Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Dødsriget og det golde Moderliv, Jorden, som aldrig mættes af Vand, og Ilden, som aldrig får nok.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.gli inferi, il grembo sterile, la terra mai sazia d'acqua e il fuoco che mai dice: «Basta!»
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Grob in maternica neplodna, zemlja, ki se ne napoji vode, in ogenj, ki ne pravi: Dovolj.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Grób, i żywot niepłodny, ziemia też nie bywa nasycona wodą, a ogieó nie mówi: Dosyć.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.곧 음부와 아이 배지 못하는 태와 물로 채울 수 없는 땅과 족하다 하지 아니하는 불이니라
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.o Seol, a madre estéril, a terra que não se farta d'água, e o fogo que nunca diz: Basta.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.peklo a život neplodnej; zem sa nenasýti vody, a oheň nepovie: Dosť.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Peklo a život neplodné, země též nebývá nasycena vodou, a oheň neříká: Dosti.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Tức là âm phủ, người đờn bà son sẻ, Ðất không no đủ nước, Và lửa mà chẳng hề nói: Ðủ rồi!
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Tức_là âm_phủ , người đờn bà son_sẻ , Ðất không no_đủ nước , Và lửa mà chẳng hề nói : Ðủ rồi !
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.tuonela, hedelmätön kohtu, maa, joka ei saa kylläänsä vedestä, ja tuli, joka ei sano: "Jo riittää".
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Ο αδης, και η στειρα μητρα η γη, ητις δεν χορταινει απο υδατος, και το πυρ, το οποιον δεν λεγει, Αρκει.
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Адът и неплодната утроба, Земята, който не се насища с вода, И огънят, който не казва: Стига;
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.Преисподняя и утроба бесплодная, земля, которая не насыщается водою, и огонь, который не говорит: „довольно!"
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.שאול ועצר רחם ארץ לא שבעה מים ואש לא אמרה הון׃
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.الهاوية والرحم العقيم وارض لا تشبع ماء والنار لا تقول كفا
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.就 是 陰 間 和 石 胎 、 浸 水 不 足 的 地 、 並 火
Ölüler diyarı, kısır rahim, Suya doymayan toprak ve ‹Yeter› demeyen ateş.就是 陰間 和 石胎 、 浸水 不足 的 地 、 並火
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.A ki megrontotta a meddõt, a ki nem szül, és az özvegygyel jót nem tett.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Chúng nó cướp giựt người đờn bà son sẻ, không sanh con, Chẳng làm điều lành cho người góa bụa.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Chúng_nó cướp giựt người đờn bà son_sẻ , không sanh con , Chẳng làm điều lành cho người góa_bụa .
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Egli maltratta la sterile che non genera e non fa del bene alla vedova
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.el, care pradă pe femeia stearpă şi fără copii, el care nu face nici un bine văduvei!...
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Ele despoja a estéril que não dá � luz, e não faz bem � viúva.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.er, der beleidigt hat die Einsame, die nicht gebiert, und hat der Witwe kein Gutes getan."
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Hän ryösti hedelmättömältä, joka ei synnytä, ja leskelle hän ei hyvää tehnyt." -
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Han var ond mod den golde, der ikke fødte, mod Enken gjorde han ikke vel;
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.그는 잉태치 못하므로 해산치 못한 여인을 학대하며 과부를 선대치 아니하는 자니라
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Lui qui dépouille la femme stérile et sans enfants, Lui qui ne répand aucun bienfait sur la veuve!...
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Porque aflige a la estéril, que no da a luz; y a la viuda nunca hace el bien
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Připojuje mu neplodnou, kteráž nerodí, a vdově dobře nečiní.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Roztrąca niepłodną, która nierodziła, a wdowie nie czyni dobrze.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Så går det, när någon plundrar den ofruktsamma, som intet föder, och när någon icke gör gott mot änkan.»
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Semua itu terjadi karena ia menindas para janda, dan berlaku kejam kepada ibu yang tak berputra
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Slik går det med den som har plyndret den ufruktbare, som ikke fødte, og aldri har gjort godt mot enker.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.ten, kto spása, pohlcuje neplodnú, ktorá nerodí, a vdove nečiní dobrého.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.tistega, ki je plenil nerodovitno, ki ni rodila, in vdovi ničesar ni storil dobrega.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Κακοποιουσι την στειραν την ατεκνον και δεν αγαθοποιουσι την χηραν
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.который угнетает бездетную, не рождавшую, и вдове не делает добра.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.Поглъщат неплодната, която ражда; И на вдовицата не правят добро,
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.רעה עקרה לא תלד ואלמנה לא ייטיב׃
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.يسيء الى العاقر التي لم تلد ولا يحسن الى الارملة.
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.他 惡 待 〔 或 作 他 吞 滅 〕 不 懷 孕 不 生 養 的 婦 人 、 不 善 待 寡 婦
Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar, Dul kadına iyilik etmezler.他 惡待 〔 或 作 他 吞滅 〕 不 懷孕 不生養 的 婦人 、 不 善待 寡婦
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.A keď videl Hospodin, že je Lea nenávidená, otvoril jej život a Rácheľ zostala neplodnou.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.A widząc Pan, że nienawidził Liję, otworzył żywot jej; a Rachel niepłodna była.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Da aber der HERR sah, daß Lea unwert war, machte er sie fruchtbar; Rahel aber war unfruchtbar.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Da HERREN så, at Lea blev tilsidesat, åbnede han hendes Moderliv, medens Rakel var ufrugtbar.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Da Herren så at Lea blev tilsidesatt, åpnet han hennes morsliv; men Rakel var barnløs.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Domnul a văzut că Lea nu era iubită; şi a făcut -o să aibă copii, pe cînd Rahela era stearpă.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Ðức Giê-hô-va thấy Lê-a bị ghét, bèn cho nàng sanh sản; còn Ra-chên lại son sẻ.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Ðức_Giê - hô-va thấy Lê - a bị ghét , bèn cho nàng sanh sản ; còn Ra-chên lại son_sẻ .
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.És meglátá az Úr Lea megvetett voltát, és megnyitá annak méhét. Rákhel pedig magtalan vala.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Ja kun Herra näki, että Leeaa hyljittiin, avasi hän hänen kohtunsa; mutta Raakel oli hedelmätön.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.여호와께서 레아에게 총이 없음을 보시고 그의 태를 여셨으나 라헬은 무자하였더라
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Ko je pa videl GOSPOD, da za Lejo ni ljubezni, odpre maternico njeno, Rahelo pa pusti nerodovitno.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.L`Éternel vit que Léa n`était pas aimée; et il la rendit féconde, tandis que Rachel était stérile.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Maar omdat Jakob Lea veronachtzaamde, liet de HERE haar een kind krijgen, terwijl Rachel onvruchtbaar bleef.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Men då HERREN såg att Lea var försmådd, gjorde han henne fruktsam, medan Rakel var ofruktsam.
RAB Leanın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.Ora il Signore, vedendo che Lia veniva trascurata, la rese feconda, mentre Rachele rimaneva sterile