kış ile cümle

kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Robert güvenlik komitesinde gereksiz kişi.Robert is the fifth wheel on the safety committee.
İp birkaç metre çok kısaydı.The rope was a couple of meters too short.
Luciano, maçtaki ezilen kişi, şampiyona mutevazı pasta yedirmeye çabalıyor olacak.Luciano, the underdog in the match, will be trying to make the champ eat humble pie.
Oldukça güzel olduğu için diğer kızlar onu kıskanıyorlar.The other girls are jealous of Lily because she is extremely pretty.
İki kişilik açık büfe öğle yemeği, lütfen.Two for the lunch buffet, please.
Lütfen radyoyu kısar mısın?Will you please turn down the radio?
Lütfen radyonun sesini kıs.Please turn down the radio.
Radyoyu kısar mısın?Could you turn down the radio?
Radyonun sesi çok yüksek. Biraz kısabilir misiniz?The radio is too loud. Can't you turn it down a little?
Radyonun sesini kıs.Turn the radio down.
Radyonun sesi çok yüksek. Sesi kısın.The radio is too loud. Turn the volume down.
Bir rugby oyunu için kaç kişiye ihtiyacınız var?How many people do you need for a rugby game?
Tamam. En kısa sürede geleceğim.All right. I'll come as soon as possible.
Yoshio kişilik olarak annesine ve görünüş olarak babasına benziyor.Yoshio resembles his mother in personality and his father in appearance.
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?Are there many people in Europe who believe in ghosts even now?
Kısacası, tüm çabalarımız boşa gitti.In short, all our efforts resulted in nothing.
Dağın üst kısmı karla kaplıdır.The upper part of the mountain is covered with snow.
Kısa sürede cevap vermediğim için üzgünüm.Sorry I didn't reply sooner.
O beni kısa sürede ona yazmamakla suçladı.She accused me of not writing to her sooner.
Size kısa sürede e-posta yazmadığım için üzgünüm.Sorry I didn't e-mail you sooner.
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.It's best to wear a cap on your head during the cold Moscow winters.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the whole face of the world would have been changed.
Mozart'ın ömrü çok kısaydı.Mozart's life was very short.
Madem ki saat sekiz, Sanırım kısa zamanda okula gitmelisin.Seeing that it is 8 o'clock, I think you should leave for school soon.
Lütfen sesi biraz daha kısın.Please turn down the volume a little bit more.
Onu biraz kısmak ister misin?Would you like to turn it down a little?
Radyoyu biraz kıs.Turn the radio down a little.
Kış yaklaşıyor.Winter is drawing on.
Kısa sürede sana yetişirim.I'll catch up with you soon.
Kar hakkındaki kısmı hariç, sizinle aynı düşüncedeyim.I agree with you, except for the part about the profits.
Bir kişi için daha yer var mı?Is there any space for one more person?
Bağırmaktan sesleri kısıldı.They were all hoarse from shouting.
Herkes benim başarımı kıskanıyor.Everybody was jealous of my success.
Kısa etekler yeniden moda oldu.Mini-skirts are back in fashion again.
Akşam yemeği kısa bir süre içerisinde hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Çok geçmeden kış olacak.It will be winter before long.
Kısa sürede yağmur şiddetli yağmaya başladı.It soon began to rain very hard.
Kısa süre sonra yağmur yağmaya başladı.Soon after, it began to rain.
Kısa sürede İngilizce konuşmayı öğrendi.Soon, he learned how to speak English.
Görmeyi beklediğim son kişiydi.He was the last person I expected to see.
Burada görmeyi beklediğim son kişisin.You are the last person I expected to see here.
Marcy haberi duyduğunda göz yaşlarına boğuldu ama kısa sürede toparlandı.Marcy burst into tears on hearing the news, but soon pulled herself together.
Margaret'e kısaca Meg denir.Margaret is called Meg for short.
Sadece birkaç kişi beni anladı.Only a few people understood me.
Sadece bir kelime bir kişiye zarar verebilir.Just a word can do harm to a person.
Sadece birkaç kişi onu dinledi.Only a few people listened to him.
Sadece kısa bir yol, bu yüzden birkaç dakika içinde oraya yürüyebilirsiniz.It's only a short way, so you can walk there in a few minutes.
Oyunda sadece bir piyon olan kişi çoğunlukla şirkette büyük konuşur.A person who is only a pawn in the game often talks big in company.
Sesi kısar mısınız?Would you mind turning down the volume?
Bob Jane'e onun kişisel işlerine karışmamasını söyledi.Bob told Jane not to interfere in his personal affairs.
Bob sevimli bir kişidir.Bob is a nice person.
Bir kısım Turist New York'u hayalet şehir olarak tanımlar.Few of the trippers called in at the ghost town of New York.
Bir kısım gezgin New York'u hayalet şehir olarak tanımlar.Few of the trippers called in at the ghost town of New York.
Bay Itsumi'nin Kansai'li olduğunu çok az sayıda kişi bilir.Few people know that Mr. Itsumi is from Kansai.
Onun çoğu kişiye acayip gelen biri oluğunu duymuştum.I'd heard she was too far out for most people.
Helen onun kişiliğine aşık.Helen is in love with his personality.
Bayan Pate yüz kişinin önünde bir konuşma yapma hakkında çekingen hissetti.Miss Pate felt timid about making a speech before a hundred people.
Sayfanın üst kısmındaki resme bak.Look at the picture at the top of the page.
Bir sayfanın alt kısmını okuyun.Read the bottom of the page.

İlgili Sayfalar