kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yedi yaşındayken milyonlarca kişinin ölümüne sebep olacak bir enerji dalgasını engellemeyi başardı.So können sie eine Atomkatastrophe verhindern, die bis zu 75 Millionen Menschen getötet hätte.
Kişinin kendi acılarıdır.Nur das Leiden der Personen selbst.
Bu kişinin (hakemin) verdiği kararlara ve puanlamaya hiç kimse itirazda bulunmaz.Weder ein Zeuge noch irgendwelche Spuren, die auf den oder die Täter hindeuteten, konnten gefunden werden.
Kim bilir kaç kişinin imzası vardır?Weißt du, wie viel Sterne stehen?
14 kişinin öldüğü kazada başbakana herhangi bir şey olmadı.Bei ersterem kamen 14 Menschen um.
Bu dönemde 10.000'den fazla kişinin göç ettiği tahmin ediliyor.Mehr als 10.000 Menschen sollen damals anwesend gewesen sein.
19. yüzyılda birkaç kişinin yaşadığı kasabanın nüfusu 1900 yılında tekrar yükselmiş ve 1810 kişiye ulaşmıştır.Ihre Zahl stieg im 19. Jahrhundert auf 171 Personen an, nahm dann aber wieder ab.
Selçuklular döneminde ahilik teşkilatından bir kişinin mezarıda köyde bir camide bulunmaktadır.In der ersten Szene findet die Polizei in der Nähe eines Lagerhauses die Leiche eines Mannes.
285 yolcu taşıyan uçakta 110 kişinin ölmüyle sonuçlanmıştır.110 der 285 Menschen an Bord kamen ums Leben.
Bu gemilerle, bir seferde 330 kişinin ulaşımı sağlanabilecek.Die Seilbahn konnte 430 Personen pro Stunde befördern.
Aşağıdaki tablo nüfusu 20.000 kişinin üzerindeki şehirlerin listesidir.Die folgende Tabelle enthält die Städte mit mehr als 20.000 Einwohnern.
Kışın 2500 metrenin altına, düşük seviyeye çekilir.Im Winter zieht er in tiefere Lagen um 2500 Meter.
Koruma: Geceyken korumak istediğiniz kişinin evine gidin.Tritt her und laß sie schwirren, bald ist es Schlafenszeit.
Bu taşın üstünde genellikle namazgâhı yaptıran kişinin ismi ve ayetler yazılır.Darin wird der Name Witken und auch Withken geschrieben.
Kişinin hayatta oluşunun göstergesi.Die existentielle Motivation der Person.
Dama, iki kişinin karşı karşıya oynadığı bir masa oyunudur.Die Serie handelt von zwei Männern, die um dieselbe Frau konkurrieren.
Ancak kışın gelmesiyle kuşatma kaldırıldı.Während des Winters wurde er jedoch unterbrochen.
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.So braucht der Schuldner keinerlei Gründe anzugeben.
Kızıl Ordu'nun 1941 - 1942 kışındaki bu karşı taarruzları çok büyük kayıplara yol açmıştı.Im Winter 1941/1942 gab es aus diesen Gründen viele Todesfälle.
Çete halinde takipçilik Psikolojik bir taciz olup mağdur kişinin hayatının tamamen mahvolmasına neden olur."Der Schatten ist ein moralisches Problem, welches das Ganze der Ichpersönlichkeit herausfordert, ...
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Ishii ließ die verbleibenden 150 Gefangenen umbringen, um die Experimente zu verschleiern.
Ancak ovanın dezavantajı ise, kışın vadi melteminin soğuk esmesine sebep oluşudur.Eine weitere Ursache der Dämpfigkeit ist das falsche Eindecken des Pferdes im Winter.
Bunun için para küçük miktarlarda çok sayıda kişinin hesabına yatırılır.Darum zieht er mit vielen Tricks den Leuten das Geld aus der Tasche.
Patlama sonucunda yangın çıkan binada 5'i ağır olmak üzere 20'den fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.Zur Brandzeit hielten sich über 20 Personen im Gebäude auf.
Barajın yapılması 500 kişinin bölgeyi terketmesine ve yine 1300 kişinin zararlar görmesine neden oldu.500 Personen mussten das Gebiet verlassen, weitere 1300 wurden sonst in Mitleidenschaft gezogen.
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.Im 19. Jahrhundert fanden Archäologen in der Kammer die Skelette von mehreren hundert Menschen.
Orduda 1916 kışında büyük bir yeniden yapılanma oldu.Eine umfassende Erneuerung des Gebäudes erfolgte 1916.
Aydınlığa giden yola, kişinin gücü ve motivasyonuyla çıkılır.Der Weg zur Erleuchtung muss letztlich aus eigener Kraft und Motivation beschritten werden.
Anketi yapan kişinin ırkı da seçmenlerin yanıtları üzerinde zaman zaman etkili olmaktadır.Die Hautfarbe des Fragestellers könne die Antwort des Wählers beeinflussen.
Bu eylem beş kişinin ölümü ile sonuçlandı.Das Unwetter verursachte den Tod von fünf Personen.
Kazada uçaktaki üçü mürettebat on bir kişinin tamamı hayatını kaybetti.Das Flugzeug explodierte noch in der Luft, wobei drei von zehn Besatzungsmitgliedern ums Leben kamen.
Deprem 1451 kişinin hayatına mal olmuştur.Die Passagierkapazität betrug 1450 Personen.
Böylece iki okul da aynı kişinin idaresine girdi.Sie gingen beide in die gleiche Schulklasse.
Bu yüzden kanundan kaçan birçok kişinin saklandığı bölge haline gelmiştir.Er ist ein Beispiel für viele Flüchtlinge, die sich hier niederließen.
Kişinin mesleği değil statüsü önemliydi.Für ihn sind jedoch nicht der Stand, sondern die persönlichen Qualitäten eines Menschen wichtig.
Ayaklanmada en az 100 kişinin hayatını kaybetti, 300'den fazla kişi yaralandı.Der Aufstand forderte insgesamt mindestens 100 Todesopfer und mehr als 300 Verwundete.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.Beide können so Blicke in die Welt des jeweils anderen werfen.
Köy adını, köye ilk yerleşen ve mahallenin kurucusu olarak kabul edilen kişinin soyadından almıştır.Eine Person dieses Namens ist als Gründer der Siedlung anzunehmen.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.So ist in der Tat Sariputta derjenige, von dem man zu recht dies sagen sollte...
Bununla birlikte 200,000-300,000 kişinin anadilidir .Man geht dabei von aktuell zwischen 200.000 und 300.000 Individuen aus.
Tarihi bilinmeyen bir türbesi vardır, orada yatan kişinin kim olduğu da bilinmemektedir.Darin sitzt eine Person, bei der unklar ist, um wen es sich handelt.
Yalnızca o kişiye dönüşmekle de kalmıyor, o kişinin anılarına ve düşüncelerine de ulaşabiliyor.Sie erhält nicht nur ihr Aussehen, sondern auch all ihre Erinnerungen und Gefühle.
Aranan kişinin kendisinin olduğunu ve bütün şehrin kapatılmasının sebebinin o olduğunu söyledi.Sie sei diejenige, nach der „schon seit Tagen“ gesucht werde und weswegen die ganze Stadt abgesperrt sei.
Ebe birini bulduğunda (gördüğünde) o kişinin adını yüksek sesle söyler ve o kişi ebelenmiş olur.Als sie ihm dies offenbart und ihn an sein Heiratsversprechen erinnert, wird sie von ihm zurückgewiesen.
Oğuz adlı kişinin de aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider.Gerade weil sie ihr Kind liebt, ist die Situation zunehmend unerträglich für sie.
Bu kişinin bilgili eğitimli ya da zeki olması pek de önemli unsurlar değildir.Es ist nicht wichtig, der Intelligenteste oder Mächtigste zu sein.
MCLOS sistemi büyük çoğunlukla sistemi kullanan kişinin becerisine ihtiyaç duymaktadır.In den häufigsten Fällen ist Multivac ein von der Regierung betriebener Computer.
Muhtemelen kişinin kolları çıkar.Es wird der menschliche Arm genommen.
İdil, kışın üç ayında donar.Monographien drei Tage im Winter.
Şarkı sözlerinin çoğunluğu depresyon ve kişinin iç çatışmaları ile ilgilidir.Die meisten Lieder behandeln das Thema der Geschwindigkeit der menschlichen Entwicklung.
Uçakta bulunan 47 kişinin tamamı hayatını kaybetmiştir. ^ Pakistan'da yolcu uçağı düştü - CNN Türk71 Menschen an Bord: Flugzeug bei Moskau offenbar abgestürzt.
Kışın yaklaşık 60 sakini vardır, bu sayı yazın 120'ye kadar yükselebilir.Es können 30 Personen überwintern, im Sommer kann sie 120 Personen aufnehmen.
İçeriğinde kişinin kendi ve diğer insanların hayatı vardır.Denk daran, dass dein Leben auch anderen gehört.
Kışın, çoğunlukla baştankara sürüleriyle bulunurlar.Im Winter fahren sie überwiegend mit Schneeräumzügen.
Yönetim ve karar verme yetkisi tek bir kişinin elindeydi.Die Entscheidung und Aburteilung liegt in den Händen eines einzelnen Richters.
Baron bu iki kişinin söylediklerine pek inanmaz.Die deutsche Öffentlichkeit nahm diese beiden Schiffe jedoch kaum wahr.
Yaklaşık 3.500 kişinin öldüğü sanılmaktadır.Dabei kommen etwa 3.500 Menschen ums Leben.
Saçını taramaya ihtiyacı olmayan kişinin saçları yoktur.Celui qui n'a pas de cheveux n'a pas besoin de peigne.
Bu kişinin ismini artık hatırlamıyorum.Je ne me rappelle plus le nom de cette personne.
Filippikos, 585-586 kışını Konstantinopolis'te geçirdi ve baharda karagahı Amida'ya döndü.Philippicos passa l'hiver 585-586 à Constantinople et regagna son quartier général à Amida au printemps.