kıdem ile cümle

kıdem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ayırca senaristler çok sayıda kıdemli bürokratla görüşme yapmıştır.Tjednik je objavio razgovore s brojnim hrvatskim uglednicima.
Kıdem olarak diğerlerinin üstünde olmasına rağmen bunu mesai arkadaşlarına pek hissettirmez.Međutim, ostatak društva besprijekorno ju voli unatoč njezinim manama.
Komutanı Yüzbaşı ya da Kıdemli Üsteğmen'dir.Hlavný veliteľ či vrchný veliteľ.
Ben Barnes, Logan, kıdemli Westworld misafiri.Ben Barnes ako Logan, dlhoročný hosť.
1025 yılında VIII. Konstantinos kıdemli Bizans imparatoru oldu.V roku 1025 sa korunoval za historicky prvého kráľa Poľska.
10 Ocak'ta, Jül Sezar kıdemli ordusuyla (Roma yasalarını çiğneyerek) Rubikon'u geçti ve Roma'ya yürüdü.10. január – Julius Caesar so svojou armádou prekročil rieku Rubikon, začiatok Rímskej občianskej vojny
Bu kıdem koltuğuna 1985’te onun ismi verildi.Neskôr, v roku 1985 bol pomenovaný.
Ekim 1943’te, Himmler, Poznan’da toplanan kıdemli Nazi subaylarına bir konuşma yaptı.4. októbra 1943 mal H. Himmler prejav k dôstojníkom Schutzstaffel (SS) v okupovanej Poznani.
Birinci kohortun centurioları diğer tüm kohortlardaki centurilardan daha kıdemliydiler.Vsi centurioni iz 1. kohorte so bili po činu višji od vseh centurionov iz drugih kohort.
Dış İlişkiler Konseyi (İngilizce:Council on Foreign Relations (CFR)) kıdemli üyesidir.Je član sveta za mednarodne odnose (Council on Foreign Relations).
Centurioların kıdemleri ise bağlı bulundukları kohort'a ve centuria'ya göre belirlenirdi.Enako načelo je veljalo tudi za centurije znotraj kohorte in centurione.
En kıdemli centuriolar birinci kohortta bulunan beş centuria'nın askerleriydi.Najboljši centurioni so bili povišani v centurione prve kohorte.
Bu ikilinin kıdemlisi "ilk prōtokarabos" (prōtos prōtokarabos) idi.Prvi med njimi je imel naslov prōtomagistros (prvi magister).
Aynı yılın Ağustos ayından itibaren kıdemli öğretim görevlisi olarak çalıştı.Istega leta se je prvič zaposlil kot inženir.
161'de Marcus Aurelius'la birlikte kıdemli ortak olarak bir kez daha konsül seçildi.Konzul je postal leta 154 in ponovno leta 161 z Markom Avrelijem kot starejšim partnerjem.
Uygun görülenler 1 yıl kıdem ile taltif edilirler.Temu razumljivo je ta ugleden položaj zasedal manj kot eno leto.
Komutanı Yüzbaşı ya da Kıdemli Üsteğmen'dir.Nižji čin je stotnik in višji podpolkovnik.
Farsalus savaşı'nın ardından Sezar bazı kıdemli lejyonlarını İtalya'ya göndermişti.De Baguer je želel po končani vojni zemljo prodati nekemu italijanskemu grofu iz Milana.
Joannes, seçildiği dönemde, primicerius notariorum ya da kıdemli sivil memur olarak görev yapıyordu.Joanas tada buvo primicerius notariorum, vyresnysis civilinis tarnas.
Tribuni angusticlavii, Dar Kuşaklı Tribün: Her lejyonda beş adet daha kıdemsiz tribün bulunurdu.Kiti penki tribūnai tribuni angusticlavii ('siaurajuostis tribūnas') buvo kiek žemesnio rango.
Babası, William Henry Bragg Adelaide Üniversitesinde kıdemli bir Matematik ve fizik profesörüydü.Tema isa William Henry Bragg oli Adelaide'i ülikooli matemaatika ja füüsika vanemprofessor.
Haziran 1938'de subay ve kıdemli bir askeri öğrenci olarak Graz ben. / Sturzkampfgeschwader 168'e katıldı.Juunis 1938 määrati ta ohvitseri vanemkadetina teenima I./Stuka-Geschwader 168-sse Grazis.
Şimdiki kıdemli editörü Aleksey Venediktov'dur.Peatoimetaja on Aleksei Venediktov.
ÖNEMLİ NOT: Kıdem tazminatında hesaplanabilecek bir maaşın Tavanı vardır.Märkus: Vähenõudlikus tekstis võib kasutada toonimärkideta nimekuju Trân Đưc Lương.
Hitler'in kıdemli sekreteri olan Wolf, en eski ve en uzun ömürlü sekreterlerinden biriydi.Christa Schröder oli Hitleri üks kauaaegsemaid sekretäre.
Artık sen de Kıdemli oldun.Acum tu esti sunbae.
Artık sen de Kıdemli oldun.Adesso sei la Sunbae.
Artık sen de Kıdemli oldun.Du är Sunbae nu.
Artık sen de Kıdemli oldun.Du bist jetzt der Sunbae.
Artık sen de Kıdemli oldun.Em là Sunbae rồi đấy.
Artık sen de Kıdemli oldun.Jij bent de sunbae nu.
Artık sen de Kıdemli oldun.Kau ahlinya sekarang ini.
Artık sen de Kıdemli oldun.너 선배네
Artık sen de Kıdemli oldun.Teraz jesteś Sunbae.
Artık sen de Kıdemli oldun.Tu es ma supérieure maintenant.
Artık sen de Kıdemli oldun.Είσαι εσύ η Σανμπε τώρα.
Artık sen de Kıdemli oldun.Ты теперь сонбэ.
Artık sen de Kıdemli oldun.انت سنباى الان
Artık sen de Kıdemli oldun.俺はまだ患者を診た事もないのに
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.A menudo les enseño esto a altos directivos.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Często pokazuję to ludziom na wysokich stanowiskach.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Dan saya sering memperlihatkan ini ke manajemen senior.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Et je montre souvent ceci à la direction.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Ezt gyakran mutatom meg felsővezetőknek.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Faccio vedere spesso questo video ai vecchi dirigenti.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Ik laat dit fragment vaak aan senior managers zien.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum. İnsanların keyifleri kaçıyor.Я часто показываю это руководителям высшего звена, и их это раздражает.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Jag brukar visa detta till företagsledningar.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.가끔 이걸 상급 관리자에게 보여주면
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Și adesea arăt asta top managerilor.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Tohle často ukazuju vrcholovým manažerům.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Und oft zeige ich diese Sequenz gestandenen Führungskräften.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Και συχνά το δείχνω αυτό στην ανώτατη διεύθυνση.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.Често показвам това на висши ръководни кадри.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.ואני מראה זאת לעיתים קרובות להנהלה בכירה.
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.وعادة عندما اعرض هذا على المديرين ذوى الخبرة
Ben bunu kıdemli yöneticilere gösteriyorum.みんな困惑します
Birincisi kıdem.De ene is senioriteit.
Birincisi kıdem.Eines ist Dienstalter.
Birincisi kıdem.Jedną jest staż pracy.

İlgili Sayfalar