kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böyle bir yürüyüş sonucunda altı kişinin cesedini, daha yüksek bir rakımda buldular.Ahondando sobre la zona, encontraron los restos de seis cuerpos más.
Dama, iki kişinin karşı karşıya oynadığı bir masa oyunudur.Las damas es un juego de mesa para dos contrincantes.
Buna göre, kişinin ölümü hâlinde mültezimlik hakkı mirasçılara geçmiyordu.De no existir beneficiarios, pasará el derecho a los herederos del muerto.
Kışın gölde turnalar ve su kuşları görülebilir.En invierno se puede pescar y patinar en el lago.
Psikokinezi (Telekinezi): Kişinin maddeler üzerinde düşünce gücüyle etki yapması.Trance (ondas mentales): Capacidad de influenciar el interior de otra mente.
Ruh bilimi açısından, kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış.Cómo alguien aparece también depende de las cosas y la gente alrededor de él o ella.
Bu anlamda, “kişinin kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir. ”Si no, ¿por qué existiría la necesidad de afirmar quién es uno?
Kitab-ı Mukaddes kişinin bir cana sahip olduğunu değil, kişinin bir can olduğunu söyler.Éste le aconseja que el titular de la cuenta no sea él mismo, sino alguien de confianza.
Kışın gerçekleşecek olayları belirler.Durante el invierno ocurre algo similar.
Kışın, Akdeniz ve Atlantik kıyılarına göç ederler.En invierno migra a las costas del Atlántico y Pacífico norte.
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar.Luego se ejecuta el lavado de los pies como ejemplo de servicio que Jesús hizo hacia los demás.
Kaybolan 12 kişinin cesedi ise bulunamamıştır.¿Qué harán 10 candidatos que perdieron?
Bu pulların dizaynı Türk Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış fakat bu kişinin adı bilinmemektedir.Se sabe que los planos del edificio se realizaron en Madrid, pero no el nombre del diseñador.
Bu eserlerin amacı, kişinin görünüşünü, kişiliğini ve ruh hâlini yansıtmaktır.Se pretende mostrar la semejanza, personalidad e incluso el estado de ánimo de la persona.
Confundo: Büyünün yapıldığı kişinin kafasını karıştırır.Se causa con: El hechizo Confu.
Kışın göçmen kuşların kışladığı alanlardandır.Mediados de mayo.(Comunidad Del Salitre) Las Luminarias.
Kışın lacivert çuha ve yazın beyaz keten olmak üzere pantolon giyerlerdi.En invierno usaban poncho y en verano chupa y calzón de color blanco.
Gang bang: Bir kişinin, birkaç kişi ile aynı anda veya sırayla cinsel davranışlarda bulunmasıdır.Orgía o sexo grupal: varios individuos tienen relaciones sexuales al mismo tiempo y en el mismo lugar.
Muhtemelen kişinin kolları çıkar.Ser el brazo derecho de alguien.
Bu da kendini savunan kişinin ön taraftan gelecek saldırılara karşı kendisini korumasını kolaylaştırır.Es el que puede defender directamente lo que se halla a su frente.
Üstelik cinsellik kişinin daha yüksek bir ruhsal gelişmeye ulaşması için son derece gerekli olduğu öğretilir.Es el esfuerzo de aquellos que tratan de subir a otro nivel espiritual.
Ama kışın işinin sıfır altına inmesi de gözlemlenmiştir.Al observarlo, un suspiro suyo creó el viento (Xoshem).
Gaga ise kışın siyahtır.El pico es de color negro en invierno.
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.Y me consta que molestó a muchos.
Bu kişinin Marxists Internet Archive'deki mevcut eserleri için: Rosa Luxemburg.En el Marxists Internet Archive está disponible una sección con obras de Rosa Luxemburgo.
Kişinin verdiği zararı karşılaması, yani tazmin etmesi istenir.Donde haya ofensa, que lleve yo el Perdón.
McEwan romanı üçüncü kişinin ağzından yazdı.La novela de Saramago está escrita en tercera persona.
78 kişinin ülkelere göre dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.78 candidatas de todo el mundo se presentaron en este certamen.
Oyun yazarı Max Sparber, ilk eserlerinden birinde Kişinev pogromunu konu aldı.El dramaturgo Max Sparber tomó el pogromo de Chisináu como el tema de una de sus primeras obras de teatro.
Livonca, 2 Haziran 2013 tarihinde anadil olarak konuşan son kişinin ölümüyle ölü bir dil haline geldi.El 2 de junio de 2013 murió Grizelda Kristiņa, considerada la última hablante de este idioma.
Bir tahtanın genişliği onu kullanacak olan kişinin kişisel tercihine bağlıdır.El tamaño de la bestia dependerá de quien lo pregunte.
İlçede kışın kuru ve soğuk poyraz, baharda ise ılık ve nemli olan rüzgarlar eser.Y fresco a templado y húmedo en primavera, con tormentas aisladas.
Kişinin nine ve dedelerinden bir veya ikisi Yahudiyse kişi Mischling yani melez sayıldı.Quienes tuvieran dos o un sólo abuelo judío eran mischlinge, es decir, medio judíos.
Bu miktar 132.000 kişinin yıllık tüketimini karşılar.Tiene una capacidad de producción de 132.000 unidades anuales.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Personalidad es nada más que estar con otras personas siendo tú mismo.
Kelepçe, bir kişinin bileklerini birbirine yakın tutmak amacıyla tasarlanmış alettir.Esposas, dispositivo de seguridad diseñado para mantener juntas las muñecas de un individuo.
Bu kişinin hâmîliğinde 1784'te Roma'ya gitti ve üç yıl orada kaldı.Regresó a Roma en el año 382 y allí permanecerá tres años.
Kışın çok yağmur yağar.Los inviernos llueve con frecuencia.
Kışın nüfus azalır.En invierno disminuye gradualmente su captura.
Başkenti kışın Cemmu yazın ise Srinagar'dır.La capital de verano es Srinagar mientras que la de invierno, Jammu.
Aşı sürgünlerinin, kışın şiddetli soğuklardan zarar görmeleri tehlikesi vardır.El pie dañado es susceptible de sufrir daños en un futuro a causa del frío.
Büyük günah işleyen kişinin durumu konusunda yorum yapmak istememişlerdir.Él no desdeñó hablar con la mujer pecadora.
350 kişinin oyu ile 39 kişi meclis üyeliğine seçildi.Se eligieron 39 diputados.
Yürütme organı tek kişinin kontrolündedir.Regula la conducta al interior de una persona.
Kışın ısıtma maksadı ile kullanılan ısı pompası, yazın da soğutma için kullanılabilir.El calor residual del motor puede utilizarse para calefacción en invierno y para refrigeración en verano.
Kişinin parmak kıvrımları yaşlanması ile değişmez ve kaybolmaz.La plasticidad disminuye a medida que envejecemos pero nunca desaparece.
Her reklam, kendisine önerilen Panda Cheese markalı peyniri reddeden kişinin yer aldığı kısımla başlar.En cada anuncio, se ofrece queso Panda a una persona pero esta lo rechaza.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Mejora el aspecto físico de la persona.
Yaklaşık 3.500 kişinin öldüğü sanılmaktadır.Se calculan unos 4500 muertos.
Bir başka doktor, kapısının önünde beş kişinin öldüğünü söyledi.Además del piloto, cinco personas más murieron en tierra.
Kültür Başkenti’nin Açılış gecesi 100 Bin kişinin katıldığı bir etkinlikle yapıldı.En septiembre se produce la reunión de inauguración del movimiento a la que asisten una veintena de personas.
Türkiye'de 2 milyondan fazla kişinin Kırım-Tatar kökenli olduğu tahmin edilmektedir.Se estima que más de un millón de personas en Rusia están infectadas por él.
İç çamaşırı olarak yazın ince, kışın kalın çiçekle pazenden dikolta dikilir.Estarían posando en trajes de baño en pleno invierno, salpicadas por agua fría.
Indila: Kışın sürpriz çıkışı (Türkçe)".«Sordolimpiadas de invierno en Suecia».
40000'i aşkın kişinin ölümüne neden olan kamp 14 Şubat 1945'te Kızıl Ordu tarafından dağıtılmıştır.El campo fue liberado el 14 de febrero de 1945 por el Ejército Rojo.
Bu işlem iklim durumuna göre sonbahar ve kışında olabilir.Este tipo de tiempo será muy importante en otoño e invierno.
Bu kişinin Marxists Internet Archive'deki mevcut eserleri için: Lev Troçki.En el Marxists Internet Archive está disponible una sección con obras de León Trotski.
Çoğu, kışın kıyıya göç eder.Escaso en las costas en invierno.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.Que muchas personas le han visto durmiendo frente a ella.
Bu kişinin Pomak olduğu iddia edilmektedir.Esta persona tiene que expulsarlo.