Kulağın dış tarafı kıkırdaktan yapılmıştır.The outer part of the ear is made of cartilage.
Menisküs bir kemik değildir. Bu bir kıkırdak, esnek, elastik bir dokudur.The meniscus is not a bone. It is a cartilage, a flexible, elastic tissue.
Büyüme kıkırdakları kapandığı an artık boyunuz uzayamaz.Once the epiphyseal plates close, you can't grow any taller.
Ayrıca, kaudal kemiklerden tamamen yoksundurlar, iskeletlerinin çoğu kıkırdaktan yapılmıştır.They also completely lack all caudal bones, and most of their skeletons are made of cartilage.
Bu yüzeyler kıkırdak ile kaplıdır.These in turn, are covered with roofs.
Bıngıldak bir kemik yapı değildir, kıkırdaktır.The tree is not a walnut, being a laurel.
En sık rastlanan kıkırdak tipidir.This ridiculous-sounding case is typical.
Kıkırdak kalus oluşumu iv.Dance Improvisation, IV.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.It has cartilage around it and it makes sense that it has cartilage.
Bu sebeple sertliğe ihtiyacı vardır, bundan dolayı etrafında kıkırdak bulunur.So that's why it needs to have some rigidity-- so that's why it has cartilage around it.
Bunlarda da kıkırdak var ve sertler ama bromnşlar sürekli olarak alt kollara ayrılıyor.And they also have cartilage, so they're fairly rigid, but the bronchi keep splitting.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarAnd when the bronchi no longer have cartilage around them, they're no longer rigid.
Geride sadece kıkırdak dokusu kaldı.leaving just the cartilage.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.It's now being seeded with cartilage.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.These are being layered, one layer at a time, first the bone, we fill in the gaps with cartilage.
Ve mürekkep kullanmak yerine-- az önce kıkırdak püskürtüldüğünü gördünüz-- biz hücre kullanıyoruz.And instead of using ink, we use -- you just saw an inkjet cartridge -- we just use cells.
Kıkırdaktan yapılmış bir kafatası ve iskelet yapıları var gibi görünüyor.It appears to have a skull and skeletal structures made of cartilage.
Evrimsel olarak, ilkel kıkırdaklı üst çenenin en arka kısmından elde edilmiştir.Evolutionarily, it is derived from the hindmost part of the primitive cartilaginous upper jaw.
Vesalius'un mezarlıklardan topladığı insan kemikleri ve kıkırdak üzerindeki gözlemlerini sunar.It presents Vesalius' observations on human bones and cartilage, which he collected from cemeteries.
Sıçansılar (Chimaeriformes) Kıkırdaklı balıklar sınıfından bir balık takımıdır.Haie (Selachii) sind Fische aus der Klasse der Knorpelfische.
Yalnızca dört kıkırdak halkadan oluşan soluk borusu ise kısadır.Die folgenden vier Geißelglieder sind merkbar kürzer.
Üç farklı kıkırdak tipi bulunur.On distingue trois sortes de tontines.
Kıkırdaksı kapsülü olan lipom, iyi huylu (tedavi edilebilir) bir tümör çeşididir.Il paraplacodo (Paraplacodus broilii) è un rettile estinto, appartenente ai placodonti.
Elastik kıkırdak da elastik lifler içerir.Le frecce sono ora montate su supporti elastici.
Üç farklı kıkırdak tipi bulunur.Существуют шумомеры трёх типов.
Krikoid kıkırdak üst kenarı ile eklemleşir.Вторая половина крекера добавляется сверху.
Bıngıldak bir kemik yapı değildir, kıkırdaktır.Это не компенсация вкладов, это насмешка.
Hem kafa bölümü (özellikle yanak) hem de ayak bölümü (kıkırdak) bol miktarda kollajen içermektedir.وفي الترغيب والترهيب وأصول الآخرة، فمعظمه من التذكرة للقرطبى، والعاقبة لعبد الحق.
Kulak kepçesi kıkırdak bir yapıya sahiptir.في حين أن الفم يبتسم ابتسامة عريضة بشعة.
Derilerinde kemiksi plaklarda da bulunmaz, ancak, kıkırdak gibi kalın ve katıdır.Há também a química sexual entre eles, é tão carregado e em camadas.
Bazı kıkırdak dokular ise kemikleşmezler.Por outro lado, rubis artificiais podem não conter imperfeições.
Hem kafa bölümü (özellikle yanak) hem de ayak bölümü (kıkırdak) bol miktarda kollajen içermektedir.Kenmerken zijn onder andere de lange beenbeharing (behang) en lange manen.
Bazı kıkırdak dokular ise kemikleşmezler.O: Några svanar är inte vackra.
Üç ana kıkırdak tipi mevcuttur.Існує три основні типи чернецтва.
Türkiye'nin kıkırdaklı balık türleri: Türkiye faunası'na ait kıkırdaklıbalık (Chondrichthyes) türleri.Це список хрящових риб, що трапляються на території Туреччини.
Haichance, Kıkırdaklıbalıkların koruması Köpekbalığı resimleriSázka na žraloky Nezvěstný sázkař
Kıkırdak kalus oluşumu iv.Dušan, Štěpán Uroš IV.
Kıkırdaktan yapılmıştır.Despre ridicol.
Üç farklı kıkırdak tipi bulunur.Akár három különböző hasnyálmirigyük is előfordulhat.
Gırtlağın iskeletini meydana getiren kıkırdaklar dokuz tanedir.Kangasalan urkutehtaan rakentamat urut ovat 9-kertaiset.
Kıkırdak kalus oluşumu iv.4 Κουίντος Κούρτιος Ρούφος, iv.
Üç farklı kıkırdak tipi bulunur.Μπορεί να προβληθούν τριών ειδών λόγοι εφέσεως.
Boynuzları kemikleşmiş kıkırdaktan oluşmuştur.Οι οφθαλμοί είναι από ένθετο κόκκαλο.
Yalnızca dört kıkırdak halkadan oluşan soluk borusu ise kısadır.4本狂言のひとつに過ぎず、ごく短いものだった。
Kıkırdaktan yapılmıştır.ガラクタでできている。
Ayrıca, kaudal kemiklerden tamamen yoksundurlar, iskeletlerinin çoğu kıkırdaktan yapılmıştır.또한 이들은 완전히 꼬리뼈가 모두 없으며 골격의 대부분은 연골로 이루어져 있다.
Doğumda ön kemer kıkırdaktan oluşur.לידה קודמת המלווה בכליאת כתפיים.
9 Nisan - Türkiye'de ilk kez bir hastanın kulağına kıkırdak nakli yapıldı.5 באפריל – נגיף שפעת העופות התגלה לראשונה בסקוטלנד.
Kıkırdak disklerinden oluşur.Те се образуват от скелетните пластинки.
1979 - Türkiye'de ilk kez bir hastanın kulağına kıkırdak nakli yapıldı.1998 г. – В Лион (Франция) за пръв път е направена трансплантация на ръка.
Krikoid kıkırdak üst kenarı ile eklemleşir.Болтовете се поставят с остриетата нагоре.
Kıkırdakları etkileyebilecek birçok hastalık vardır.Postoje mnoge bolesti koje pogađaju kostur.
Kıkırdak kalus oluşumu iv.Hrvatska matica iseljenika IV.
Kemik ve kıkırdaktan oluşmuştur.Sestavljeni so iz nožnice in ploskve.
12 çift olan kaburgaların ilk yedi çifti kıkırdak uçları ile göğüs kemiğine bağlanırlar.Od dvanajstih parov reber je prvih sedem neposredno spojenih s prsnico, to so prava rebra.
Kemik ve kıkırdaktan oluşmuştur.Leid koosne koljust ja reieluust.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarDan ketika bronkus tidak lagi memiliki tulang rawan di sekitar mereka, mereka tidak lagi kaku.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarE quando i bronchi non hanno più cartilagine attorno, non sono più rigidi.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarE quando os brônquios não têm mais cartilagem em volta deles, eles perdem sua rigidez.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarKeď priedušky nemajú okolo chrupavku, nie sú pevné.