kış ile cümle

kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kısa sürede seni görmeye can atıyorum.I'm looking forward to seeing you soon.
Kısa sürede seninle görüşmeye can atıyoruz.We are looking forward to seeing you soon.
Kısa ve öz bir açıklamaya ihtiyacım var.I need a concise explanation.
Cömertlik bazı kişilerde doğuştandır.Generosity is innate in some people.
Bahar soğuk kıştan sonra ılıman hava getirir.Spring brings mild weather after the cold winter.
Soğuk kış geldi.Cold winter came on.
Bu, okula bir kısa yoldur.It's a shortcut to the school.
Sahilde az sayıda kişi vardı.There were few people on the beach.
Ofisi son terk eden kişi ışığı söndürmeli.Whoever leaves the office last should turn off the light.
O buluşmanın olabildiğince kısa sürede düzenlenmesinde ısrar ediyoruz.We insist that a meeting be held as soon as possible.
En kısa sürede bir toplantı düzenlenmesini ısrar ediyoruz.We insist that a meeting be held as soon as possible.
Toplantıda on iki kişi mevcut.Twelve are present at the meeting.
En azından 100 kişi toplantıya katıldı.No less than 100 people attended the meeting.
Toplantıya katılanlar, 100 kişiden aşağı değildi.No less than 100 people attended the meeting.
Sadece birkaç kişi toplantıya zamanında geldi.Only a few people showed up on time for the meeting.
Toplantıda kaç kişi vardı?How many people were present at the meeting?
Akşam yemeğinden sonra kısa bir toplantı için toplandık.We got together for short meeting after dinner.
Bizden yedi kişi var.There are seven of us.
Biz mali olarak sıkıntılıydık, uzun lafın kısası, biz iflastaydık.We were financially troubled, in short, we were bankrupt.
Soğuk kış için neredeyse hazırız.We are all but ready for the cold winter.
Başarımız kısmen iyi şans nedeniyleydi.Our success was due in part to good luck.
Bizim arabamız hızlıydı ve kısa sürede diğer arabaların önüne geçti.Our car was fast and soon got ahead of the other cars.
Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?May I leave my belongings on the bus?
Çiçekler koparıldığında kısa sürede soldu.Flowers soon fade when they have been cut.
Yangında yirmi kişi can verdi.Twenty people perished in the blaze.
Bir şarkıcı olduğunu düşündüğüm kız farklı bir kişi olduğunu kanıtladı.The girl who I thought was a singer proved to be a different person.
Dört kişilik bir aileyiz.We are a family of four.
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Bizim ailemiz beş kişiden oluşur.Our family consists of five members.
Evin bu kısmı, sabah güneşini alır.This side of the house catches the morning sun.
Bazıları insanlar yaz mevsimini, diğerleri ise kışı sever.Some people like summer, and others like winter.
Hangisini daha çok seversin, yazı mı yoksa kışı mı?Which do you like better, summer or winter?
Bu fabrikada yüzlerce kişi çalışır.Hundreds of people work in this factory.
Binlerce kişi oradaydı.Thousands of people were there.
Partinde kaç kişi var?How many people in your party?
Bu odada kaç kişi var?How many people are in this room?
Kaç kişinin müzik kulağı olduğunu düşünüyorsun?How many people do you think have an ear for music?
Birkaç kişi, yasayı çiğnemekle suçlandı.Several people have been accused of breaking the law.
Altı çizili kısmı tercüme et.Translate the underlined part.
Müzikte zevkler kişiden kişiye değişir.Tastes in music vary from person to person.
Sesi kısar mısın?Can you keep the noise down?
Alevi kıs.Turn the flame down low.
İngilizce birçok kişi tarafından kullanılmaktadır.English is used by many people.
Direksiyon başındaki kişiyle konuşmayacaksın.You are not to speak to the man at the wheel.
Söylenti kısa sürede yayıldı.The rumor soon went about.
Yağmur yağdığı için çok az sayıda kişi deniz kenarındaydı.Few were at the seaside because it was raining.
Biri uzun ve diğeri kısa.One is tall and the other is short.
Kısmen sizinle aynı fikirdeyim.I partly agree with you.
Bir köpek ve iki kişi atlıyor.One dog and two people are jumping.
Giriş ücreti bir kişi için 10 dolardır.The admission is ten dollars a person.
Kişisel nedenlerden dolayı.For personal reasons.
Kişisel nedenlerle.For personal reasons.
En kısa sürede buradan ayrılmalıyız.We should lose no time in leaving here.
Parti o geldikten kısa bir süre sonra başladı.The party started soon after his arrival.
Doktorlar hasta ya da yaralı kişiye yardım etmeli.Doctors should help the sick or injured person.
Büyük dahilerin kısa biyografileri var.Great geniuses have the shortest biographies.
Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.Gerçek para yapmanın tek yolu her kuruşu kazanmaktır.Ill-gotten gains are short-lived. The only way to make real money is to earn every penny.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
Üç saat o konuyu tartışmamız için çok kısa.Three hours is too short for us to discuss that matter.
Üç kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for three.

İlgili Sayfalar