kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Fikrimi söylediğim son kişi deli olduğumu düşündü.The last person I told my idea to thought I was nuts.
Birçok kişi deli olduğumu düşünür.Most people think I'm crazy.
Çoğu kişi günlük hayatı hakkında yazı yazar.Most people write about their daily life.
Eğer beni bu şekilde tanımıyor idiysen, kısaca beni tanımamışsın demektir.If you didn't know me that way then you simply didn't know me.
Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.One million people lost their lives in the war.
Etraftaki birçok kişi yüzünden o doğal olarak biraz sinirlendi.With so many people around he naturally became a bit nervous.
Bir telgraf gönderdiğinde, kısalığı önemli çünkü her kelime için ücretlendirileceksin.When you send a telegram, brevity is essential because you will be charged for every word.
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Kış benim gözde mevsimimdir.Winter is my favorite season.
Bir tavşanın uzun kulakları ve kısa bir kuyruğu var.A rabbit has long ears and a short tail.
Cevap bizi kısır bir döngüye götürür.The answer leads us to a vicious circle.
Kişiliğimle ilgili bilmediğin çok şey var.There are a lot of things you don't know about my personality.
Bir kişinin alkol sorunlarının olduğunu ne zaman söyleyebiliriz.When can one say that a person has alcohol issues?
O iyi bir kişidir.He's a good person.
Kıskançlık olmadan sevgi yoktur.There's no love without jealousy.
Üzgünüz, iletişim kurmaya çalıştığınız kişi mevcut değil.We are sorry, the person you are trying to contact is not available.
Kış boyunca iki battaniye ile uyurum.During winter I sleep with two blankets.
Gelirine uygun bir şekilde yaşamak için ekstra giderleri kısmalısın.You must cut down on extra expenses in order to live within your means.
Tanıtım sırasında bir sonraki kişisin.You are the next in line for promotion.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede eve gitsen iyi olur.You'd better go home as soon as possible.
Senin başarın beni kıskandırıyor.Your success excites my envy.
İstediğin herhangi bir kişiyi davet edebilirsin.You may invite any person you like.
Ben senin iyi sağlığını kıskanıyorum.I envy your good health.
Sınıfında kaç kişi var?How many are there in your class?
Bundan kısmen sorumlusunuz.You are in part responsible for it.
Böyle bir şey olacak son kişi olduğunuzu düşündüm.I thought you'd be the last person to do such a thing.
Onu yapabilecek tek kişisin.You're the only one who can do it.
O kadar kısa sürede buraya varmanı beklemiyordum.I didn't expect you to get here so soon.
Havaalanında saatli bir bomba patladı, on üç kişi öldü.A time bomb went off in the airport killing thirteen people.
Gökyüzü kışın puslu bir gölgesi.The sky is a hazy shade of winter.
Mevcut tek oda iki kişiliktir.The only room available is a double.
Müsait olan tek oda bir çift kişilik.The only room available is a double.
Cuma günü iki kişilik mevcut bir masanız var mı?Is there a table available for two on Friday?
Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.We must cut our expenses to save money.
Para kısa sürede gider.Money soon goes.
Paranın bir kısmı çalındı.Some of the money was stolen.
Bugünlerde az sayıda kişi beni ziyaret eder.Few people visit me these days.
Ben kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you soon.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Sonuçta çalışkan kişi başarır.In the end, the diligent person succeeds.
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
Eğitimin amacı servet veya statü değil ama kişisel gelişim.The goal of education is not wealth or status, but personal development.
Ortak anlaşma imzalanır imzalanmaz, ithalat üzerindeki kısıtlamaları kaldırabiliriz.We can lift the restrictions on imports once the joint agreement is signed.
Geçen yıl ılımlı bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Bu yıl ılık bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Geçen kış epeyce kar yağdı.We had a good deal of snow last winter.
Geçen kış çok kar vardı.There was a lot of snow last winter.
Kıstırılmış bir sıçan bir kediyi ısırır.A cornered rat will bite a cat.
Lütfen tatilinizi kısa kesin ve geri dönün.Please cut short your vacation and return.
Dipnotlar sayfanın alt kısmındadır.The footnotes are at the bottom of the page.
Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.Some people find it easier to grasp the short-term effects of smoking.
Kişisel bir bilgisayarı nasıl kullanacağınızı biliyor musunuz?Do you know how to use a personal computer?
Düzenli olarak açık havada çalışan kişiler uykusuzluk sıkıntısı çekmezler.People who regularly work in the open air do not suffer from sleeplessness.
Noriko gerçekten sevimli bir kişi, değil mi?Noriko really is a nice person, isn't she?
Güzel bir gündü ama parkta çok az kişi vardı.It was a pleasant day, but there were few people in the park.
Kısa zevk, uzun tövbe.Short pleasure, long repentance.
Hor görüldüğü zaman tehlike en kısa sürede gelir.Danger comes soonest when it is despised.
Gözleri zayıf olan bir kişi uzağı göremez.A person with weak eyes can't see far.
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.People who are afraid of making mistakes will make no progress in English conversation.