kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fransa'daki eğitimi, babasının onu İngiltere'ye geri götürdüğü 1521 kışına kadar sürdü.Son éducation prend fin à l'hiver 1521 lorsqu'elle est rappelée en Angleterre par son père.
Kendisi o yıl sefer yapmadı ve kışın Konstantinopolis'e gitti.Il ne fit plus campagne cette année, et à l'hiver, il partit pour Constantinople.
Araştırmacılar, gölün sularında en az 500 kişinin kalıntılarına ulaştı.Il semble que les eaux du lac aient renfermé les restes d'au moins 500 individus.
Kışın, körfezin güney kısmı buzla kaplanabilmektedir.En hiver, la partie sud de la baie peut être recouverte de glace.
Arkeolog Zdanovich' göre yerleşim biriminde yaklaşık 1500 ila 2500 kişinin yaşamış olmalıydı.Zdanovitch estime qu'environ 1 500 à 2 500 personnes pourraient avoir vécu dans la colonie.
Yalnız intihar ve öldürülme olayında kişinin öleceği Allah katında bilinmektedir.Ils combattent dans le sentier d’Allah: ils tuent, et ils se font tuer.
Bir öğrenme organizasyonu olma süreci, kişinin yaptıklarının her alanını eleştirmeyi içerir.La transformation en une organisation apprenante implique de critiquer tous les aspects de ce que l'on fait.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Il me semble qu'il s'agit d'une autre personne.
602/603 kışında, imparatorluk muhafızlarının komutanı, comes excubitorum oldu.Lors de l'hiver 602-603, il devient comes excubitorum, c'est-à-dire chef de la garde impériale.
Aynı şekilde prens de sözlerine bu büyüleyici müziği yazan kişinin Sindirella olduğunu bilmez.De même, le prince ignore que la chanteuse a composé cette musique enchanteresse.
137 kişinin ölümüne neden oldu.Au moins 137 personnes ont ainsi trouvé la mort.
Holocaust yaklaşık 6 milyon kişinin öldürülmesi.L'Holocauste, ce sont 6 millions de personnes qui se font tuer.
Bu kuşlar, kışın güney Birleşik Devletler ve Meksika'ya göç eder.Ces oiseaux migrent en hiver vers le sud-ouest des États-Unis et le Mexique.
Bazıları ise videonun sahte olduğunu, videodaki kişinin bin Ladin olmadığını iddia etti.Certains soupçonnent la vidéo d’avoir été falsifiée.
Herakleios geri kalan kışını Van Gölü'nün kuzeyinde geçirdi.Héraclius passa le reste de l’hiver sur la rive nord du lac Van.
Hapishanelerde firar, mahkûm kişinin hapis olduğu yerden kaçmasıdır.Une évasion est le fait pour un prisonnier de s'échapper de la prison où il est détenu.
26 Ocak 1531'de il binlerce kişinin ölümüne neden olan bir deprem geçirdi.Le 26 janvier 1531, la ville subit un violent séisme qui fait des milliers de victimes.
Bir cinayet işlemiş olan katil, öldürülen kişinin eşinin oanyıyla idam cezasının yerine köle olabilirdi.Un homicide condamné à mort pouvait, à la suite d'une demande de la femme de la victime, devenir son esclave.
16 Aralık 1997'deki mahkeme kararı bu altı kişinin, ölüme sebebiyet suçlamasından, beraatine hükmetti.Le verdict est rendu le 16 décembre 1997, innocentant les six accusés des charges d'homicide.
Resmini çizdiği kişinin hareket etmesini sevmez.Celui n'aime pas trop la direction que prend son plan.
Dünyanın diğer ucundaki bir kişinin bilgilerinden faydalanılabilir.La présence d'une personne à sa droite peut être devinée.
1953 - İki milyondan fazla kişinin öldüğü Kore Savaşı sona erdi.La guerre de Corée a lieu de 1950 à 1953 et fait 3 millions de morts.
Gaga ise kışın siyahtır.Le bec est noir en hiver.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Naissance de son premier fils.
Bu amaçla MÖ 499 kışında Yunanistan'a giderek müttefik bulmaya çalıştı.Aristagoras part donc à l'hiver 499 en Grèce continentale pour solliciter une aide militaire.
Kışın kalınan Köy demektir.Le village en hiver.
Kavad sonra 502-503 sonbahar ve kışında Amida kalesini kuşattı.Il assiège ensuite la ville-forteresse d'Amida au cours de l'automne puis de l'hiver 502-503.
İnanan kişinin Tanrı’ya bir niyazı, yalvarması ve duasıdır.Or ce qui fait en premier le prêtre, c'est la prière et l'adoration ».
Mutluluk kişinin acı, ıstırap, sefalet ve elemden kurtulmuş olduğu durumdur.Lui seul peut éliminer le mal, la souffrance et la mort.
3 kişinin ölümüne neden olmuştur.Elle cause 3 morts.
Köylüler kışın hayvanlarını burada kışlatmaktadırlar.Les éleveurs rentrent leurs animaux à l'écurie pendant l'hiver.
Ayakkabı bile bir kişinin toplumsal konumunun göstergesiydi.Les atours vestimentaires sont une indication visible de la position d'un individu au sein de la société.
Birkaç kişinin üzüm bağları var.De nombreux propriétaires détiennent quelques parcelles de vigne.
Bu mahkemeler 590 kişinin infaz edilmesine karar vermişti.594 personnes ont été ainsi exécutées par décision de justice.
Garnett; 2008 All-Star maçında 2,399,148 kişinin oyu ile birinci seçildi.Garnett reçoit 2 399 148 voix lors du vote du public pour désigner les titulaires du NBA All-Star Game 2008.
1942-1943 kışında, Kızıl Ordu Stalingrad Savaşı'nı kesin bir biçimde kazanmıştı.À l'hiver 1942–1943, la 6e armée allemande est battue à la bataille de Stalingrad.
Alıntı yapılan kişinin (uzman, halk tarafından saygı duyulan bir kişi vb.) şöhreti sömürülür.La réputation (ou le rôle : expert, figure publique respectée, etc.) de l'individu est aussi exploitée.
Diyet kişinin yaşamı boyunca devam eder.La maladie progresse tout au long de la vie de l’individu.
Bununla birlikte 200,000-300,000 kişinin anadilidir .Cela concernerait en effet entre 200 000 et 300 000 salariés.
Alet, uygulandığı kişinin kişiliklerini ayırmaktadır.Ils étaient représentatifs du statut de la personne qui les portent.
1941-1942 kışında, Wehrmacht Doğu Cephesi'nde bir çıkmazın içine düşmüştür.À l'hiver 1941-1942, sa division est envoyée sur le Front de l'Est.
7 kişinin hayatını kaybetti.Sept personnes perdent la vie.
2012 yılı itibarı ile 3,400 kişinin çalıştığı şirket 960 milyon CHF gelir elde etmiştir.En 2012, l'entreprise emploie 3 400 personnes générant un revenu de 960 millions de francs suisses.
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Les oiseaux nordiques se déplacent vers le sud en hiver.
Kışın en soğuk aylar ocak ve şubattır.Les mois les plus froids sont janvier et février.
Zihinsel imge, dış dünyanın kişinin zihnindeki temsilidir.L’empathie est la capacité de comprendre le monde intérieur de l’autre.
Ayrıca kısaca günah işleyen kişinin kâfir olduğu iddiasının reddini içeren bir bölümü de barındırır.Mise à l'écart du croyant qui a péché.
Bu ise o zamanki ağır durumda çok kişinin arzusu idi.Le nombre de personnes concernées était à l'époque très modeste.
Genellikle bir kişinin rahatça namaz kılabileceği büyüklüktedir.C’est jusqu’où un homme peut s’humilier.
Roma'dan sıkılınca 1907 kışında tekrar Trieste'ye döndü.Mais il n'aime pas la vie à Rome et retourne à Trieste au début de l'année 1907.
1988 - Cezaevlerinde yaklaşık bin kişinin bir süredir açlık grevi yaptığı açıklandı.En 1989, plus de 300 détenus organisent une grève de la faim.
Ona göre kişinin en büyük düşmanı, yine kendisidir.Et elle devra affronter son plus grand ennemi : elle-même.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.Elle serait responsable de la mort d'environ 700 personnes.
Kişisel hak: Her kişinin yaşama hakkı vardır.Droit à la vie Toute personne a droit au respect de sa vie.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.En effet, la venue d'un héritier tarde.
Bu kuş kışın çok bulunur.Cet oiseau est plutôt muet en hiver.
Türk kaynakları ise Manisa kasabasında 4.355 kişinin öldüğünü iddia ediyor.Les autorités turques affirment que 4 355 personnes sont mortes lors de cet évènement.
Bu kişinin "aklı yerinde olmayan" biri olduğu ve 1419'da öldüğünde bir "dilenci" olduğu belirtildi.Il est décrit comme un mendiant au moment de sa mort en 1419.
2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre yaklaşık 39,500 kişinin bu dili konuştuğu belirtilmiştir.En 2010, on estime que près de 400 000 personnes dans le monde parlent cette langue.
Bazı durumlarda, bir kişinin sonismi ebeveyninin ilk ismi yerine orta isminden türetilir.Dans quelques cas, le nom de l'enfant dérive du second prénom du parent au lieu du premier.