kış ile cümle

kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O kısaca bir hayalperest.She is, in a word, a dreamer.
Onun kişisel bir konuşma tarzı vardı.She had an individual style of speaking.
Kız kardeşinin yanında kısa görünüyor.She seems short beside her sister.
O benim iyi servetimi kıskanıyor.She is envious of my good fortune.
O kısa zamanda benim mektubumu yanıtladı.She answered my letter soon.
O benim başarımı kıskanıyor.She is envious of my success.
O kişisel görünüşünü çok umursar.She cares a lot about her personal appearance.
Kendini zeki bir kişi olarak düşünüyor.She thinks of herself as an intelligent person.
O kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.She was burning with jealousy.
Kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.She burned with jealousy.
O güvenilir bir kişidir.She is a reliable person.
Gazeteye kısaca göz attı.She glanced briefly at the newspaper.
O, üniversitede öğrenim yapabilmek için kısa-süreli bir işte çalıştı.She got a part-time job so that she could study at college.
O, çok garip bir kişidir.She's a very strange person.
O, kısa etekleri sever.She likes short skirts.
O bir kısa öykü yazarı.She is a short story writer.
O,tepeye ulaşamayacak kadar çok kısadırShe's too short to reach the top.
O, tepeye ulaşamayacak kadar çok kısa.She's too short to reach the top.
Çitin üzerinden göremeyecek kadar çok kısaydı.She was too short to see over the fence.
Kısa saçı ile sevimli görünüyor.She looks cute with her hair short.
Onun diğer bir kızla yürüdüğünü görmek onu kıskandırdı.It made her jealous to see him walking with another girl.
Başka bir kızla konuştuğunda onu kıskanıyordu.She was jealous when he talked to another girl.
Başka bir kızla konuştuğunda, o kıskanmıştı.She was jealous when he talked to another girl.
Çok güçlü bir kişiliği vardır.She has a very strong personality.
O, hasta hissediyordu fakat kısa sürede iyileşti.She fell ill, but got well soon.
Ziyaret ettiği kişiler hakkında bir kitap yazdı.She wrote the book about people she visited.
Şapkasını kaybetti fakat kısa sürede buldu.She lost her hat, but soon found it.
Sevimli ve güvenilir bir kişidir.She is a charming and reliable person.
Kızına bir kişisel bilgisayar aldı.She got her daughter a personal computer.
O bencil bir kişidir.She is a selfish person.
Komşusunun servetini kıskanıyordu.She was jealous of her neighbor's good fortune.
Trajedinin kalbi, bir kısa hikaye olarak, bir çatışmadır.The heart of the tragedy, as of a short story, is a conflict.
Sekreter beni kısaca cevapladı.The secretary answered me shortly.
Suçlanacak kişi odur.It is he who is to blame.
Uçak havalandı ve kısa sürede gözden uzaklaştı.The plane took off and was soon out of sight.
Birçok kişi uçak kazasında öldü.Many people were killed in the plane accident.
Sakar adam onun sıra dışı yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her unusual talent.
Ne yazık ki, gıda malzemeleri, kış sonundan önce bitti.Unfortunately, the food supplies gave out before the end of winter.
Çift tartıştı ama kısa sürede uzlaştı.The couple quarreled, but soon made up.
Fuji Dağı kışın karla kaplıdır.Mt. Fuji is covered with snow in winter.
O, babasının ölümünden sonra ailesi için baş vurulacak tek kişiydi.He was the only recourse for his family after his father's death.
Babam bize başkalarını kıskanmamamızı söylerdi.Father used to tell us not to envy others.
Odanın arkasındaki kişiler konuşmacıyı duyamıyordu.The people in the rear of the room could not hear the speaker.
Fiyatlar kısa sürede düşmeli.Prices ought to come down soon.
O kısa bir yürüyüş.It's a short walk.
Birçok kişi eskisinden daha iyi durumda.Many people are better off than they used to be.
Annem saçımı çok kısa kesti.My mother cut my hair too short.
Kaç kişinin katılacağını saymayı unutma.Don't forget to count how many people attend.
Hokkaido kısmı hâlâ doğal durumunda duruyor.Part of Hokkaido still remains in its natural state.
Kuzey Amerika'da bir kişi omuzlarını silktiğinde bu; "bilmiyorum" anlamına gelir.In North America when a person shrugs his shoulders it means "I don't know".
Saçımın kısa kesilmesini istedim.I wanted my hair cut short.
Hayaller kişiliklerimizin mihenktaşıdır.Dreams are the touchstones of our characters.
Yarın akşam için dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to book a table for four for tomorrow night.
Kiso Nehrine sık sık Japonya'nın Ren'i denir.The Kiso River is often called the Rhine of Japan.
Bir kişinin nasıl biri olduğunu onun arkadaşlarına bakarak söyleyebilirsin.You can tell what a person is like by looking at his friends.
Hayatın geriye kalan kısmını ideallerimin peşinde koşarak geçirmek istiyorum.I want to spend rest of the life pursuing my ideals.
Kağıdın alt kısmına adınızı yazın.Write your name at the bottom of the paper.
Kısacası, parti müthişti.In brief, the party was splendid.
Kısacası, Sherlock yaşıyor.In brief, Sherlock lives.
Kısacası, yaşam kısadır.In a word, life is short.

İlgili Sayfalar