kılıç ile cümle

kılıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Finn Luke'ın ortaya çıkarılan ışın kılıcıyla Ren ile savaşır ancak ağır yaralanır.Finn tenta enfrentar Ren com o sabre de luz do pai de Luke mas é mortalmente ferido.
O Brightblade kılıcını taşır.Ele porta a espada Hououtenbu.
Çift kılıç taşımaya dayişo adı verilir.Permite usar a espada dupla.
Onun da sihirli bir kılıcı vardır ama onunki geniş, enli bir kılıçtır.Ele é um espadachim legendário e é dono de uma poderosa espada mágica.
Sol alt köşede, bir kılıç ve para çantası vardır.A sua esquerda um banco com bolsas de moedas.
Kın, kılıç ya da diğer kesici silahları tutmak, taşımak veya saklamak için kullanılan kılıftır.Uma bainha é um estojo para segurar ou proteger uma espada, faca ou outra grande lâmina.
Tekniğinden dolayı "Hızlı Kılıç Irene" adıyla anılır.O seu nome significa "armada com espada de ferro".
Kılıç, mankenlik öncesi profesyonel olarak Vanspor, Edirnespor ve Tekirdağspor’da futbol oynadı.Como treinador principal, o ex-jogador trabalhou em Pistoiese e Figline.
Şairliğin yanı sıra ok atmada, kılıç ve tüfek kullanmada ustalaştı.Ele é muito bom com o uso de punhal e cordas.
El Cid'in olduğu iddia edilen kılıçtır.Era a tática bem conhecida por El Cid.
Bir kılıç darbesi elini ikiye bölmüştü.Utiliza uma espada com corte em ambos os lados.
Çok iyi kılıç kullanıyor.Ele utiliza uma espada dupla.
Oyuna bu kılıçla başlar.Ela inicia o jogo com esse poder.
Kılıç muhafaza için kınına konur.É morto pelo Guardião da espada.
Ancak Jaime Vargo Hoat'a esir düşmüş, Lord Vargo onun kılıç eli olan sağ elini kesmiştir.O líder do grupo, Vargo Hoat, corta a mão de espada de Jaime.
Saat 18:00 dolaylarında taarruz, Kılıçbayır sırtlarına ulaşmıştır.Às 18:00, a esquadra chegou ao ancoradouro.
Katana, diğer kılıçlardan farklı net bir uç şekline sahiptir.O machado possui técnicas diferenciadas da luta com espadas.
Fransızların kılıçları da demirdi, fakat biraz daha ağırdı.As baixas francesa são mais difíceis de calcular mas foram bastante mais elevadas.
Daha sonra, bu kılıç Gwindor tarafından Túrin'e verilir.Antes de partir, ele deixa sua espada para Trunks.
Kaya Kılıçturgay Türkiye, Türk siyasetçi.Þorsteinn Pálsson, político islandês.
Eğer bir söz söylenirse kılıcımı çeker ve kimseyi sağ bırakmam." dedi.En wanneer de volgende man langszij komt en mij verslaat, zal ik ook daarover niet klagen."
Bu kılıçlar asla geri verilmedi.Deze schutting is nooit meer teruggeplaatst.
Bir kılıç ve iki atış mızrağıyla silahlandırılmışlardı.Bewapen met een zwaard en twee speren.
1944 Mayıs'ında bir devriye esnasında, meşe yapraklı ve kılıçlı şövalye haçı aldı.Tijdens een patrouille in mei 1944 ontving hij de Zwaarden aan zijn Ridderkruis met Eikenloof.
Nişanın yıldızı ve zinciri kılıçlı ve kılıçsız oluyor.De ster wordt met of zonder zwaarden toegekend.
Kahraman, uyuyan bir Furi'nin (intikam tanrıçası) üzerine basmakta, elinde bir kılıç tutmaktadır.De heilige staat op een gehelmde krijgsman die in zijn hand een zwaard vasthoudt.
Askerlere verilecek nişanların üzerinde çapraz kılıç bulunurdu.De orde werd aan militairen ook met zwaarden verleend.
İkisi bir kılıç düellosuna başlarlar; ama askerler tarafları birbirinden ayırırlar.Zij beginnen met een duel, maar worden door de soldaten uit elkaar getrokken.
Gandalf ve Thorin ise çok ünlü elf kılıçları olan Galamdring ve Orchrist'i almıştır.Gandalf en Thorin nemen respectievelijk de elfenzwaarden Glamdring en Orcrist.
Pippin, Gondor vekilharcı Denethor'a bağlılık yemini ederken kılıcını kullandı.Pepijn probeert het goed te maken door loyaliteit aan Denethor af te zweren.
Fransızların kılıçları da demirdi, fakat biraz daha ağırdı.Later werden de zwaarden langer, maar ook zwaarder.
Polonya romanı ve filmi olan Ateş ve Kılıç'da betimlenmiştir.De laatste is gebaseerd op de roman With Fire and Sword.
Ancak Kılıçoğulları sülalesinin Beğdili, Avşaroğullarının da Afşar boyundan olduğu bilinmektedir.Slechts Angkar bepaalde wie zich met wie mocht voortplanten, en voedde de kinderen die hieruit voortkwamen op.
Bunlar, silah olarak kılıç kullanırlardı.Die dienden kennelijk als wapen.
Nero'nun oyundaki kılıcıdır.En waar is Nero's wreedheid?
Yemin edilirken eğilip kılıç öpülür.Eenmaal bij de smid wordt het zwaard gesmeed.
Birleşen iki kırmızı ışın kılıcı kullanmaktadır.Ze vecht met twee rode zwaarden.
O sırada Michonne, Vali'nin arkasından gelerek kılıcını Vali'nin sırtına saplar.Uiteindelijk weet Michonne de Gouverneur met haar zwaard neer te steken.
Timer kılıçla öldürülebilir.Dweil kan worden beperkt door een zwaard.
Fenris çift elli kılıç kullanır.Skiërs gebruiken een twin-tip ski.
Savaşta kılıçlar atın üstüne bağlanan kayışa takılır.Hij mag het zwaard houden, het paard wordt aan de kist gebonden.
Mime’nin yeni yaptığı kılıcı da Siegfried tek bir darbe ile parçalar.Alle andere zwaarden die hij smeedt slaat Siegfried meteen aan stukken.
Buna "Kılıç Hakkı" denirdi.De orde wordt ook "met zwaarden" verleend.
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.Hij zou zijn zwaard en sandalen onder een steen leggen.
Bu amaçla kılıçlarda çok yaygın olarak uygulanan bir çözümdür.Vlaggen zijn hiervoor een veel gebruikte oplossing.
1993 - Gazeteci Kemal Kılıç öldürüldü.In juni 2006 werd de Zweedse journalist Martin Adler daar eveneens om het leven gebracht.
Ayrıca çok iyi bir denge hissi bulunuyor ve 2 kılıç kullanıyor.Hij draagt een getand zwaard gecombineerd met twee speren.
Fingolfin bu kılıcı, Morgoth'a karşı ustalıkla kullandı.Wel wist Fingolfin hierbij de voet van Morgoth af te hakken.
Kılıç yeniden dövülür ve Gurthang adını alır.Het zwaard wordt voor hem omgesmolten waarna hij het Gurthang (Doodsijzer) noemt.
Höyük 1949 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tespit edilmiştir.In 1949 werden zwaarden ontdekt uit de bronstijd.
Bu kılıç, aynı zamanda Lara 'nın annesinin yok oluşunu araştırmak için peşine düştüğü kılıçtır.Lara kan niet verhinderen dat haar moeder toch het zwaard uit de steen trekt.
Ancak bazıları da kılıç kullanırlar.Daarbij draagt hij ook weleens een zwaard.
Kılıcı geniş ağızlı bir paladır.Het zwaard is massief brons.
Ana karakter ve düşmanlar çoğu çağdaş oyunda olduğu gibi menzilli silahlarla değil kılıçlarla savaşıyordu.In gevechten gebruikt hij moderne wapens zoals pistolen en gasbommen in plaats van een zwaard.
Kurogane için en değerli şeyi kılıcı Ginryū, Fay için de büyüsünün kontrolünü sağlayan sırtındaki dövmedir.Kurogane levert zijn zwaard Ginryu in, Fye zijn tatoeage op zijn rug, wat hem helpt bij zijn magie.
Brom ona kılıçla dövüşmeyi, sihir yapmayı, antik dili konuşmayı ve Ejderha Süvarilerinin hikâyelerini öğretir.Hij krijgt een opleiding van Brom, leert zwaardvechten en met magie om te gaan.
İaido çalışmalarında kılıcı hızlı ve eksiksiz bir şekilde çekme üzerinde durulur.Het zou in het vervolg met en zonder zwaarden op het lint worden uitgereikt.
Tüfeklerin kullanımıysa tamamen bitti; yerine daha "medeni" olan kılıç kullanımına geri dönülmüştü.Ze keerden terug in "Ultimate Weapon", waarin ze het Sword of Ekchuah wilden bemachtigen.
Kılıç, futbolu 1986-1987 sezonunda Galatasaray'da bıraktı.Hij sloot zijn carrière af in het seizoen 1986-1987 bij Swansea City.
Jedi savaşçıları kendi ışın kılıçlarını kendileri yapmaktadır.Militairen dragen de versierselen met de zwaarden.

İlgili Sayfalar