kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kısaca, paraya ihtiyacım var. Onu bana ödünç Lütfen!In brief, I need money. Please lend it to me!
Kısacası, o yanılıyordu.In brief, he was wrong.
Kısacası ona güvenmiyorum.In a word, I don't trust him.
Banyolu,tek kişilik,tamam mı?Single with bath, right?
Eğer onu yapamıyorsanız, en kısa sürede bizi arayın.If you can't make it, call us as soon as possible.
Sakin ol. Mümkün olan en kısa sürede uğrayacağım.Calm down. I'll come over as soon as possible.
Fırtınadan kısa bir süre sonra radyo istasyonu yayına geri döndü.The radio station came back on the air shortly after the storm.
Fırtınadan kısa bir süre sonra gökyüzü aydınlandı.The sky cleared up soon after the storm.
Güzel giysiler kişiyi güzel gösterir.Fine feathers make fine birds.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.My parents enjoy skiing every winter.
Aşırı derecede soğuk bir kış yaşadığınızı duydum.I hear that you are having an unusually cold winter.
Tren kısa bir mola verdi.The train made a brief stop.
Yaşlı adam dinlenmek için kısa bir süre durdu.The old man stopped for a moment to rest.
Tartışmada kısa bir mola vardı.There was a brief break in the discussion.
Sadece on üç kişi mi? O kadar mı?Just 13 people? That's all?
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkalım.Let's step out for a short walk.
Onun kışkırtıcı vücudunu gördükten sonra, ona bağımlı oldu.After seeing her provocative body, he became obsessed with her.
Yemeğin bir kısmını yemeden bıraktım.I left part of the meal uneaten.
Bölümdeki en aptal kişi genç Tanaka'dır.Young Tanaka is the stupidest person in the department.
Bunu ona kıskançlık yaptırdı.Jealousy made him do that.
Sanırım trigonometrik fonksiyonları öğrenmek birçok kişi için anlamsızdır.I think that for many people learning the trigonometric functions is meaningless.
Normal servisi en kısa sürede tadilattan geçirmek için şu anda çalışıyoruz.We are currently working to restore normal service as soon as possible.
"Kaç kişi için?" "Üç.""For how many?" "Three."
21 ay önce kışın derinliklerinde başlayan şey bu sonbahar gecesinde sona eremez.What began 21 months ago in the depths of winter cannot end on this autumn night.
Çoğu kişi bilgisayarların asla düşünemeyeceklerini düşünüyor.Most people think computers will never be able to think.
Uzun bir dil, kısa bir elin işaretidir.A long tongue is a sign of a short hand.
Kıskançlık olmadan aşk olmaz.Love is never without jealousy.
Bu salon iki bin kişiyi alacak.This hall will hold two thousand people.
Bu salon iki bin kişi alabilir.This hall holds two thousand people.
Kışın palto giyerim.In winter I wear an overcoat.
Bilal bilgili bir kişidir.Bilal is a person of knowledge.
O tamamen güvenilmez olduğu için yardım isteyeceğim son kişi odur.He's the last person I would ask help from, because he is completely unreliable.
Bu fiil, normalde sadece üçüncü kişi için kullanılmaktadır.This verb is normally used only in the third person.
Her kedinin kendi kişiliği var.Each cat has its own personality.
Ailenizde kaç kişi var?How many people are there in your family?
Bu bomba bir sürü kişiyi öldürebilir.This bomb can kill a lot of people.
Koltuğunu yaşlı bir kişiye bıraktı.She gave up her seat for the old person.
Adamlar kısa kollu gömlekler giyiyorlar.The men are wearing short sleeve shirts.
Kısa eteklerin modası şimdiden bitti.Short skirts have already gone out of fashion.
Kısa eteklerin modası çoktan geçti.Short skirts are already out of fashion.
Kısa sürede eve gelmem gerektiğini söyledi.She said that I should come home soon.
Aşk pek çok kişinin acılarından yapılmış bir haptır.Love is a pill made from a great many people's sufferings.
İki arabası olan iki ya da üç kişi var.There are two or three persons with two cars.
Orada kaç kişi olduğunu sayıyorum.I'm counting how many people there are.
Seninle birlikte gelen kişiyi tanıyorum.I know the person that you came with.
Kışın bir palto giyerim.I wear an overcoat in the winter.
Beklediğim kişi orada.Over there is the person I've been waiting for.
O raporu yazan kişi sen misin?Are you the one who wrote that report?
Yaklaşık bir düzine ağaç kısa sürede dikilmişti.About a dozen trees had soon been planted.
Onun ne demek istediğini kısmen anlıyorum.I partially understand what he means.
Siyah ceketler bu kış moda.Black coats are in fashion this winter.
Biz kısa sürede onların hızına yetiştik.We soon caught up with them.
Hava çok sıkıntılı;sanırım kısa süre içinde gök gürleyecek.It's so muggy; I think it will thunder in a short while.
Onun yeni evini kıskandım.I envied his new house.
O, gerçek bir kişi.That's a real person.
Bu kişiden bir iyilik istemek için biraz tereddüt ediyorum.I'm a little hesitant to ask a favor of that person.
Uygurları tanımayan tek kişi benim.I'm the only one who doesn't know Uyghur.
Onları tanıyan tek kişi benim.I'm the only one who knows them.
Hayat Almanca öğrenmek için çok kısa.Life is too short to learn German.
Kanada'nın hangi kısmındansın?What part of Canada are you from?