kılıç ile cümle
kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ardından Penuel Kulesini yıkıp kent halkını kılıçtan geçirdi.وهدم برج فنوئيل وقتل رجال المدينة
Ardından Penuel Kulesini yıkıp kent halkını kılıçtan geçirdi.又 拆 了 毘 努 伊 勒 的 樓 、 殺 了 那 城 裡 的 人
Ardından Penuel Kulesini yıkıp kent halkını kılıçtan geçirdi.又 拆 了 毘努伊勒 的 樓 、 殺 了 那 城裡 的 人
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Agora, não pode recorrer aos seus dotes de espadachim.
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Ahora no puedes usar tu espada.
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Et voi käyttää miekkailutaitojasi.
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Koniec z wymachiwaniem mieczem.
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Nu kan du ikke bruge dine sværdkunster.
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Nu kan du inte använda dina svärdskonster.
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Ora non potrai più usare le tue qualità di spadaccino.
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Τώρα δεν θα ασκήσεις την περίτεχνη ξιφομαχία σου!
Artık kılıcını kullanamayacaksın.Теперь ты не сможешь воспользоваться своей шпагой.
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış."Allí está Asiria y toda su multitud alrededor de sus sepulcros. Todos ellos cayeron muertos a espada
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Assyrië ligt daar met haar leger, omringd door de graven van haar onderdanen, die door het zwaard sneuvelden.
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Der er Assur og hele hans Flok rundt om hans Grav; alle er de dræbt, faldet for Sværd;
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Der er Assur og hele hans skare, rundt om ham er hans graver; alle sammen er drept, falt for sverdet;
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Itt van Assúr és egész sokasága, körülte sírjai, mindnyájan megölettek, kik fegyver miatt hulltak el,
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.거기 앗수르와 그 온 무리가 있음이여 다 살륙을 당하여 칼에 엎드러진 자라 그 무덤이 그 사방에 있도다
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Là è Assur e tutta la sua gente, intorno al suo sepolcro, uccisi, tutti trafitti di spada
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Tam je Assúr i všetko jeho shromaždenie; jeho hroby sú vôkol neho; všetci sú pobití, padli od meča,
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Tam je Asur in ves zbor njegov; okoli njega njih grobi: vsi ti so pobiti, padli so pod mečem.
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Tam jest Assur i všecka zběř jeho, jehož hrobové jsou vůkol tohoto. Všickni ti byvše zbiti, padli od meče.
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Tam jest Assur, i wszystka zgraja jego, w około niego są groby jego; wszyscy ci pobici upadli od miecza.
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Там Ассур и все полчище его, вокруг него гробы их, все пораженные, павшие от меча.
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.Там е Асурс и цялата му дружина; гробовете му са около него; всички убити паднали от нож,
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.שם אשור וכל קהלה סביבותיו קברתיו כלם חללים הנפלים בחרב׃
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.هناك اشور وكل جماعتها. قبوره من حوله. كلهم قتلى ساقطون بالسيف.
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.亞 述 和 他 的 眾 民 、 都 在 那 裡 . 他 民 的 墳 墓 在 他 四 圍 . 他 們 都 是 被 殺 倒 在 刀 下 的
‹‹Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş askerlerinin mezarları çevresini sarmış.亞述 和 他 的 眾民 、 都 在 那 裡 . 他 民 的 墳墓 在 他 四 圍 . 他 們都 是 被 殺倒 在 刀下的
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.Australiassa lilja muuttui heinäpuuksi, ja Hawajilla päivänkakkarasta tuli haleakalanlaavakalpa.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.ハワイでは ヒナギクが ギンケンソウになりました
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --그리고 사실 3x3 행렬을 구하는데 조금 더 직감적인 다른 알고리즘을 보여드릴 거에요.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --Vlastně vám ukážu další algoritmy, které by vám umožní získat intuitivní smysl pro matice 3 x 3.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --W szczególności, pokażę wam inne algorytmy, które mogą być bardziej intuicyjne dla macierzy 3 na 3.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --Y cuando nos quedan este 0, este1, este1 y este 1.
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --وفي الواقع، سأوضح لكم لوغارتمات اخرى ربما تكون بديهية ومحسوسة حتى تقوموا بحلها على مصفوفة 3×3
Ayrıca başka bazı algoritmalarla 3 e 3 için yapacaklarımızı daha anlaşılır kılıcam. --別のアルゴリズムを見せられると思います。 別のアルゴリズムを見せられると思います。 ですが、この方法で行うのも見せたいと思いました。
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.여호람이 그 부친의 위에 올라 세력을 얻은 후에 그 모든 아우와 이스라엘 방백 중 몇 사람을 칼로 죽였더라
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.ויקם יהורם על ממלכת אביו ויתחזק ויהרג את כל אחיו בחרב וגם משרי ישראל׃
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.فقام يهورام على مملكة ابيه وتشدد وقتل جميع اخوته بالسيف وايضا بعضا من رؤساء اسرائيل.
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約 蘭 興 起 坐 他 父 的 位 、 奮 勇 自 強 、 就 用 刀 殺 了 他 的 眾 兄 弟 、 和 以 色 列 的 幾 個 首 領
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約蘭興 起坐 他 父 的 位 、 奮勇 自強 、 就 用 刀殺 了 他 的 眾兄弟 、 和 以色列 的 幾個 首領
Bakalım ozaman Işın kılıcın beyaz komuşlarını öldürebilecek miCe este sabia ta laser VS un clan din toti vecinii tai albi
Bakalım ozaman Işın kılıcın beyaz komuşlarını öldürebilecek miCo je tvůj světelný meč oproti klanu všech tvých bílých sousedů?
Bakalım ozaman Işın kılıcın beyaz komuşlarını öldürebilecek miCosa te ne fai di una spada laser contro un intero clan di vicini bianchi?
Bakalım ozaman Işın kılıcın beyaz komuşlarını öldürebilecek miIk zal al je vrienden tegen je keren / Mijn toespraken maakt van ze haters
Bakalım ozaman Işın kılıcın beyaz komuşlarını öldürebilecek mi¿Qué es tu sable de luz contra un clan de todos tus vecinos blancos?
Bakalım ozaman Işın kılıcın beyaz komuşlarını öldürebilecek mi Robot taşaklarımı yala!Qu'est ce que ton sabre laser peut faire face à tout un clan de nazillons blancs?
Bakalım ozaman Işın kılıcın beyaz komuşlarını öldürebilecek miЩе настроя ВСИЧКИТЕ ти приятели срещу теб / 'щото речите ми раждат омраза! /
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.(58:8) вот они изрыгают хулу языком своим; в устах их мечи: „ибо", думают они , „кто слышит?"
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Da, din gura lor ţîşneşte răul, pe buzele lor sînt săbii; căci zic: ,,Cine aude?``
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.De kommer igjen om aftenen, tuter som hunder og løper rundt omkring i byen.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Eis que eles soltam gritos; espadas estão nos seus lábios; porque (pensam eles), quem ouve?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Elke avond komen zij terug en lopen als huilende honden door de stad.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Estenden megjelennek, ordítnak, mint az eb; körüljárják a várost.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Glej, iz ust jim vre hudo, meči so v njih ustnah, kajti: Kdo sliši? pravijo.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.He aquí, profieren con sus bocas; espadas hay en sus labios. Porque dicen: "¿Quién oye?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.He tulevat ehtoolla, ulvovat kuin koirat ja kiertävät kaupunkia.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Kìa , miệng chúng_nó tuôn lời mắng chưởi ; Những gươm ở nơi môi chúng_nó ; Vì chúng_nó rằng : Có ai nghe_đâu ?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Kìa, miệng chúng nó tuôn lời mắng chưởi; Những gươm ở nơi môi chúng nó; Vì chúng nó rằng: Có ai nghe đâu?