kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kışın bazen yollar kapalıdır.V zimě je někdy silnice neprůjezdná.
Gavar yaklaşık 25.000 kişinin yaşadığı, Sevan Gölü kıyısında bulunan küçük bir kenttir.Vychází se z toho, že v oblasti města, které bylo obehnáno nízkou hradbou, žilo asi 25 000 lidí.
Bu sefer binlerce kişinin canlarına kaybetmesine sebep olmuştur.Tentokrát přijde o život 9 lidí.
Bu tarihten sonra yaşadığı topraklar ne olursa olsun kişinin babası Filistinli ise kendisi de Filistinlidir.Kdokoliv, kdo se narodil po tomto datu palestinskému otci, i mimo Palestinu, je Palestincem.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Přesněji ubližování na vlastním těle.
Bu 300.000 kişinin yarısı kara yolu ile gelirken yarısı ise deniz yoluyla ulaşımını sağladı.Z 300 tisíc jedinců, kteří do Kalifornie doputovali, dorazila přibližně polovina mořskou plavbou.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Poučné v závislosti na tom, kdo je osoba.
Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar.V případě důvěryhodného a škodlivého procesu jsou provedeny odpovídající kroky.
Yâni kişinin doğallığını gösterir.Upozorňuje na jedinečnost každého z nás.
Kışın 600 m yüksekliğine kadar meşelik ve bambuluk ormanlara iner.Na zimu si mohou shromáždit až 80 m³ dřeva.
Erdem ise bilgeliktir, yani kişinin kendine yeterliliği ile.Klient je veden k většímu sebeuplatnění – tedy k větší schopnosti být sám sebou.
Vikinglerin bu kalede ilk kışın kışlama tarihinin MS 840-841 olduğu da bildirilmektedir.Můžeme bezpečně předpokládat, že Vikingové zde poprvé přezimovali v letech 840–841.
Kültür şoku, kişinin alışkın olduğu kültürel ortamdan farklı bir ortama girdiğinde yaşayabileceği durumdur.Po probuzení jej čeká kulturní šok, než si zvykne na úplně odlišné prostředí.
Dolayısıyla bir kişinin adı genellikle iki veya üç karakterle yazılır.Zpravidla bývá označován dvěma nebo třemi hvězdami.
En az 329 kişinin burada bulunduğu bilinmektedir.Žije zde asi 390 obyvatel.
Buna göre komedi kişinin zevkine göre değişir.Záleží už pak na vkusu jednotlivého člověka.
Birçok kişinin gönlünde taht kuran bu model özellikle Türkiye'de çok satmıştır.Její náboženské téma nepochybně přispělo k její velké oblibě, zejména ve Skotsku.
Savunma bütçesi ciddi miktarda bir kısıntıya gitmiştir.Vládní výdaje na obranu byly výrazně zredukovány.
Kışın başlamasıyla da Almanlar savaştaki üstünlüklerini kaybeder.Před příchodem zimy stihl porazit Germány ještě v bitvě na vale Angrivariů.
9 ile 13 milyon arasında kişinin öldüğü 1876–79 Kuzey Çin Kıtlığı.V letech 1876–1879 zemřelo během hladomoru v severní Číně 12 milionů lidí.
Bu eserlerin amacı, kişinin görünüşünü, kişiliğini ve ruh hâlini yansıtmaktır.Člověk a vesmír odráží jeho osobnost, charakter a účel.
Birçoğu, 30 kişi değil, en azından 200 kişinin öldürüldüğünü savunmaktadır.Mnozí z nich zastvávají tvrzení, že mrtvých bylo přinejmenším 200.
Kişinin suçu işlediği kesinleşmişse toplantı kararı alınır ve ceza kararı oylamaya sunulur.Jakmile se zjistí, že nějaká osoba porušila pravidla, musí shromáždění navrhnout a následně odhlasovat pokutu.
Kişinin sadece bir hesaptan pozitif bir denge olması durumunda çekebilmesi gerekir.Jen u dobře sladěného páru lze očekávat kladný výsledek.
Bu, Tanrı'nın iradesinden razı olan kişinin makamıdır.Obojí v krásném řádu podle Boží vůle.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Také může být chápán jako duch zemřelého.
Böyle bir durumda o kişinin psikolojik destek alması gerekir.Za tento čin byl nucen vyhledat odbornou psychickou pomoc.
diyalog : iki ya da daha çok kişinin karşılıklı konuşmasına denir.Interpersonální komunikace je vzájemná komunikace mezi dvěma nebo více jedinci.
Tarihi bilinmeyen bir türbesi vardır, orada yatan kişinin kim olduğu da bilinmemektedir.Kapsa má neznámou funkci a není jasné, jestli vůbec nějaká existuje.
Sefer sonucunda yaklaşık 100 bin kişinin öldürüldüğü sanılmaktadır.V důsledku těchto experimentů údajně zemřelo přibližně 100 lidí.
Festival 2009'da 650.000, 2010'da 900.000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.V roce 2009 činil přebytek přibližně 600 000 eur a v roce 2010 přibližně 900 000 eur.
Yapımında birkaç kişinin emeği bulunabilir.Na jeho produkci se podílelo několik osob.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.Svůj první létající stroj začal stavět v zimě 1902-1903.
3 kişinin ölümüne neden olmuştur.Usmrtil tři lidi.
REM rüya esnasında kişinin gözleri hareket halindedir.To je možné poznat na rychlém pohybu očí během jejího spánku.
Parşömen tek bir kişinin eliyle yapılmıştır.Bonsaj je možné přenést jednou rukou.
Kışın yağan karların erimesiyle nisandan itibaren sular yükselmeye başlar.Probouzejí se časně na jaře, když začíná odtávat led.
Cami yaklaşık 3 bin kişinin ibadet etme kapasitesine sahiptir.Chrám může pojmout až 3000 věřících.
Pekmez kışın kar ile de yenilir.V zimě ji vyhrabávají ze sněhu.
Cezayir başbakanları listesi, Cezayir'de hükümetin başındaki kişinin makamıdır.Seznam premiérů Haiti představuje chronologický přehled osob, které stály v čele vlády Haiti.
Bu cinayetin sebebi, öldürülen kişinin İsrail hükümetiyle işbirliği yaptığı şüphesiydi.Důvodem vraždy bylo podezření, že Mrva spolupracuje s policií.
Kişinin hayatta oluşunun göstergesi.Pouhý odraz naší bytosti v hlavách jiných.
Gözaltını uygulayan kişinin hem koruma, hem de kontrol vasfı bulunur.Při této práci úředník používá jak prostředky pomoci, tak kontroly.
Ancak emniyet açısından silahı kullanan kişinin dikkatli olması gereklidir.V zákonem vymezených případech má policista oprávnění použít zbraň.
18 Şubat 2006 günü Rolling Stones grubu yaklaşık 1,5 milyon kişinin katıldığı bir konser etkinliği düzenledi.18. srpna – Na pražském strahovském stadiónu vystoupila skupina The Rolling Stones pro asi 100 000 diváků.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Fulgerul ucide circa 60 de oameni pe an.
Mayıs 1832'deki Hambach Festivali 30.000'den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşti.La Festivalul Hambach din mai 1832 au venit peste 30.000 de oameni.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Aceste criterii sunt adesea utilizate pentru a decide dacă bolnavul va fi spitalizat sau nu.
Alerji testi, kişinin anafilaksisine neyin sebep olduğuna karar vermeye yardımcı olabilir.Testele de alergie pot ajuta la determinarea cauzei anafilaxiei unui pacient.
1989 ve 1992 arası, Filistin toplumu içindeki şiddet yaklaşık 1000 kişinin hayatına mal oldu .Între 1988 și 1992, violența intracomunitară palestiniană a dus la moartea a circa 1.000 de persoane.
B-25 Mitchell özel bir kişinin ismini taşıyan hava kuvvetlerine ait tek uçaktır.B-25 Mitchell este singurul avion militar american numit după o persoană anumită.
Bu tür bir kötülük, kişinin nefreti ya da gururu yüzünden ortaya çıkabilir.Un astfel de rău poate fi creat de ura și mândria unei persoane.
Her iki test de bir kişinin streptokok farenjiti olmadığı zamanı gösterebilir.Ambele teste pot arăta că o persoană nu are faringită streptococică.
Kişinin dang hastalığı şiddetli ise, kanı incelendiğinde başka değişiklikler de görülebilir.Dacă persoana suferă de forma severă a febrei denga, analiza sângelui poate evidenția și alte modificări.
Kişinin şiddetli (ciddi) bir enfeksiyonu varsa virüs, vücutta daha hızlı bir şekilde yayılır.Dacă persoana suferă de o infecție severă (gravă), virusul se reproduce mult mai rapid în organismul acesteia.
Bu cinayetin sebebi, öldürülen kişinin İsrail hükümetiyle işbirliği yaptığı şüphesiydi.Guvernul suedez era încredințat că asasinatul a fost comis de guvernul israelian.
Kim bilir kaç kişinin imzası vardır?Cine știe câte tipuri de luptă cunoaște?
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Omul mândru este, prin urmare, omul pe care l-am descris.
Bu kez gruptaki her kişinin Küp'ün farzedilen yaratıcısı ile bağlantısı vardır.De data aceasta fiecare prizonier are o legătură cu presupusul creator al cubului.
II. Sınıfta, kişinin cildinde ve vücudun diğer bölümlerinde kanama olur.La gradul II, persoana infectată prezintă sângerări la nivelul pielii și în alte părți ale organismului.