kışın ile cümle

kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
7 kişinin bir günde başına gelenleri anlatmaktadır.Beszámolnak egymásnak, kinél mi történt egy nap alatt.
Oftalmoskopi bulguları kişinin ne kadar süredir hipertansif olduğunu da ortaya koyabilir.Az oftalmoszkópiás eredmények azt is jelezhetik, hogy mennyi ideje áll fenn a hipertónia az illetőnél.
Ayrıca, kişinin ağzındaki ve burnundaki mukozada hafif kanama olabilir.Enyhe vérzés is előfordulhat a száj és az orr nyálkahártyáján.
Kişinin dang hastalığı şiddetli ise, kanı incelendiğinde başka değişiklikler de görülebilir.Ha a betegnek súlyos dengue-fertőzése van, más változások is láthatók a vérben.
2017 Salted Caramel Pepsi: 2017 kışında sınırlı bir süre piyasaya sürülen karamel aromalı bir Pepsi.2017 Salted Caramel Pepsi - A sós karamell ízű Pepsit csak korlátozott ideig 2017 telén lehetett kapni.
Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.Pontosan nem tudni, hányan haltak meg a csatában.
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.Teendőink a betegség elleni védekezésben.
Paris savcısı, bu bölgede beş kişinin öldürüldüğünü belirtti.Az ügyészség öt nő megölésével gyanúsította meg.
Eğer nedeni kişinin yemiş olduğu bir gıda ise ortalama süre 2 saattir.Az átlag 2 óra akkor, ha az ok az illető által elfogyasztott élelmiszer.
İmparatorluk iktidarı artık iki kişinin arasında bölüştürülmüştü.A hatalom most megoszlott két ember között a birodalomban.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.2006-os adatok szerint a kór évente körülbelül 12.500 halálos áldozatot követel.
Yaklaşık 5.000 kişinin izlediği konser sağnak yağmura rağmen 2 saat sürdü.A koncerten több mint 65 ezer ember vett részt, és mintegy két óra hosszáig tartott.
Suçlanan kişinin akıbetini belirleyecek olan sorular bunlardır.Prostituáltakat kérdezgetnek, hogy az elkövető kilétét kiderítsék.
Bazı yıllarda kışın yoğun kar yağar ve yollar kapanır.Az év nagyobb részében hó takarja az utat, ami miatt be van zárva.
Kışın ise basınç merkezlerinin durumu değişir.Télen a nyomásváltozás fordított.
Sıcaklıklar kışın -30 ile -40 derece arasındadır.Általában télen -30/-40°C szokott lenni.
Uçakta bulunan 113 kişinin hepsi öldü.A repülőn tartózkodó 346 ember mind meghalt.
Kışın buzlar delinerek balık avlanır.Jég alatt télen eleven halak úszkálnak.
3 kişinin ölümüne neden olmuştur.Az események 3 ember életét követelték.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Ezeket a szabályokat gyakran annak eldöntésére használják, hogy a beteget szükséges-e kórházba utalni.
Olaylar sonrasında kaç kişinin öldüğü ve kaç kişinin yaralandığı kesin olarak saptanamayacaktır.Nehéz pontosan megmondani, hányan is haltak meg.”
Yeğen, kişinin kardeşin ya da kuzenin çocuğu.Tom unokaöccse, vagy legalább is valamilyen ifjabb rokona.
Yaklaşık 1.6 milyon kişinin izlediği turnuvayı Avrupa takımı Fnatic kazandı.A százezer dollár összdíjazású bajnokságot az európai Fnatic csapat nyerte.
285 yolcu taşıyan uçakta 110 kişinin ölmüyle sonuçlanmıştır.A 285 utasból 112 életét vesztette.
Kışın, aşağı doğru hareket ederler ve vadilere gelebilirler.Télen lejjebb költözik, ilyenkor völgyekben is előfordul.
Kişinin gündelik işlevlerini yerine getirmesi zorlaşır.A személy visszatérhet mindennapi teendőihez.
Bu ara dünya, kişinin iç ve dış dünyası arasında bir köprü gibidir.Az embernek a világ külső, belső és közös világként tárul fel.
2012 kışında mandalina aromasıyla sınırlı bir süre için tekrar serbest bırakıldı.A 2012-es téli időszakban újra lehetett kapni mandarin és narancs ízesítéssel.
Bir bal arısı kovanında kışın yaklaşık 20.000-30.000, yazın 60.000-80.000 arası işçi arı bulunur.Nyár közepén egy egészséges család 40 000-80 000 egyedből áll.
Sefer sonucunda yaklaşık 100 bin kişinin öldürüldüğü sanılmaktadır.Végül körülbelül 100-at öltek meg közülük.
Büyük günah işleyen kişinin durumu konusunda yorum yapmak istememişlerdir.Nem látja be vétkeinek rettenetes horderejét.
Çift 2007 yılının kışında nişanlanmıştır.Szeptember 26-án a pár összeházasodott a Téli Palotában.
Ninetta konuştuğu kişinin babası olduğunu saklar ve onun bir fakir dilenci olduğunu bildirir.Ninetta még mindig aggódik apja miatt, akiről azt hiszi, bebörtönözték.
13,31 milyon kişinin izlediği bölüm, dizinin 1979'dan beri en çok izlenen bölümü oldu.Ezt az epizódot több mint 13 millió néző látta, mely a legnagyobb nézőszám volt 1979. óta.
Personel sayısı ise 500 kişinin üzerindedir.A dolgozók száma ekkoriban meghaladta az 500 főt.
Üretim sanayisi, yaklaşık 400.000 kişinin önemli bir işverenidir.Jelentős szerepe volt a mintegy négyezer munkást foglalkoztató társaság felvirágoztatásában.
Saint Lucia dahil birçok adada da birçok kişinin de hayatını almıştır.Az utóbbi időben Szent Ilonáról többen is a szigetekre járnak dolgozni.
14 yaşında iken 7 kişinin katili olarak yargılandı ve 39 yıla mahkûm oldu.A nyomozások során 47 embert gyanúsítottak meg, és 39 ellen emeltek vádat.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.A fertőzés ugyancsak bizonyítható a vérben a betegség elleni antitestek jelenlétének igazolásával.
2010 yılında 14 kişinin intihar ettiği bir dalga yaşanmıştır.2010-ben három hónap alatt négy vandál támadás is érte.
Yahudi kimliği, kişinin kendisini Yahudi olarak gördüğünü belirten nesnel veya öznel tanımdır.Semmilyen módon nem foglalkozik viszont azzal, hogy valaki hívő-e, zsidónak tartja-e magát, vagy sem.
( İçindeki huzur kişinin felâketlere daha çabuk karşı gelmesini sağlar. )(Ahol békében nyugodhatnak csontjai?)
Sonunda, böyle yükseklere çıkabilecek kişinin ancak bir minare ustası olabileceği düşünülür.Azonban végül megértik, hogy ő lehet az egyetlen, aki véget vethet a rémálomnak.
Telefon, adres defterine 1000 kişiye kadar kişinin kaydedilmesini sağlar.A telefon legfeljebb 1000 névjegyet tárolhat a címjegyzékében.
Bir sivrisinek insanı ısırdığında, salyaları kişinin derisine geçer.Amikor a szúnyog megcsíp egy embert, a szúnyog nyála bekerül az illető bőrébe.
Kişinin temel hak ve özgürlükleri Anayasa ile güvenceye alınmıştır.Tiszteletben tartja az alapvető emberi jogokat és szabadságot.
Çayırlar, kışın erken gelmesinden dolayı, ayrışmadan toprak üzerinde birikir.A lárvák korán, ha nincs hideg, már áprilisban megjelennek.
Önemli olan kişinin niyetidir.Igen, az ember önmaga célja.
Bir yöredeki zengin kişinin veya ağanın mallarını kendi isteğiyle talan ettirmesi anlamına gelir.Hallgass a gazdagabbra, hátha megszerezheted a vagyonát.
Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak.A világos alapsor gyengeségének kihasználása.
Bu terim, her zaman bir kişinin annesinin de konuştuğu dil anlamına gelmez.Gyakran mondják azt is, hogy anyanyelv az, melyen az adott személy saját gondolatait megfogalmazza.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Ilyen véleményt mások is megfogalmaztak.
İdil, kışın üç ayında donar.A sarki éjszaka télen három hónapig tart.
Kışın yayla boş olur.Télen a fészek üresen áll.
Google Dokümanlara kişinin defterlerini ihracatı da mümkün oldu.Elérhetővé vált a Google-fiókok névjegyeinek és bejegyzéseinek szinkronizálása.
Genellikle kışın karlı ve soğuktur.Télen igen kedveltek és gyakoriak.
Bu salgın, Ortadoğu, Hindistan ve Çin’de yaklaşık 75 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır.Abszolút értéket tekintve Kínában és Indiában követik el az öngyilkosságok több mint felét.
Taksim Meydanı'nda binlerce kişinin katıldığı bir protesto düzenlendi.A tüntetésen a CasaPound pár ezernyi aktivistája is részt vett.
Ateşlenme safhasında, kişinin genellikle yüksek ateşi olur.A lázas szakasz általában magas lázzal jár.
Dünya çapında 1990 yılında 700 kişinin ölümüne neden olmuşken bu sayı 2010'da 1.200'e yükselmiştir.2010-ben világszerte már mintegy 1200 halálos áldozatot követelt, míg 1990-ben ez a szám 700 volt.

İlgili Sayfalar