kıble ile cümle

kıble kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sami Fazıl'a kıbleyi sordu.Sami asked Fadil for the direction of the Qibla.
Bu kıble kapısı üzerine; “Hiç kuşkusuz, mescitler Allah içindir.Above the door can be read, “This is the door of God, the righteous enter through it.”
Ona bakarsan namazda da kıbleye dönmek şart değil.No, they never call you back – you call and leave a message and they never get back to you."
Ben yüzünü kıbleye döndürdüm.They stroke their face.
Çünkü, Kuran'ın namaz şartı örtünmek değildir, abdest ve kıbleye yönelmektir.The psalm itself is not a prayer of repentance, but a confession of sin is consummated.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.And herewith We command You in God's holy protection. .
'Kıblenin değiştirilmesi'ne dair hadisi de o nakletmiştir.이효리 ‘매직아이’, 아슬아슬하게 확 바뀐다 (in Korean).
Dönsene, kıbleye dönsene. Desene Ey beni yaratan Mevlam.Why don't you turn, turn to the qiblah and say "O my Lord Who created me.
(Merak etme) elbette seni, hoşlanacağın bir kıbleye döndüreceğiz.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, bilendir.Wherever you turn the glory of God is everywhere: All-pervading is He and all-knowing.
Şimdi elbette seni hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Seni, razı olacağın bir kıbleye yönelteceğiz. Hadi, yüzünü Mescidi Haram'a çevir.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Hoşlanacağın bir kıbleye seni elbette döndüreceğiz.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Herkesin yöneldiği bir kıblesi vardır. (Ey müminler!)Each has a goal to which he turns.
Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye çevireceğiz.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Artık müsterih ol, işte memnun olacağın kıbleye seni yöneltiyoruz!We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Seni, hoşlanacağın bir kıbleye çevireceğiz.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar.And they will not follow each other's Qiblah (prayer direction).
Onlardan bir kısmı, bir kısmının kıblesine (bile) uymaz.And they will not follow each other's Qiblah (prayer direction).
Zaten onların bir kısmı da bir kısmının kıblesine uymaz.And they will not follow each other's Qiblah (prayer direction).
Onlar da birbirlerinin kıblesine dönmezler.And they will not follow each other's Qiblah (prayer direction).
Zaten onlar da birbirlerinin kıblesine tabi değiller.And they will not follow each other's Qiblah (prayer direction).
Zaten onların da bazısı bazısının kıblesine yönelmez ki!...And they will not follow each other's Qiblah (prayer direction).
Onlar birbirlerinin kıblesine de uymaz.And they will not follow each other's Qiblah (prayer direction).
Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır.Whichever way you turn, there is God’s presence.
Seni, razı olacağın bir kıbleye yönelteceğiz.So We will turn you towards a direction that will satisfy you.
İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.So We will turn you towards a direction that will satisfy you.
Doğu da Allah'ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır.To Allah belong the east and the west: so whichever way you turn, there is the face of Allah!
Sen de onların kıblesine uymazsın. Zaten onların bir kısmı da bir kısmının kıblesine uymaz.Nor shall you follow their qiblah, nor will any of them follow the qiblah of the other.
Sen de onların kıblesine dönecek değilsin. Onlar da birbirlerinin kıblesine dönmezler.Nor shall you follow their qiblah, nor will any of them follow the qiblah of the other.
Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Seni, hoşlanacağın bir kıbleye çevireceğiz.We certainly see you turning your face about in the sky.
Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymaz.Nor shall you follow their qiblah, nor will any of them follow the qiblah of the other.
Sen de onların kıblesine uymazsın.Nor will you be a follower of their qiblah.
Sen de onların kıblesine dönecek değilsin.Nor will you be a follower of their qiblah.
Sen de onların kıblesine uyacak değilsin.Nor will you be a follower of their qiblah.
Herkesin yöneldiği bir kıblesi vardır.Every one pursues his goal.
İnsanlardan bazı beyinsizler: "Onları, üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler.The fools among the people will say: What has turned them from their qiblah which they had?
Birtakım beyinsiz insanlar: "Onları daha önceki kıblelerinden çeviren nedir?" diyecekler.The fools among the people will say: What has turned them from their qiblah which they had?
İnsanlar içinden bazı beyinsizler: "Onları, yönelmekte oldukları kıbleden ne çevirdi?" diyecekler.The fools among the people will say: What has turned them from their qiblah which they had?
Halktan bazı beyinsizler: "Yöneldikleri kıbleden onları çeviren nedir?," diyecekler.The fools among the people will say: What has turned them from their qiblah which they had?
Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık.Indeed it was (A change) momentous, except to those guided by Allah.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.Siehe dazu We Will Rock You (Musical).
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.Nos und vos wurden als Subjektpronomen durch nosotros („wir“) und vosotros („ihr“) ersetzt.
Ancak Zerdüştlükte asıl kıble Güneş'tir.Die Rückseite hat mittig den Sonnenstrahl (Unalome).
Biri sağ tarafta yan kapısı, diğeri kıble kapısıdır.Mittig ist eine rechteckige Pforte, rechts daneben ein weiteres Fenster.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.Nous te donnerons donc une Qibla qui te plaira.
Ben yüzünü kıbleye döndürdüm.Aussi, je détournai la tête.
Kıbleye bakan mihrabı bir sanat eseridir."Le ready-made fit de l’art une question de fonction.
Ayrıca caminin kıble yönünde küçük bir hazire yer almaktadır. ^ Haskan, Mehmet Nermi.Il apparait aussi une seconde lune pour Kerbin, Minmus.
Biri sağ tarafta yan kapısı, diğeri kıble kapısıdır.Uno instalado frente a la puerta de acceso, y el otro en el lateral izquierdo.
Minaresi kıbleye göre sağ köşededir.En la esquina inferior izquierda se encuentra el minimapa.
Harime tek kapıdan girilir, kıblenin karşısı mahfillidir.L'altra bobina è chiusa su se stessa attraversa un'induttanza.
Ancak Zerdüştlükte asıl kıble Güneş'tir.Si tuffa dunque in acqua, mentre il sole è sulla via del tramonto.
'Kıblenin değiştirilmesi'ne dair hadisi de o nakletmiştir.Потом меняет гнев на милость.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.Мы желаем вам больших успехов в этом благородном деле».
Bu kıble kapısı üzerine; “Hiç kuşkusuz, mescitler Allah içindir.В нижней сказано: «Царство Аллаху».
Caminin içinde kıble yönünde padişahın tuğrası da bulunmaktadır.В парадном зале появляется и сам Король.
Ancak Zerdüştlükte asıl kıble Güneş'tir.Утомлённое солнце (значения)
Biri Yeniköy diğeri Kıble olarak adlandırılır.Одна из сторон полотнища именуется лицевой, вторая — оборотной.

İlgili Sayfalar