kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
Hırsızı sadece kısa bir süre gördüm.I only got a glimpse of the thief.
Onun bu işi bu kadar kısa bir süre içinde bitirebileceğini ummuyorduk.We did not expect him to finish the task in so short a time.
Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.I asked twenty people to my party but not all of them came.
Sen karşılaşmayı umduğum son kişisin.You are the last person that I expected to meet.
Ben senden daha kısayım.I am shorter than you.
Onunla kısmen aynı fikirdeyim ama tamamen değil.I agree with him to a certain extent, but not entirely.
Daha önce böyle inatçı bir kişiyle karşılaşmadım.I have never come across such a stubborn person.
İngiltere'nin birçok kısımlarını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
İngiltere'nin birçok kısmını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
Bu kış ilk defa kayak yapmaya gittim.I went skiing for the first time this winter.
Kişisel olarak, bundan hoşlandım.Personally, I liked this one.
Seni en kısa zamanda tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to seeing you again soon.
Kısa sürede nasıl yüzeceğimi öğrendim.I soon learned how to swim.
Konuyla ilgili kişisel görüşüm istendi.I was asked for my personal opinion about the matter.
İş için uygun bir kişi olarak seçildiğime çok memnunum.I'm very glad that I've been singled out as being a suitable person for the job.
Mağazayı pek çok kişiye sordum, ancak kimse onu duymamıştı.I asked many persons about the store, but no one had heard of it.
Ben onu öyle kısa bir sürede yapamam.I cannot do it in such a brief time.
Mümkün olan en kısa zamanda onunla konuşacağım.I'll talk to him at the earliest possible moment.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Ben kişisel bir bilgisayar istiyorum.I want a personal computer.
Kişisel bilgisayarımı tamir ettirdim.I had my personal computer repaired.
Kısa sürede Terry Tate etiketli bir kutuya rastladım.I soon came across a box labeled Terry Tate.
Kısa sürede dairemi çok sevdim.I soon grew to love my apartment.
Kısa sürede dairemi sevdim.I soon grew to love my apartment.
Kısa sürede herkesin içinde konuşmaya alıştım.I soon got accustomed to speaking in public.
Onu bir kez daha kısaca inceledim.I looked it over once more.
Ben kışın kayak yapmaya giderdim.I used to go skiing in winter.
Yarışta son olarak başladım ama kısa sürede diğerlerine yetiştim.I started last in the race, but I soon caught up with the others.
Kış mevsimini Yaz mevsiminden daha çok seviyorum.I like winter better than summer.
Bahsettiğin kişiyi tanıyorum.I know the person you are talking about.
Bu ay harcamalarımı kısmam gerekiyor.I have to reduce my expenses this month.
Onu oldukça kısa süre önce gördüm.I have seen him quite recently.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Konuşmamın en önemli kısmını unuttuğumu çok geç anladım.I discovered too late that I left out the most important part of my speech.
Yeni bir kışlık palto almalıyım.I must buy a new winter coat.
Ben dürüst bir kişiyim.I'm an honest person.
Ben annemin kısa sürede iyileşmesini istiyorum.I want my mother to get well soon.
Ben birçok kişi tarafından incitildim.I was hurt by many people.
Kısa saç seviyorum.I like short hair.
Kısa şiirleri severim.I like short poems.
Kısa bir hikaye yazmakla meşgulüm.I have been busy writing a short story.
Kasabanın bu kısmına aşinayım.I am familiar with this part of town.
Kış mevsimini severim.I like winter.
Kışı severim.I like winter.
Yaz mevsimini Kış mevsiminden daha çok seviyorum.I like summer better than winter.
Onu kıskanıyorum.I envy him.
Onun tavsiye ettiği kişiyi işe alacağım.I'll hire whoever he recommends.
Kısa sürede onunla arayı kapattım.I caught up with him soon.
Onun başarısını kıskanıyorum.I am envious of his success.
Onun kıskançlığına tahammül edemem.I can't stand her jealousy.
Ben tam ödemeyi kısmi ödemeye tercih ederim.I prefer payment in full to payment in part.
Önümüzdeki kış buraya tekrar gelmek istiyorum.I want to come here next winter again.
Benim sorumlu bir kişiye ihtiyacım var.I am in need of a responsible person.
Ben şu an için yaşayan bir kişiyim.I'm a person who lives for the moment.
Benim kişisel bakış açıma göre onun fikri doğrudur.From my personal point of view, his opinion is right.
Sana benim kişisel görüşümü vereyim.Let me give you my personal opinion.
Konuyu görüşmemiz için iki saat çok kısa.Two hours is too short for us to discuss the matter.
Yıllarca tanışmamamıza rağmen, kısa sürede birbirimizi tanıdık.We soon recognized each other, although we had not met for years.
Biz geçen kış Londra'daydık.We were in London last winter.