kütüphanede ile cümle
kütüphanede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Onu gördüğümde kütüphanede oturuyordu.Il était assis dans la bibliothèque quand je l'ai vu.
Bu kütüphanede çok sayıda kitap var.Dans cette bibliothèque, il y a beaucoup de livres.
Kütüphanede beraber çalışabilir miyiz?Pouvons-nous étudier ensemble à la bibliothèque ?
Bu kütüphanede kaç tane kitap var?Combien de livres y a-t-il dans cette bibliothèque ?
Tom kütüphanede seninle tanışmak istedi.Tom voulait te rencontrer à la bibliothèque.
Düğüm, Donna'nın kütüphaneden ayrıldığını ve kurtarıldığını (saklandığını) söyler.Celui-ci explique que Donna a quitté la bibliothèque et a été sauvée.
Kütüphanede 100.000'den fazla basılmış kitap bulunmaktadır ve bunun 60.000'i 1851 yılından öncesine aittir.La bibliothèque contient plus de 100 000 livres imprimés, dont 60 000 ont été publiés avant 1851.
Kütüphanede yaklaşık 6.5 milyon el yazması ve bir milyona yakın nadir kitap örnekleri bulunuyor.La bibliothèque comporte quelque 6,5 millions de manuscrits et plus d'un million de livres rares.
New York'ta değişik diller üzerine hizmet eden bir kütüphanede çalıştı ve emekli oldu.Ayant étudié différentes langues à New York, il a travaillé dans une bibliothèque et avec les retraités.
Kütüphanede bulun WorldCat'den.Une partie de sa bibliographie sur Worldcat.
Wick'in 1588'de ölümünden sonra, çalışmaları (kâğıtlar) Grossmünster manastırındaki kütüphanede toplandı.Les documents de Wick ont été réunis dans la librairie du monastère de Grossmünster après sa mort en 1588.
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.Il fait tout pour essayer de sauver les gens présents dans la bibliothèque.
Kütüphanede 4 milyon 513 bin tane, başta kitap olmak üzere, basılı ürün bulunmaktadır.Dans le fonds de la bibliothèque sont stockés 4 513 000 publications et pièces.
Bir süre de kütüphanede çalışmıştır.Il y travaille à la bibliothèque.
Walter uyandığında kendini bir kütüphanede bulur.Amy s'éveille dans une salle blanche.
Kütüphanede gerekli tüm arşivlere rahatlıkla erişebiliyordu.Il permet d'accéder gratuitement à la description de l'ensemble des objets contenus dans la bibliothèque.
Kitap okumayı çok sever (Uykuda adlı bölümde rüyasında kütüphanededir.).Elle déborde de compassion, adore les livres (elle veut devenir bibliothécaire).
Yarın bu zaman kütüphanede çalışıyor olacağım.Mañana a esta hora estaré estudiando en la biblioteca.
Kütüphanede kitap okuyan kimse yok.No hay nadie leyendo en la biblioteca.
Yarın seni kütüphanede göreceğim.Te veré mañana en la biblioteca.
Tom hâlâ kütüphanede olmalı.Tom todavía debería estar en la biblioteca.
Tom hafta sonu boyunca okumak için kütüphaneden bazı kitaplar ödünç aldı.Tom cogió prestados algunos libros de la biblioteca para leer durante el fin de semana.
Hiç kütüphanede çalışır mısın?¿Estudias alguna vez en la biblioteca?
Kütüphanede fısıltıyla konuşmalısınız.En la biblioteca hay que hablar susurrando.
Kütüphanede çalışıyorum.Estoy estudiando en la biblioteca.
Bir kütüphanedeyiz.Estamos en una biblioteca.
Bir kütüphanede sessiz olmalısın.Deberías estar en silencio en una biblioteca.
Onu gördüğümde kütüphanede oturuyordu.Cuando le vi, estaba sentado en la biblioteca.
Bilgisayar kütüphanededir.El ordenador está en la biblioteca.
Kütüphanede birçok kitap var.Hay muchos libros en la biblioteca.
Dün gece kütüphanede arkadaşıma rastladım.Anoche encontré a mi amigo en la biblioteca.
Kütüphanede bir sürü Fransızca kitaplar var.Hay muchos libros en francés en la biblioteca.
Kütüphanedeki bazı kitaplar birer hazinedir.Algunos libros de la biblioteca son tesoros.
Tom ve Mary kütüphanede.Tom y María están en la biblioteca.
Tüm hafta sonunu kütüphanede çalışarak geçirdim.Pasé el fin de semana entero estudiando en la biblioteca.
Kütüphanede çok kitap var.En la biblioteca hay muchos libros.
Kütüphanede bir sürü kitap var.En la biblioteca hay muchos libros.
Tolkien el yazmalarının çoğu bugün kütüphanede bulunmaktadır.Muchos de los manuscritos de Tolkien están ahora en la Biblioteca.
2001 yılından bu tarihe kadar elektronik kütüphaneden indirilen makale sayısı dört milyonu aştı.El número de documentos descargados desde una biblioteca electrónica desde el 2001 asciende a casi 4 millones.
Düğüm, Donna'nın kütüphaneden ayrıldığını ve kurtarıldığını (saklandığını) söyler.El nodo les dice que "Donna Noble ha dejado la biblioteca y que se ha salvado".
Ama kütüphanede ya da bir müzede çalışamayacağından çok emindi.Pero a su vuelta no logró trabajo en ninguna universidad ni museo.
Kütüphanede 20 milyonun üzerinde kitap bulunmaktadır.En las colecciones de la biblioteca existen más de 20 millones de artículos.
Kütüphanede bulun WorldCat'den.Ficha bibliográfica en WorldCat.
Wick'in 1588'de ölümünden sonra, çalışmaları (kâğıtlar) Grossmünster manastırındaki kütüphanede toplandı.Los papeles de Wick se guardaron en la biblioteca del monasterio de Grossmünster tras su muerte en 1588.
Bir süre de kütüphanede çalışmıştır.Trabaja en una biblioteca.
1997 sayımına göre kütüphanede 4.700 bin cilt kitap bulunmaktadır.En 2004 la biblioteca estaba todavía abonada a 4.700 revistas.
Kütüphanede yaklaşık 6.5 milyon el yazması ve bir milyona yakın nadir kitap örnekleri bulunuyor.El sitio posee 6,5 millones de manuscritos y más de un millón de libros poco comunes.
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.La maestra les explicó que deberían ir a la biblioteca.
Boş zamanlarımda kütüphanede olurum.Se recopilan en bibliotecas.
Altı buçukta kütüphaneden ayrılacağım.Ho intenzione di lasciare la biblioteca alle sei e mezzo.
Tom çalışarak kütüphanede saatler harcar.Tom passa ore a studiare in biblioteca.
Tüm hafta sonunu kütüphanede çalışarak geçirdim.Ho passato il intero weekend studiando nella biblioteca.
Tom kütüphanede seninle tanışmak istedi.Tom voleva incontrarti in biblioteca.
Bir süre de kütüphanede çalışmıştır.Lavora presso una biblioteca.
Kütüphanede kitap ruloları, duvarlardaki nişlerde saklanıyordu.Alle pareti spiccano alcune librerie incastonate nei muri.
Kütüphanede birçok kitap var.В библиотеке есть много книг.
Onu gördüğümde kütüphanede oturuyordu.Он сидел в библиотеке, когда я его увидел.
Altı buçukta kütüphaneden ayrılacağım.Я собираюсь уйти из библиотеки в 6:30.
Ben bir haftalığına, kütüphanede bir kitap aldım.Я взял в библиотеке книгу на неделю.
Bu dönem boyunca New York'taki Mount Vernon yakınında umumi bir kütüphanede çalışmaya devam etti.В этот период она работала в публичной библиотеке в соседнем районе Маунт-Вернон.