kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bundan dolayı kışın yolar kar nedeniyle kapanmaktadır.L'hiver, ces chemins sont fermés à cause de la neige.
Bu gemilerle, bir seferde 330 kişinin ulaşımı sağlanabilecek.Ces cabines peuvent transporter 3 000 personnes par heure.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Le processus de connexion vérifie que vous êtes bien la personne que vous prétendez être.
Fakat rakımı çok yüksek olduğu için kışın kar yağışları da görmektedir.En raison de l'altitude élevée, les chutes de neige sont abondantes en hiver.
Beldeye kışın araç girmesi yasaktır.Le quai est déneigé en hiver.
Kışın ısı neredeyse sıfırın altına hiç düşmüyor.La température ne descend généralement jamais en dessous de zéro.
1076/1077 kışında, Konstantinopolis kıtlık çekmiştir.Hiver 1076-1077 particulièrement rigoureux.
Bazen kışın soğuk olduğunda çok az kar yağan İzmir'in bu tepesinde kar görebilirsiniz.En hiver, il n'est pas rare de voir le harfang des neiges sur l'île.
Kışın Sibirya'dan esen soğuk rüzgarlar nedeniyle altı ayda bir donar.En hiver, les vagues d'air froid viennent de Sibérie.
Ağrının şiddeti kişinin ağrı eşiğine bağlıdır.Le traitement va dépendre de la cause exacte de la douleur.
Yaklaşık 3.500 kişinin öldüğü sanılmaktadır.Certaines sources mentionnent environ 3 400 morts.
Ordu 865-866 kışını Thetford'da geçirir.Ils passent l’hiver 880 à Gand.
1996'dan önceki seçimlerde 6000'den az kişinin oy kullanma hakkı vardı.Pour que le vote soit valable, un minimum de 6 000 votes était nécessaire.
Anıtın amacı, bir kişinin, olayın ya da tarihsel bir dönemin anısını canlı tutmaktır.Au contraire, il doit restituer l’esprit d’une époque ou d’un événement.
Ayrıca onların soyundan gelen hiçbir kişinin Fransa’da iktidara gelmesi yasaklanır.Il n'y a toutefois presque aucune chance que l'encombrante hôte soit contrainte de quitter la France.
Mahallenin en yüksek yedi tepesinde ermiş olduğuna inanılan yedi tane kişinin kabirleri bulunmaktadır.Elle s'ajoute aux sept autres chapelles élevées dans la commune.
Sefer sonucunda yaklaşık 100 bin kişinin öldürüldüğü sanılmaktadır.Le premier ministre déclare plus de 100 000 morts probables.
Bu kişinin ünlü Köroğluna sempatisi varmış.Le succès de son demi-frère le remplit d'amertume.
Kışın genellikle daha alçak kesimlere doğru göç eder.En hiver, il descend généralement à plus basse altitude.
Bu ara dünya, kişinin iç ve dış dünyası arasında bir köprü gibidir.Ce corps est comme l'interface entre le monde de l'esprit et celui de la nature.
Kişinin cinsel kimliği her zaman cinsel yönelimiyle uyuşmayabilir.L'identité de genre pourrait être non alignée sur l'identité sexuelle.
Kurul, 1 kişinin cezasını kaldırdı, diğer 2 kişinin cezasını onadı.Le procureur demande un acquittement pour plusieurs d'entre elles et une sanction pour d'autres.
Ona göre her canlı yaptıklarından kendisi sorumludur, bir kişinin başkasına yararı yoktur.Toute chose fut faite par Lui ; et au sans Lui, rien n'aurait été fait de ce qui fut fait.
Buradaki vurgu kişinin başkaları ile ve maddesel şeylerle özdeşleşmiş olmasıdır.La conscience se produit lors d'interaction avec d'autres personnes et d'autres objets.
Bu miktar 132.000 kişinin yıllık tüketimini karşılar.Elle a une capacité de 132.000 unités par an.
Durum kışın gelmesiyle birlikte daha da kötüye gitti.Pendant l'hiver, il entre en torpeur.
Kişinin kendisiyle savaşını, kendi benliğini eğitmesini amaçlar.Elle veut parler de Bataille et d'elle-même.
23 Ekim 2010 tarihinde 9 kişinin katılımıyla bir toplantı daha düzenlendi.Une nouvelle séance a lieu le lendemain en présence de 20 citoyens actifs.
Kişinin açlığa yanıtı birçok değişkene bağlıdır.Le choix initial des aliments dépend donc de très nombreuses variables.
Ancak tin bedenden ayrıldığı vakit, kişinin ölümü hemen gerçekleşmiş olur.Une fois le passage refermé, le corps physique de l’Ancien meurt.
Buna karşın yaklaşık 900 milyon kişinin temiz suya erişimi yok.Près de 500 millions de Chinois n'ont aucun accès à de l'eau potable.
Sonuçta Leavitt, Nobel Ödülleri kişinin ölümünden sonra verilmediği için, aday gösterilememiştir.Elle ne fut jamais nommée car le prix Nobel ne peut pas être attribué à titre post-mortem.
Kışın ise sadece birkaç aile ikamet etmektedir.L'hiver, on ne compte que quelques étals.
Buna göre komedi kişinin zevkine göre değişir.La conception du personnage tient du comique de contraste.
350 kişinin oyu ile 39 kişi meclis üyeliğine seçildi.En outre, 39 des 55 membres sont élus au conseil communautaire.
Örneğin bir kişinin iki çocuğu olduğunu düşünürsek, her ikisinin de kız olma olasılığı 1/4 olur.La probabilité que les deux enfants soient des garçons vaut donc 1/3.
Kişinin daima mevcut olan “gölge”sidir.La forme "Géna" existe toujours.
Tüm toplu taşım hizmetleri 1941-42 kışında durma noktasına gelir.Les actions pour obtenir des rapprochements se poursuivent au long de l'hiver 1942-1943.
Geriye kalan kısmı ise kişinin ailesine bırakılır.Il est ensuite remis à la famille du défunt.
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.L'avocat de la défense n'a pas le droit de contester ces preuves.
Nisan 1959'da bu 110 kişinin yedisi astronot oldu.Jusqu'au 7 juillet 1959 ont suivi les neuf bateaux suivants.
1492de Kahire'de büyük bir veba salgını çıktı ve bu 200.000 kişinin ölümüne neden oldu.En 1349, la peste noire touche la ville, tuant les deux tiers de sa population.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.La singularité physique du vivant.
Fakat Jones da ona babasına gitmesini önerir ve kaçırılan kişinin babası olduğunu öğrenir.James veut absolument prouver à son père qu'il est un adulte responsable.
Bu kişinin hâmîliğinde 1784'te Roma'ya gitti ve üç yıl orada kaldı.Il fait en 1483 un voyage à Rome, d'où il ne revint que trois ans plus tard.
Kışın burası çoğunlukla buzludur.Il y a habituellement des gelées en hiver.
Bir adam başka bir kişinin özgürlüğünü kısıtlayacak hareket ederse aynı ceza ona verilir.Quiconque privera quelqu'un d'un membre devra perdre ce même membre.
Daha sonra 2 kişinin daha kalabalıkta ezilerek öldüğü açıklanmıştır. ^Deux morts viennent, hélas, allonger la liste.
Askeriyede firar, kişinin bulunduğu birimi terketmesidir.Dans une unité militaire, la désertion est l'acte de quitter l'unité.
Güneş kışın erken batar.El sol se pone temprano en invierno.
Kışın kardan adam yapmak eğlencelidir.Es divertido hacer muñecos de nieve en invierno.
Birçok kişinin, insan etinin tadının nasıl olduğuna dair bir merakı vardırMuchas personas tienen curiosidad de saber cuál es el sabor de la carne humana.
Kışın tanıştık.Nos conocimos un invierno.
Kışın hava erken kararır.En invierno se oscurece temprano.
Kışın favori içeceğin nedir?¿Cuál es tu bebida favorita en invierno?
Bu kuşlar kışın Kuzey Afrika'ya göç ederler.Estas aves emigran al norte de África en invierno.
Ben çocukken, bana tereyağının kişinin sağlığı için kötü olduğu söylenirdi.Cuando era pequeño, me decían que la mantequilla era mala para la salud.
Avustralya'da kaç kişinin yaşadığını biliyor musun?¿Sabes cuánta gente vive en Australia?
Dağın zirvesi kışın karla kaplıdır.La cima de la montaña está cubierta de nieve en el invierno.
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Como parte del encubrimiento, Ishii ordenó la ejecución de 150 prisioneros.