küt ile cümle

küt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Vatikan Kütüphanesi dünyadaki en eski kütüphanelerden biridir.The Vatican Library is one of the oldest libraries in the world.
Kongre kütüphanesi dünyanın en büyük kütüphanelerinden biridir.The Library of Congress is one of the world's largest libraries.
İngiliz Kütüphanesi dünyanın en büyük kütüphanelerinden biridir.The British Library is one of the world's largest libraries.
Kongre kütüphanesi bir Youtube kanalına sahiptir.The Library of Congress has a Youtube channel.
Sevgililer günü dünyanın her tarafında kutlanmaktadır.Valentine's Day is celebrated all around the world.
Tom yaralı yarasayı karton kutu içinde evine geri taşıdı.Tom carried the injured bat back to his house in a cardboard box.
Kütüphaneyi şimdi ziyaret etsek iyi olur.We'd better visit the library now.
Tom ve Mary Pazartesi günü otuzuncu evlilik yıldönümlerini kutlayacaklar.Tom and Mary will be celebrating their thirtieth wedding anniversary on Monday.
Bulut gökyüzündeki bir buhar kütlesidir.A cloud is a mass of vapor in the sky.
Atuqtuaq balina yağını tahta kutuya koydu.Atuqtuaq put the blubber into the wooden box.
Doğum günü sabahleyin kutlanmak zorunda.The birthday has to be celebrated in the morning.
Siyah kutu aslında siyah değil.The black box is not actually black.
Biz birlikte kutlamalıyız.We should celebrate together.
Paskalya her zaman bir pazar günü kutlanacak.Easter will always be celebrated on a Sunday.
Paskalya İsa Mesih'in dirilişini kutlayan önemli bir Hıristiyan bayramıdır.Easter is an important Christian holiday celebrating the resurrection of Jesus Christ.
Kutsal hafta Paskalyadan tam bir hafta öncedir.Holy Week is the week just before Easter.
Mary halk kütüphanesinde bir yarı zamanlı bir iş aldı.Mary took a part-time job at the public library.
Tüm hafta sonunu kütüphanede çalışarak geçirdim.I spent the entire weekend in the library studying.
O kutu bunun hepsini koymak için çok küçük.That box is too small to put all of this in.
Kutlama yapan insanların çoğu turistler.Most of the people celebrating are tourists.
Mary bir kütüphaneci.Mary is a librarian.
Galaksimizin merkezinde kütleli bir kara delik var.There's a supermassive black hole at the center of our galaxy.
Tom'un kütüphane kartının süresi dolmuş.Tom's library card is expired.
Mary kütüphaneden ödünç aldığı kitabı iade etti.Mary returned the book that she had borrowed from the library.
Doğum günüm için bir müzik kutusu aldım.For my birthday I got a music box.
Sen ev ödevini yapmak yerine aptal müzik kutusunu tekrar izliyorsun!You're watching the idiot box again instead of doing your homework!
Kutuyu açmamı ister misin?Do you want me to open the box?
Babam posta kutusunu kırmızı boyadı.My father painted the letterbox red.
Siz kutlamaya katılacak mısınız?Will you be participating in the celebration?
Bu kutlama ülkemizin kültürünün esas parçasıdır.This celebration is an intrinsic part of the culture of our country.
O kutu bundan daha iyidir.That box is better than this one.
O yeni yıl arifesini tek başına kutladı.He celebrated New Year's Eve alone.
Ben meslektaşlarım için bir hediye olarak işe giderken bir kutu çikolata aldım.I bought a box of chocolates on the way to work as a gift for my colleagues.
Roket patlama kutlamaları açar.The rocket blast opens the celebrations.
Bu yer kutsaldır.This place is sacred.
En son ne zaman kütüphaneden ödünç kitap aldın?When was it you last borrowed books from the library?
Kutsal Cumadan sonra Paskalya gelir.After Good Friday comes Easter.
Ben Ocak ayından beri kütüphanede çalışıyorum.I've been working at the library since January.
Tom çift kutuplu.Tom is bipolar.
Bu kutudaki her şeyi istiyorum.I want every single thing in this box.
Bana kütüphaneye nasıl gideceğimi söyleyebilir misin?Can you tell me how to get to the library?
Annesi özel bir okulda bir kütüphaneci olarak çalışmaktadır.His mother works as a librarian at a private school.
Benim kitabım tüm mühendisler için kutsal kitap oldu.My book became the Holy writ for all those engineers.
Beluga balinalarının tek doğal düşmanı kutup ayılarıdır.The only natural enemies of beluga whales are polar bears.
Tom bir kütüğe oturdu.Tom sat down on a log.
Sonunda kutuyu açtım.I finally opened up the box.
Juno Jüpiter'in kutuplarında ilk yakın bakışı sağlayacak.Juno will provide the first close look at Jupiter's poles.
Bu kutuda ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what's in this box.
Kutunun üzerindeki etiket, içerikle eşleşmiyor.The label on the box doesn't match the contents.
Kutu, içerikle eşleşmiyor.The box doesn't match the contents.
Kütüphanede gizli bir geçit buldum.I found a secret passage in the library.
Kütüphaneler bizim en değerli kaynaklarımızdan biridir.Libraries are one of our most valuable resources.
Troposfer tüm atmosfer kütlesinin dörtte üçünü içerir.The troposphere contains three-quarters of the mass of the entire atmosphere.
Güney Kutbu, Kuzey Kutbu'ndan çok daha soğuktur.The South Pole is a lot colder than the North Pole.
Bilim adamları Kuzey kutup bölgesindeki koşulları yakın bir gözlemde tutuyor.Scientists are keeping a close watch on conditions in the Arctic.
Kutuda bir parça kağıt olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if there was a piece of paper in the box.
Sanırım kutuda bir parça kağıt vardı.I think there was a piece of paper in the box.
Kutuda bir şey olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if there was anything in the box or not.
Belki kutuda bir şey yoktu.Maybe there wasn't anything in the box.
Kutuda bir şey olabilirdi.There might have been something in the box.

İlgili Sayfalar