kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu taşın üstünde genellikle namazgâhı yaptıran kişinin ismi ve ayetler yazılır.Los nombres han sido extraídos del Corán y de la Suna.
Rusça, Ukraynaca ve Beyaz Rusça konuşan 27,856 kişinin 19,910'u erkek, 7,946'sı kadın olarak kaydedilmiştir.Entre los hablantes de ruso, ucraniano y bielorruso, hay 19,910 hombres y 7,946 mujeres.
Arkeolog Zdanovich' göre yerleşim biriminde yaklaşık 1500 ila 2500 kişinin yaşamış olmalıydı.Zdanovich estima que aproximadamente 1.500 a 2.500 personas podrían haber vivido en el asentamiento.
5 Ekim 2005'te Calvi'nin öldürülmesine karışmakla suçlanan beş kişinin yargılanmasına Roma'da başlandı.El 5 de octubre de 2005, el juicio de las cinco personas acusadas del asesinato de Calvi comenzó en Roma.
B-25 Mitchell özel bir kişinin ismini taşıyan hava kuvvetlerine ait tek uçaktır.El B-25 es el único avión militar estadounidense que recibió el nombre de una persona concreta.
29 Ağustos 1993'te Michael, Singapur'da 47.000 kişinin önünde 35. doğum gününü kutladı.El 29 de agosto, Jackson se presentó frente a 47.000 personas en su 35° cumpleaños en Singapur.
Papiamento veya Papiamentu 359.000 kişinin konuştuğu bir Creole dilidir.El papiamento, papiamen o papiamentu es una lengua criolla hablada por 359.000 personas.
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Cuando Dennis le pregunta a Kristi, al día siguiente, le dice que es Toby.
Ayrıca yine bu dizi Rick'in kâtil olacak bir kişinin boynunu ısırarak kopardığı bir dizi.Y uno en el que Rick le muerde el cuello a un delincuente.
Kışın bu bölgeye kar yağar.Cae nieve en invierno sobre la zona.
Yalnız intihar ve öldürülme olayında kişinin öleceği Allah katında bilinmektedir.Solo algunas de aquellas cosas sobre las que se ha mencionado el nombre de Alá en el momento de la matanza."
Bir cinayet işlemiş olan katil, öldürülen kişinin eşinin oanyıyla idam cezasının yerine köle olabilirdi.Un asesino condenado a muerte podía solicitar a la esposa de la víctima convertirse en su esclavo.
Holocaust yaklaşık 6 milyon kişinin öldürülmesi.El Holocausto fue el asesinato de más de seis millones de personas.
1 Kasım 1965'te Guéra Valiliği'nde başlayan ayaklanma 500 kişinin ölümüyle sonuçlandı.El 1º de noviembre de 1965, disturbios en la prefectura de Guéra dejaron 500 muertos.
Genellikle 92 bin kişinin öldüğü söylense de bu sayının abartılı olduğu düşünülmektedir.Se cree que la cifra frecuentemente citada de 92 000 fallecidos es probablemente sobrestimada.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Su prepotencia le hizo ganarse muchos enemigos.
Kişisel hak: Her kişinin yaşama hakkı vardır.Toda persona tiene derecho a la vida.
Yazıda, Kansas eyaletinde işlenen bir cinayet ve aynı aile mensubu dört kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır.A sangre fría narra el brutal asesinato de los cuatro miembros de una familia de Kansas.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.El contacto visual es la situación donde dos individuos se miran uno al otro a los ojos al mismo tiempo.
Ona göre kişinin en büyük düşmanı, yine kendisidir.Su mayor enemigo es, según él mismo, Batman.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.El gobierno reconoció la muerte o desaparición de alrededor de 600 personas.
Kişinin daima mevcut olan “gölge”sidir.La sombra de una persona estaba siempre presente.
Kışın köyde çok az insan kalmaktadır.Pocos habitantes se quedan en invierno en el lugar.
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.Luego se besan la mano para protegerse contra las enfermedades.
Avrupa Komisyonu, her üye devletten bir kişinin yer aldığı 28 üyeden oluşur.Está integrado por 28 miembros, procedentes cada uno de un Estado de la Unión.
Kışın kar ve soğuk getirir.En invierno hay nieve y heladas.
Fırtına Martinique'de dokuz bin kişinin ölümüne sebep olmuştur.La peste en el reino de Macedonia mata a miles de personas.
O’na göre acı çekmekten yararlanmak ; kişinin benliğini zayıflatan, mutsuz olmaya eğilimli kılan bir dürtüdür.Y a quien intente cortarlo, se le cercenará la mano y la maldición de Dios pesará sobre él a perpetuidad."
Yaklaşık 5.000 kişinin izlediği konser sağnak yağmura rağmen 2 saat sürdü.El concierto recibió a cerca de 65.000 espectadores y duró sobre 2 horas.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.De esa unión nacería su primer hijo.
Bu kuşlar, kışın güney Birleşik Devletler ve Meksika'ya göç eder.Estas aves emigran en el invierno al suroeste de los Estados Unidos y a México.
Salgın çok kişinin hayatına mal oldu.Este padecimiento costó en Europa la vida de muchas personas.
Yahudilere karşı ayaklanma olan Kişinev pogromu üç gün sürdü.El pogromo de Chisináu se extendió por tres días con disturbios y revueltas contra los judíos.
137 kişinin ölümüne neden oldu.Mueren 271 personas.
Marzelline babasından Leonere'ye bu kişinin çok kötü durumunu hiç göstermemesi için yalvarır.Marcelina ruega a su padre que mantenga a Fidelio lejos de tan terrible lugar.
Parşömen tek bir kişinin eliyle yapılmıştır.El movimiento de las piezas debe hacerse con una sola mano.
1348de Kasım ile Aralık arasında bir ayda 900.000 kişinin öldüğü bildirilir.Entre septiembre y noviembre más de 1.000 terremotos fueron detectados.
2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre yaklaşık 39,500 kişinin bu dili konuştuğu belirtilmiştir.En 2010, 3 956 personas en la Delegación reportaron hablar alguna lengua indígena.
Daha sonra aracı süren kişinin alkollü olduğu ortaya çıktı ve hapse atıldı.La policía pensó que estaba borracho y se lo llevó a la estación.
Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir.En invierno, no obstante, aparecen en tierra sólo durante o después de los vendavales.
Her kişinin bireysel beslenme gereksinimlerinin bulunmaktadır.Todas ellas deben poseer su propia fuente de alimentación.
Takımdaki dengeyi korumak açısından birden fazla kişinin taşıması önerilmez.Normalmente se evitará cargar el equipo con más de 4 personas.
Kışın, körfezin güney kısmı buzla kaplanabilmektedir.En invierno, la parte sur de la bahía se encuentra cubierta de hielo.
3 Mart 1981, Kişinev), Moldovalı şarkıcıdır.Chisináu, Moldavia, 3 de marzo de 1981) es una cantante moldava.
Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak.Me entristece la impotencia intelectual del hombre.
Kurtulduklarında uçaktan kurtulan 8 kişi olduğunu ve 6 kişinin hayatta kaldığı yalanını söylemiştir.Dice que sólo ocho pasajeros sobrevivieron al choque y solamente seis vivieron para salir de la isla.
Güçlü bir kişinin iktidarı tek başına ele geçirdiği de görülürdü ama kısa süreli olurdu.También se les ha visto capaces de colgar brevemente de un objeto, aunque por poco tiempo.
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.Clastomanía': obsesión por romperle a la pareja la ropa que lleve puesta.
Anam, babam sana feda olsun, bütün bu kapılardan çağrılması için kişinin ne yapması gerekir?¿Quién soy yo, para que la madre de mi Señor venga a visitarme?
Kışın son bayramıdır.El último día de invierno.
Bir zamanlar çoğu kişinin bulunduğu aşağı mahalleden zamanla çoğu kişi yukarı köye göç etmişlerdir.Las fuentes que existían hasta entonces estaban en su mayoría ubicadas en las afueras del pueblo.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Las coincidencias son suficientes para sospechar que se trata de la misma persona.
Herheangi bir kişinin yaşam süresi şinigami süresi ile görülebilir.El hombre puede entrar en unión con el Uno en momentos de éxtasis.
Abdülaziz tahta çıkınca bütçe kısıntısı nedeniyle kapatıldı, daha sonra da yandı.Cuando ellos se acercaron a él retrocedieron al instante debido a que se estaban quemando.
Burada kastedilen onur, kişinin kendi oluşunun onurudur, kendi varoluşundan utanmayışının yansımasıdır.Lo que verdaderamente más me avergüenza, es cuando pienso en vuestra falta de espíritu religioso.
Uçakta bulunan 113 kişinin hepsi öldü.Los 113 a bordo murieron.
Alerjik reaksiyon doza bağlı değildir, kişinin aşırı duyarlılığına bağlıdır.Las amatoxinas actúan lentamente, no importa lo elevada que sea la dosis.
Saldırıda alınan hasar kişinin geçmişte yaşadıkları veya ruh hali ile bağlantılıdır.La gente entiende vicios con los cuales se enfrentan o se enfrentaron en un pasado.
Ayrıca o zamana kadar hiçbir film bir kişinin ruhsal durumunun detaylarına bu derece eğilmemişti.Hasta entonces, nadie había intentado hacer nada igual a una escala similar.
13 Ocak - Sultanahmet Meydanı'nda 150 bin kişinin katıldığı bir miting yapıldı.La primera vez fue ante unas 15 mil personas en la Plaza Roja de Moscú.