar Yayı ve Atmalık Bıçak kullanırlar.Nahkampf: Mit dem Schwert, Dolch oder vom Pferd herab.
Ve 2010 yılından beri Şefkat Tepe adlı dizide Mert Kılıç Üsteğmen Serdar Mert'i seslendirmektedir.Seit 2001 ist er in der ARD-Serie Um Himmels Willen der Herr Stolpe.
Bu sırada Gandalf gelerek Ulu Goblin'i kılıcı Glamdring ile öldürür.Mit dem Schwert erschlägt Gandalf den Großen Goblin.
On beş yaşında at binip kılıç kuşanmıştır.Mit 15 Jahren wurde Zandt Flakhelfer.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Der Mann zog sein Schwert und schlug ihr den Kopf ab.
Bu kılıç ve bıçaklar, düşman yaklaştığında mavi mavi parlardı.Die Handdecken und die Handschwingen sind blaugrün bis blau überhaucht.
Kılıç ustasıdır.Das Reichsschwert.
İyi bir savaşçı olduğu kılıç kullanmakta ve ok atmada usta olduğu bilinmektedir.Er soll eine sehr ernste und im Umgang mit dem Schwert talentierte Person gewesen sein.
Bu bölgenin ismi Kılıç Kıyısı dır.Wie heißt das Schwert?
Sultan Alparslan, Malazgirt Savaşı'nda hem kılıç hem de gürz kullanmıştır.Sonja stößt nach einem Schwertkampf Gedren und den Talisman in das Magma.
Heykelin sağ elindeki kılıcın ağırlığı 9 tondur.Das Schwert der Statue wiegt allein 14 Tonnen.
Romalılar bu kılıcın kendi savaş tanrıları Mars’a ait olduğunu düşünmekteydiler.So haben die Römer ihren Kriegsgott Mars dargestellt.
Kılıcı kullanabilmenin tek yolu budur.So muß denn das Schwert entscheiden.
İskelesinde bir kılıç balığı dalyanı vardır.An seiner Stuhllehne hängt ein Schwert.
Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır.In der linken Hand trägt sie ein Schwert.
Ayrıca çok iyi bir denge hissi bulunuyor ve 2 kılıç kullanıyor.Aber auch mit zwei Schwertern ist sie sehr begabt.
Bir kılıç darbesi elini ikiye bölmüştü.Einige scheinen in der zweiten Hand ein Schwert gehalten zu haben.
Kılıç yerine 2 yeşil Lightsaber kullanır.Dabei werden violette statt weiße Lichter bei dem Rangiersignal verwendet.
Eğer bıçağın yapısı çok zarar gördüyse kılıç kullanılmaz hâle gelmiştir.Ist dadurch die Form der Klinge stark beschädigt, so ist die Klinge verloren.
Onu kılıç darbeleriyle öldürmeye çalıştılar.Sie töteten ihn mit ihren Schwertern.
Bu dönemde birçok iyi kılıç imal edildi.Viele prunkvolle Häuser wurden in dieser Zeit erbaut.
İki adet ışın kılıcı bulunmaktadır.Es sind zwei Spindellamellen vorhanden.
Bir ulusu ele geçirmek ve egemenlik altına almak için iki yol var. Birisi kılıçla. Diğeri borçla.Il y a deux manières de conquérir et asservir une nation. L’une est par l’épée. L’autre par la dette.
Kılıç ateş özelliklerine sahiptir ve Ayano tarafından her zaman çağrılabilir.L'épée possède des propriétés du feu et peut être invoquée par Ayano n'importe quand.
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.Puis il tirait l'épée.
Kılıç balığının başlıca düşmanıdır.Son attaque principale est Escadron poissons.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Toujours garder son épée sur soi.
I. Kılıç Arslan'ın oğullarındandır.Il est le fils de Kılıç Arslan Ier.
Şövalyeler ise kızgınlıklarından kılıçlarını çekerek Tannhauser'e hücuma hazırlanırlar.Les chevaliers tirent l'épée pour sommairement exécuter Tannhäuser.
Kılıcı kullanabilmenin tek yolu budur.Ils sont les seuls à être autorisés à porter l'épée.
Bunun üzerine ellerinde kılıçlar ile kiliseye girdiler.Elle entre alors dans l'église avec les soldats, épées à la main.
Timer kılıçla öldürülebilir.Ils peuvent être tués uniquement avec une épée céleste.
Bu kılıçlar asla geri verilmedi.Ces échantillons n'ont jamais été récupérés.
Kılıç dansları dünya tarihi boyunca kaydedilir.Des chutes de neige record furent enregistrées dans le monde entier.
Kılıcı olmayan, abasını satıp bir kılıç alsın.’ dedi.”On lui remet une armure et une épée : Darandole.
Sonunda ikisi kılıçlarını çekerler ve Octavian Ochs'u kolundan hafifçe yaralar.Ochs est finalement obligé de dégainer son épée et Octavian le blesse au bras.
Kılıç kullanır.Utilise une épée.
Tensa Zangetsu'nun sıradışı bir uzun Japon kılıcı görünümü vardır.Un zanbatō est un sabre japonais extrêmement long.
Sabah Kılıcı Sör Arthur Dayne’i bile mağlup etti.La même année, elle reçut la médaille Sir John William Dawson.
Jack 'in kullandığı sihirli bir kılıç vardır ve Aku 'yu yok edebilecek tek şey odur.Grâce au sabre légué par son père, Jack est le seul être qui représente une menace pour Aku.
Çift kılıç taşımaya dayişo adı verilir.Il manie un duo d'épée sacrée.
Drakula, Xander'a kılıcını verir, ki onu Toru'yu öldürmek için kullanır ve Renee'nin ölümünün intikamını alır.Dracula tranche les membres de Toru et laisse à Alex le soin de le tuer pour se venger de la mort de Renée.

İlgili Sayfalar