Ana içeriğe geç
Sözlük

küt ile cümle

küt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Göz, tropikal siklonların merkezinde bulunan hareketsiz hava kütlesine verilen ad.L'œil est une région de temps calme au centre de cyclones tropicaux violents.
"Paylaşımlı kütüphaneler şeytan buluşudur.Pour les articles homonymes, voir Les Diablesses.
Hafif nötrinolar yeterli kütleye sahip olmadıklarından kayıp karanlık madde ile açıklanamazlar.Les neutrinos légers ne peuvent pas expliquer la matière noire, faute d'une masse suffisante.
Ortak bir kütle merkezi etrafındaki yörünge süresi 5,732436 gündür.La période orbitale de l'orbite retenue est de 372,5 jours.
Kütüphanenin şu anki binası ise 1926 yılında tamamlanmıştır. ^Le bâtiment actuel abrite la bibliothèque depuis 1926.
Bu nedenle kütle merkezinin de belirlenmesi gerekir.Il faut aussi séparer le mécanicien du public.
Güneş'in kütlesinin sadece yaklaşık %78'i olmasına karşın Güneş'e oldukça benzemektedir.Sa taille est d'environ 78 % de celle du Soleil.
Kütle ile enerji arasındaki eşitlik, E = mc2 ile ifade edilir.Elles sont alors transformées en énergie, suivant l'équation E=mc2.
Yüksek kütle ve enerjili parçacıklar saçtırma oranını artırırlar.La Boule Énergie augmente les dégâts que vous infligez.
2005'te Zamoyski Kütüphanesi ilk monografik sergisinin müdürüydü.En 2005 il organise la première exposition monographique consacrée à la Bibliothèque Zamoyski.
Isı sığası kütle ile öz ısının çarpımı anlamına gelir ve formülü M=mc'dir.La chaleur rejetée par le module est Q c = S m .
Cadde ve kütüphanelere ismi verildi.Le parc et la bibliothèque portent son nom.
Kullanıcı arayüzünde wxWidgets kütüphaneleri kullanılmıştır.Il utilise la bibliothèque graphique libre wxWidgets.
Yıldırım Bayezid'in Kütahya valiliği zamanında onun hizmetinde olup zeamet erbabından idi.Il descendait aux provisions à Uriage, quel que soit le temps, avec son âne.
İlçede ilk defa kütüphane teşkilatı 1963 yılında kurulmuştur.En 1761 l’édifice religieux est reconstruit pour la troisième fois.
Daha hafif su kütleleri daha yoğun olanlar üzerinde yüzer.Puis ils plongent dans l'eau et se laissent porter par les flots un peu plus bas.
Bu kütüphanenin günümüzde kendi adıyla anıldığı bildirilmektedir..Aujourd'hui, ses livres sont publiés sous son vrai nom.
Aynı gece grup bir kütüphaneye sığınır.Le groupe trouve refuge dans une bibliothèque pour la nuit.
Bulabidiği bütün kitapları satın almış ve zengin bir kütüphane oluşturmuştur.C'est sans doute là-bas qu'il prend goût pour les livres enluminés et se constitue une riche bibliothèque.
Ritüelin sonunda da bir meşe kütüğü ateşe verilir.Et à la fin du carnaval on brûle toujours les scarli.
Ayrıca bir açık kütüphane, bir kadın kültür merkezi ve bir poliklinik kurmuştur.Il a ouvert plusieurs bibliothèques publiques, un centre culturel pour les femmes et une clinique médicale.
Hız arttıkça kütlesi de arttığı için ivmelendirilmesi zorlaşmaktadır.La vitesse est d'autant plus grande que l'inclinaison est prononcée.
Bu geçiş esnasında gezegen çap ve kütlesinin Neptün gezegeniyle oldukça benzer oldukları tespit edilmiştir.Cela permet de déterminer le rayon de la planète, très proches de celui de Neptune.
Daha eğimli pozisyonlar, kütlenin daha yüksek olduğuna işaret eder.Mais qui dit sol plus dur, dit également rebond plus haut.
Kütüphane binası 19. yüzyıldan kalma tarihi bir okul binasıdır.Le bâtiment de la mairie-école qui date du XIXe siècle.
El yazması Vatikan Kütüphanesinde bulunmaktadır.Il les fit mettre dans la bibliothèque du Vatican.
Aynı zamanda Kütahya Merkez Köyü olup Tavşanlı İlçesi ile sınırdır.Il semble aussi être le seul à être conscient de l'attachement de Lapin pour Renarde.
Walter uyandığında kendini bir kütüphanede bulur.Amy s'éveille dans une salle blanche.
En büyük ölçeklerde artık kütle çekimine bağımlı cisimler yoktur.Par contre, on n'a plus indépendance par rapport à la masse du corps mobile.
1925-1992 yılları arasında V. I. Lenin SSCB Devlet Kütüphanesi adıyla anılmıştır.De 1925 à 1991, elle fut appelée Bibliothèque d'État V.I. Lénine d'URSS et en 1992 elle reçut son nom actuel.
Kafeteryadan sonra kütüphaneye giderler.Caissons de la bibliothèque.
Ağustos ayına kadar üzerinde buz kütleleri bulunur.Dès la fin novembre apparaissent des agrégats de glaces.
Kütlesi, yaşı ve evrimsel durumu açısından ise Güneş'e çok benzerdir.Cependant, en termes de masse, âge et état d'évolution, cette étoile est très similaire au Soleil.
Gürcü ordusu tarafından pek çok yapı, Ulusal Kütüphane ve Devlet arşivleri yakıldı.Une grande partie des archives nationales et de la bibliothèque royale fut détruite.
Bunun üzerindeki birinci kat bütünüyle kütüphaneye ayrılmıştır.Dans un premier temps, l'ensemble du fonds est stocké à la bibliothèque.
Ama kütle ve ağırlık birbirinden farklı kavramlardır.Et pourtant le corps et l'esprit exercent une influence l'un sur l'autre.
1943'te Oxford Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, çeşitli üniversitelerde kütüphaneci olarak görev yaptı.Après la fin de ses études à Oxford en 1943, Larkin gagna sa vie comme bibliothécaire.
Yüksüz (nötr) ve sıfır veya çok küçük kütleye sahiptirler.Il est divisé en grand schème (mégaloschemos) et petit schème.
Kütüphanede gerekli tüm arşivlere rahatlıkla erişebiliyordu.Il permet d'accéder gratuitement à la description de l'ensemble des objets contenus dans la bibliothèque.
Kütüb-i sitteStoll Stol
İlçede bir spor kulübü, bir halk kütüphanesi ve bir halk eğitim merkezi bulunmaktadır.Par ailleurs, un théâtre, une bibliothèque et un centre de sport pour la population ont vu le jour.
Bir cismin eylemsizlik kütlesi, o cismin ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir.Le livre se veut un guide de survie pour faire face aux symptômes de la ménopause.
Johanna bazı aylar Londra'da kalarak British Museum'un kütüphanesinde çalıştı.Elle passe quelques mois ensuite comme bibliothécaire au British Museum de Londres.
Karagay'da ilkokul, kütüphane bulunmaktadır.Il y a une bibliothèque publique à Caraquet.
Ayrıca kütüphaneler kullanım açısından halka açık yerler değildi.Ce n’est que rarement que ces bibliothèques étaient ouvertes au public.
Münşeat’ın değişik hacimlerdeki el yazma nüshaları çeşitli kütüphanelerde mevcuttur.Des copies manuscrites de ces chroniques existent dans plusieurs bibliothèques.
Los Angeles Halk Kütüphanesi Los Angeles Kütüphane VakfıPortail de Los Angeles Portail des universités américaines
1831, Kütahya) Kâdirî Tarikatı şeyhi.(1831) Alnus ×suginoi Sugim.
Bu sayının o döneme ait İzmit Halkevi Kütüphanesi’nin sayılarının yanında düşük olduğu görülmektedir.Ce petit nombre s'explique, par le motif que les volumes existent depuis longtemps dans la bibliothèque.
18 Nisan 2010 seçimlerinde seçmen kütüğünde 147 kişi kayıtlıydı.Il obtint 104 voix sur 174 lors de son élection.
Kitap okumayı çok sever (Uykuda adlı bölümde rüyasında kütüphanededir.).Elle déborde de compassion, adore les livres (elle veut devenir bibliothécaire).
Topladığı 50 bin eseri 1961 yılında Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi'ne bağışladı.Son importante collection de 1500 lettres a été léguée en 1961 à la bibliothèque de l'Arsenal.
Standart modelde nötrinolar tamamen sıfır kütleye sahiptir.Dans le modèle standard, les neutrinos ont une masse exactement nulle.
Ancak gemisi bir buz kütlesine çarparak battı.Mais le bateau est pris dans les glaces.
Yarın bu zaman kütüphanede çalışıyor olacağım.Mañana a esta hora estaré estudiando en la biblioteca.
Kütüphane sağda.La biblioteca está a la derecha.
Üniversite kütüphanesi şimdi açık mı?¿Está abierta ahora la biblioteca de la universidad?
Kütüphanede kitap okuyan kimse yok.No hay nadie leyendo en la biblioteca.
Okul kütüphanemizin bir sürü kitabı var.La biblioteca de nuestra escuela tiene muchos libros.
Kütüphanenin birçok kitabı var.La biblioteca tiene muchos libros.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod