kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ordu 865-866 kışını Thetford'da geçirir.قضوا فصل الشتاء من 865-66 في ثيتفورد ، قبل أن يسيروا شمالاً للقبض على يورك في نوفمبر 866.
Mahmud, 1029-1030 kışını Belh'te geçirdi.وقد عين السلطان محمود نائبا له في مدينة بلخ في 1029-1030.
Hem de rastgele bir sıralama ile sorulduğunda, kişinin alabileceği yalnızca bir muhtemel cevap vardır.على عكس السماعات العظمية، والتي قد تكون الخيار الوحيد المتاح .
Üniforma, yazın ve kışın ayrı idi.كانت ملابس الصيف والشتاء مختلفة.
Teşhis tipik olarak bir kişinin belirti ve semptomlarına dayanır.يعتمد التشخيص عادةً على الشكل الذي يبدو عليه وعلى الأعراض.
Çünkü; grup, bir kişinin tek başına gösterdiği performanstan daha fazlasını gösterebilecektir.الإنجاز: يمكن للجماعة أن تحقق معا أكثر مما يمكن أن يحققه الفرد بمفرده.
Egzersiz, kişinin ilk kilosu veya kilo kaybettikten sonraki kilosundan bağımsız olarak fayda gösterir.تحدثُ الفائدة من مُمارسة التمارين بغض النظر عن وزن الشخص الأولي أو فقدانه للوزن لاحقًا.
Diğer bir deyişle, bir kişinin uykuya dalarken veya uyanırken hareket edememesi veya konuşamaması hissidir.بعبارة أخرى هو الإحساس بعدم القدرة على الحركة أو الحديث حال الاستيقاظ من النوم أو الخلود اليه.
Tüyleri yanardöner siyah, mor ya da yeşil parıltılı ve özellikle kışın beyaz beneklidir.يكون الريش اسود متقزح اللون , ارجوانى لامع أو اخضر و متلألأ بالأبيض خاصة في فصل الشتاء .
Müebbet hapis, kişinin cezasının ömür boyu süreceği hapis cezası türüdür.العقوبة القصوى التي يمكن استخدامها هي السجن المؤبد.
Ölüm zamanında ölen kişinin vücut sıcaklığını arttıran hastalıklar ve ilaçlar ^الأمراض أو الأدوية التي تزيد من درجة حرارة الجسم وبالتالي رفع درجة حرارة بدء الجثة في وقت الوفاة.
Üç film de, 50 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği 1990 İran depremi çevresinde geçer.تناولت هذه الأفلام أكثر من 50ألف فقدو حياتهم في زلزال إيران عام1990.
Yolda Üç Kişi, Tuna Kiremitçi'nin üç kişinin üç uzun yol macerasını anlattığı kitabıdır.أنواع فرط القراءة في ورقة واحدة , اقترح دارولد تريفيت ثلاثة أنواع من فرط القراءة.
İstifa bir kişinin çalıştığı işten ayrılmasıdır.التقاعد هي النقطة التي يتوقف الشخص فيها عن العمل تمامًا.
Yeğen, kişinin kardeşin ya da kuzenin çocuğu.الحفيد: هو أحد أولاد الابن أو الابنة لشخص ما.
Bu filmde ise büyülü ayna kişinin gerçek mizacını temsil etmektedir.وبعد ذلك تذهب الملكة إلى مرآتها السحرية التي هي انعكاس لصورتها.
Peygambere göre de kişinin gece ibadetidir.وقد روى المفسّرون کلّهم أنّ الآية نزلت في عليٍّ ليلة مبيته على فراش رسول الله صلى الله عليه وآله.
Bu ise o zamanki ağır durumda çok kişinin arzusu idi.كان ذلك بمثابة الصدمة للكثيرين في ذلك الحين.
Bir kişinin banka hesabı da dijital cüzdanla bağlantılı olabilir.A conta bancária de um indivíduo também pode ser vinculada à carteira digital.
1076/1077 kışında, Konstantinopolis kıtlık çekmiştir.Pelo inverno de 1076/1077, Constantinopla estava experimentando fome.
Şu ya da bu kişinin Sovyet iktidarının çıkarlarına karşı davrandığını kanıtlamaman gerek.Você não precisa provar que este ou aquele homem agiu contra os interesses do poder soviético.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Os relâmpagos provocam a morte a cerca de 60 pessoas por ano.
Mayıs 1832'deki Hambach Festivali 30.000'den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşti.O Festival de Hambach, em Maio de 1832, recebeu mais de 30 000 pessoas.
Filippikos, 585-586 kışını Konstantinopolis'te geçirdi ve baharda karagahı Amida'ya döndü.Ele passou o inverno de 585-586 em Constantinopla, retornando ao seu quartel-general em Amida na primavera.
602/603 kışında, imparatorluk muhafızlarının komutanı, comes excubitorum oldu.No inverno de 602/603, foi feito conde dos excubitores, comandante da guarda imperial.
Irving 1822 kışında Almanya'ya yolculuk yaptı ve Dresden'e yerleşti.Irving viajou para a Alemanha, fixando-se em Dresden no inverno de 1822.
Araştırmaya göre, şehirdeki 32.488 kişinin %9’u Yahudi’ydi.O estudo também constatou que cerca de nove por cento dos 32 488 habitantes da Cidade Velha eram judeus.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Isso resulta em cerca de 12 500 mortes por ano desde 2006.
Bayramov bunun “her kişinin içinde bulunan o özel kıvılcımı aramak” ile mümkün olduğunu söyledi.Bayramov dizia estar "procurando sempre essa faísca especial que existe dentro de cada pessoa."
2007'nin ilk yarısında, 1,010 doğum ve 659 ölüm olduğu, 27 kişinin göç ettiği bildirildi.Na primeira metade do ano foram registrados 1.010 nascimentos e 659 mortes, com um saldo migratório de 27.
Kişinin yüzü görülmelidir.Eu preciso ver um rosto humano.
Bu kişinin adı Chara'dır.Muito prazer, meu nome é Linda.
Sonrasında Doğu Anglia'ya dönen Vikingler 869-870 kışını Thetford'da geçirirler.Voltaram à Ânglia Oriental e ficaram o inverno de 869-870 em Thetford.
1942-1943 kışında, Kızıl Ordu Stalingrad Savaşı'nı kesin bir biçimde kazanmıştı.No Inverno de 1942/1943, os Soviéticos conclusivamente ganharam a Batalha de Stalingrado.
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Quando Dennis pergunta a ela sobre isso no dia seguinte, Kristi diz que é seu amigo Toby.
Uçakta bulunan 113 kişinin hepsi öldü.Todas as 113 pessoas a bordo morreram.
Paralar ödenirken kişinin hangi işi yapmış olduğuna bakılmazdı.Quem se importa se as pessoas que trabalharam são pagas?
Buna göre komedi kişinin zevkine göre değişir.Dividiu de acordo com o gosto de cada um.
Bugüne kadar bu emrin sonucunda kaç kişinin kaybolduğu bilinmiyor.Até à data desconhece-se quantos milhares de pessoas terão desaparecido como resultado desta ordem.
Sadâkat, aynı zamanda kişinin dostlarına, ailesine ve eşine karşı olan yükümlülüklerin genişletilmiş şekliydi.A lealdade era também uma extensão dos deveres do indivíduo com os amigos, cônjuge e familiares.
Balon o kadar büyüktür ki aynı anda kalabaklıktaki birkaç kişinin üzerinde olacaktır.O balão é tão grande que ele permanece acima de muitos membros da multidão.
Herakleios geri kalan kışını Van Gölü'nün kuzeyinde geçirdi.Heráclio passou o resto do inverno ao norte do lago de Vã.
Geleneksel Yahudilikte kişinin Yahudiliği çocuğa annesinden geçer.Portanto, a herança judaica é passada de mãe para filho.
Kim bilir kaç kişinin imzası vardır?P. Quantas pessoas estão representadas?
B-25 Mitchell özel bir kişinin ismini taşıyan hava kuvvetlerine ait tek uçaktır.O B-25 foi o único avião militar americano que foi batizado com o nome de uma pessoa em específico.
Bin kişinin katıldığı bu etkinlikte B1A4 dokuz şarkı söyledi.B1A4 performou nove músicas no evento, que contou com a participação de 1.000 pessoas.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.É muito difícil acordar alguém nessa fase de sono.
Mayıs 1963'te, feribot gemisi Adel, Maghagha'da alabora olup ve 206 kişinin ölümüne neden olmuştur.Em maio de 1963, a balsa Adel capotou, causando a morte de 206 pessoas.
35 kişinin tamamı ölmüştür.Morreram todos os 35 ocupantes.
235 kişilik nüfustan kaç kişinin akıcı konuştuğu bilinmiyor.E tem 325 pessoas que não acreditam.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.O processo de envelhecimento tem um impacto inevitável no corpo de uma pessoa.
Ölçüm yapılacak kişinin kolundaki atardamar el yardımıyla bulunur.A ajuda dada a ele pela Mércia deve ser reconhecida.
Duble penetrasyon: Bir kişinin, iki kişi tarafından anüsünün ve/veya vajinasının aynı anda penetre edilmesi.Dupla penetração: (DP)Uma pessoa é penetrada por dois homens ao mesmo tempo.
Söğütler kışın en çok yenen bitkilerdendir.Os pubs são os mais recomendados no inverno.
Bunların her biri birkaç kişinin dizilerinin bir karmasıydı.Eis um resumo de cada um deles.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Também pode ser confirmada pela identificação de anticorpos contra a doença no sangue.
15 Ağustos 2011'de Irak İslam Devleti'nin Musul'da 70 kişinin ölümüne sebep olan suikast girişimleri başladı.Em 15 de agosto de 2011, uma onda de ataques suicidas do ISIS tiveram início em Mosul resultando em 70 mortes.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Autenticidade é a garantia de que você é quem diz ser.
Sırp kasabası Surdulica'ya isabet eden füze en az 20 kişinin ölümüne yol açtı.O ataque que tirou a vida de Bhutto também matou pelo menos 20 pessoas.
Yahudilere karşı ayaklanma olan Kişinev pogromu üç gün sürdü.O pogrom de Kishinev estendeu-se por três dias de violência contra os judeus.