Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.原 來 不 敬 虔 之 輩 、 必 無 生 育 、 受 賄 賂 之 人 的 帳 棚 、 必 被 火 燒
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.原 來 不敬虔 之 輩 、 必無 生育 、 受賄 賂之人 的 帳棚 、 必被 火燒
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.A bol istý muž z Caree, z čeľade Dánovej, ktorému bolo meno Manoach, a ktorého žena bola neplodná a nerodila.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Byl pak muž jeden z Zaraha, z čeledi Dan, jménem Manue, jehož manželka byla neplodná a nerodila.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Era un om în Ţorea, din familia Daniţilor, care se chema Manoah. Nevastă-sa era stearpă, şi nu năştea.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Havia um homem de Zorá, da tribo de Dã, cujo nome era Manoá; e sua mulher, sendo estéril, não lhe dera filhos.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.소라 땅에 단 지파의 가족 중 마노아라 이름하는 자가 있더라 그 아내가 잉태하지 못하므로 생산치 못하더니
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Pada masa itu ada seorang laki-laki di kota Zora. Namanya Manoah, dari suku Dan. Istrinya mandul
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Sorassa oli mies, Daanin sukukuntaa, nimeltä Maanoah; hänen vaimonsa oli hedelmätön eikä ollut synnyttänyt.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Tedy był mąż niektóry z Saraa, z pokolenia Dan, imieniem Manue, a żona jego była niepłodną, i nie rodziła.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.В то время был человек из Цоры, от племени Данова, именем Маной; жена его была неплодна и не рождала.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.И имаше един човек от Сарая, от Дановото племе, по име Маное, чиято жена бе бездетна, която не раждаше.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.ויהי איש אחד מצרעה ממשפחת הדני ושמו מנוח ואשתו עקרה ולא ילדה׃
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.وكان رجل من صرعة من عشيرة الدانيين اسمه منوح وامرأته عاقر لم تلد.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.那 時 有 一 個 瑣 拉 人 、 是 屬 但 族 的 、 名 叫 瑪 挪 亞 . 他 的 妻 不 懷 孕 、 不 生 育
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.那 時有 一 個瑣 拉人 、 是 屬但族 的 、 名叫 瑪挪亞 . 他 的 妻 不 懷孕 、 不 生育
Diş sökümü gibi. KISIRLAŞTIRMAAllo stesso modo viene effettuato il taglio dei denti.
Diş sökümü gibi. KISIRLAŞTIRMAKuten myös hampaiden leikkaaminen. kastraatio
Diş sökümü gibi. KISIRLAŞTIRMATout comme la coupe des dents.
Diş sökümü gibi. KISIRLAŞTIRMAΌπως επίσης και το κόψιμο των δοντιών. ευνουχισμός
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.A nemali dieťaťa, pretože Alžbeta bola neplodná, a boli už obidvaja pokročilí vo svojich dňoch.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.A neměli plodu, protože Alžběta byla neplodná, a oba se byli zstarali ve dnech svých.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Hai người không có con , vì Ê - li-sa-bét son_sẻ , và cả hai đều cao_tuổi .
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Hai người không có con, vì Ê-li-sa-bét son sẻ, và cả hai đều cao tuổi.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.I nie mieli potomstwa, przeto iż Elżbieta była niepłodna, a byli oboje podeszłymi w latach swoich.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.In nista imela otrok, ker je bila Elizabeta nerodovitna, in oba sta se že bila postarala.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.엘리사벳이 수태를 못하므로 저희가 무자하고 두 사람의 나이 많더라
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Ma non avevano figli, perché Elisabetta era sterile e tutti e due erano avanti negli anni
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Mas não tinham filhos, porque Isabel era estéril, e ambos avançados em idade.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Men de hade inga barn, ty Elisabet var ofruktsam; och båda voro de komna till hög ålder.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Mereka tidak mempunyai anak sebab Elisabet mandul dan mereka kedua-duanya sudah tua
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Mutta heillä ei ollut lasta, sillä Elisabet oli hedelmätön; ja he olivat molemmat tulleet iällisiksi.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.N'aveau copii, pentrucă Elisaveta era stearpă; şi amîndoi erau înaintaţi în vîrstă.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.nem volt nékik gyermekük, mert Erzsébet meddõ vala, és mind a ketten [immár] idõs emberek valának.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.No tenían hijo, porque Elisabet era estéril, y ambos eran de edad avanzada
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Og de hadde ikke barn; for Elisabet var ufruktbar, og de var begge kommet langt ut i årene.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Og de havde intet Barn, efterdi Elisabeth var ufrugtbar, og de vare begge fremrykkede i Alder.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Und sie hatten kein Kind; denn Elisabeth war unfruchtbar, und waren beide wohl betagt.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Και δεν ειχον τεκνον, καθοτι η Ελισαβετ ητο στειρα, και αμφοτεροι ησαν προβεβηκοτες εις την ηλικιαν αυτων.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.і не було в них дитини: бо Єлисавета була неплідна, й обоє постарілись у днях своїх.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.У них не было детей, ибо Елисавета была неплодна, и оба были уже в летах преклонных.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.ולא היה להם ילד כי אלישבע עקרה ושניהם באו בימים׃
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.ولم يكن لهما ولد اذ كانت اليصابات عاقرا وكانا كلاهما متقدمين في أيامهما
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.只 是 沒 有 孩 子 、 因 為 以 利 沙 伯 不 生 育 、 兩 個 人 又 年 紀 老 邁 了
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.只是 沒有 孩子 、 因為 以利沙 伯 不 生育 、 兩個 人 又 年紀老邁了
Eşek ve at üreyip yavru elde etsede ortaya çıkan yavruları kısırdır.Así que estos son todos los híbridos, lo que llamaríamos una cruz. En general es el híbrido del mundo
Eşek ve at üreyip yavru elde etsede ortaya çıkan yavruları kısırdır.노새를 낳는다고 하더라도, 노새는 생식능력이 없습니다 그래서 우리는 당나귀와 말을
Eşek ve at üreyip yavru elde etsede ortaya çıkan yavruları kısırdır.І хоч віслюки можуть схрещуватись із конями, їхнє потомство, тобто мули, не є плідними.
Eşek ve at üreyip yavru elde etsede ortaya çıkan yavruları kısırdır.למרות שחמורים וסוסים יכולים להוליד פרדים, הצאצאים הם עקרים ולכן
Eşek ve at üreyip yavru elde etsede ortaya çıkan yavruları kısırdır.الحمير والأحصنه قادره على الأنجاب وانتاج البغال فسلالتهم تعتبرغير خصبه وولوده فلا يمكن أعتبارهم
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Alle mieren die je ziet rondlopen zijn steriele vrouwelijke werksters.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.여러분이 길에서 볼 수 있는 모든 개미는 번식이 불가능한 암컷 일개미 입니다.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Y por eso todas las hormigas que ven caminando por ahí son trabajadoras hembras estériles.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Все муравьи, которых вы сейчас видите — бесплодные рабочие самки.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.וכל הנמלים שאתם רואים מתהלכות סביב הן פועלות עקרות.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.كل النمل الذين يتجولون هنا هم إناث عاملات عقيمات.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.どのアリコロニーにも共通するのは中央制御が存在せず
Fakat bu iki köpek birbirleri arasında üreyebiliyor ve kısır olmayan yavrular elde edebiliyorlar.이 두 마리의 개들은 서로 상호교배 할 수 있습니다 비록 이 둘은 특히
İshak karısı için RABbe yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB İshakın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.Isaac rogó a Jehovah por su mujer, que era estéril. Jehovah accedió a su ruego, y Rebeca su mujer concibió
İshak karısı için RABbe yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB İshakın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.이삭이 그 아내가 잉태하지 못하므로 그를 위하여 여호와께 간구하매 여호와께서 그 간구를 들으셨으므로 그 아내 리브가가 잉태하였더니